Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
‘Cehennem Çukurunu kapatmadı, devlete kakalamaya çalışıyor’
‘Cehennem Çukurunu kapatmadı, devlete kakalamaya çalışıyor’
Çevrecilerin tepkilerine rağmen doğayı tahrip ederek faaliyet gösteren madenciler ve devlet yetkilileri, “Maden çıkarma faaliyeti tamamlandıktan sonra saha rehabilite edilerek doğal haline getirilecek” diyor. Nitekim, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu yönde yönetmeliği var. Fakat, Balıkesir’de yaşanan bir olgu, verilen sözlerin tutulmadığının göstergesi olarak göze çarpıyor. Havran’da yıllarca maden işleten Özdoğu Madencilik AŞ adlı şirket, faaliyetlerini tamamladıktan sonra sahayı rehabilite etmedi, zehirli atık havuzunu kapatmadı.
Gökmen ULU
Yaşam 19 Şubat 2020 - 13:45

Yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirket, cehennem çukurunu devlet kurumlarına ‘hediye’ etmeye çalışarak kurtulmaya çalışıyor. Orman Bakanlığı ile Havran Belediyesi teklifi reddetti. Şimdi gözler Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nde. Çevreciler de hukuk mücadelesinde…

Özdoğu A.Ş'ye ait Kuzey Ege Bakır ve Molibden İşletmeleri Tesisi, Balıkesir'in Havran ilçesindeki Tepeoba Köyü yakınında faaliyet gösterdi. Burası Edremit'in de sınırında yer alıyor. Şirket, 2007 yılında ruhsat alanını, 2008'de işletme ruhsatını, 2009'da ÇED Olumlu kararını, 2010'da işyeri açma ve çalıştırma ruhsatını aldı. 2010'da cevher çıkarma ve stoklama faaliyetine başladı. Zenginleştirme tesislerinin 2012'de tamamlanmasının ardından flotasyon yöntemi ile bakır ve molibden zenginleştirmesi yaptı.

1439 hektarlık alanda faaliyet gösteren maden işletmesinin 2014 yılında gerçekleştirilen açılış törenine dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız katıldı. İşe başlarken yöre halkının tepkilerini dindirmek için harekete geçen Özdoğu AŞ, çevre köylerde misafir konağı, okul tamiri, su deposu, yollara parke taşı döşeme, kültür evi yaptırdı, köylerden işçi alımı yaptı. Maden sahası ve ulaşım yolları açılması için Kumluca mevkiinde 40 bin çam ağacı kesildi. Maden sahası, henüz kazısı yapılmamış Thebe antik kentine kadar dayandı. Açık ocak sistemi uygulayan şirket, ürettiği tozun yarattığı sağlık ve çevre sorunları sebebi ile tepki gördü. Maden işletmesi, cevheri ayrıştırma işleminde kullanılan sülfürik asidin atık havuzlarında uzun süre açık havada kalmasının hem buharlaşma yoluyla, hem de sızmalar nedeniyle yarattığı tehlikelerle gündemden düşmedi. İki yıl üst üste madenin çevresindeki sırtlarda çıkan orman yangınlarında, söndürme helikopterlerinin Havran Barajı yerine, madenin ayrıştırma havuzundaki sülfürik asitli suyu alıp yangına müdahale etmesi de tepki toplayan olaylar arasında yer aldı.

İKİ YIL ÖNCE FAALİYETİNİ TAMAMLADI

2018 yılında çalışanlarını işten çıkararak faaliyetine son veren şirket, maden ocağını kaderine terk etti. 170 metre derinliğindeki ‘cehennem çukuru’ kapatılmadı. Bertaraf edilmeyen atık havuzunun içindeki sülfürik asit ve ağır metal içeren maddeler öylece bırakıldı. Zehirli maddeler buharlaşarak çevreye yayılırken, membranların yırtılıp yeraltına sızıp sızmadığı hakkında da devletin ilgili kurumları tahlil yapmadı.

“ZEHRİNİ BAŞIMIZA BIRAKIP GİTME”

Şirket 2012 yılının Şubat ayında faaliyete geçerken, “Hizmete alacağımız tesisimizin 13 yıllık proje süreci tamamlandıktan sonra çalışılan alanlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde rehabilite edilerek doğaya yeniden kazandırılacaktır” açıklaması yapmıştı. Şirket sözünde durmadı, ilgili bakanlıklar hiçbir denetleme yapmadı, adli makamlar yasanın gereği yerine getirilmediği halde hukuki işlem başlatmadı. Edremit Çevre Platformu Sözcüsü Kubilay Saygın, “Çevre Bakanlığı'na ve Orman Bakanlığı'na dilekçeler verdik. Gelen yanıtlarda ne yazık ki verilen bilgilerin birbiriyle çeliştiğini gördük. Adeta bir kaos var bu maden sahası hakkında.

Örneğin, ağaçlar kesildikten sonra ve maden çukuru kazılmadan önce sıyrılıp bir tarafta saklanması gereken ‘verimli orman toprağı' ortada yok. Bahsedilen topraklar çoktan atık ayrıştırma havuzu dolgusunda kullanılmış. Edremit Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduk. Bir de Balıkesir İdare Mahkemesi'nde dava açtık. Tek amacımız var; şirkete, ‘Bu zehirli sahayı başımıza bırakıp gitme, pisliğini temizle' diyoruz. Çünkü rehabilite edilmeden terk edilip bırakılan madenler, aradan 100 sene geçse bile, doğayı zehirlemeye devam ediyor. Halbuki, Körfez bölgesi bir zeytin diyarı ve turizm bölgesi. Her ikisinin de zehre tahammülü yok” dedi.

“ŞİRKET CEHENNEM ÇUKURUNU KAKALAMAYA ÇALIŞIYOR”

Hava, su ve toprağı korumak için çabaladıklarını belirten Saygın, şirketin yükümlülüklerini yerine getirmek yerine, açtığı cehennem çukurundan kurtulmak için sıra dışı girişimlerde bulunduğunu öne sürdü. Saygın, “Uyanık görünümlü bir mütecavizlik içerisinde olan şirket, maden çukurunu önce Orman İşletme Müdürlüğü'ne hediye etmeye kalkıştı. Bu girişimi sonuçsuz kaldı. Sonra, cehennem çukurunu Havran Belediyesi'ne çöp depolama alanı olarak kullanması teklifi ile hediye etmeye kalkıştı. Bu girişimi de son anda sonuca ulaşmadı. Şirket şimdi de geride bıraktığı bu ölüm çukurunu Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne hediye etmeye kalkışıyor.

Bu maden çukuruna, çevredeki tüm ilçelerin inşaat atıklarını, hafriyat çıktılarını ve eski vahşi çöp alanlarında yıllardır biriken binlerce ton çöp yığıntısının taşınarak depolanmasını öneriyor. Bu son öneri artık ‘Bu kadarı da olmaz' dedirten noktadır. Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi, Özdoğu Şirketi'nin kakalamak istediği cehennem çukuruna içine atlanacak bedava mezar olarak bakmamalı ve hediye teklifini reddetmelidir” diye konuştu. Saygın, “Maden şirketi zehirli tesisleri bir yerlere kakalamaya çalışmak yerine, yasal zorunlulukları ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmelidir. Şirket, zehirli atıkları bertaraf etmeli, açılan alanları kendisi doldurmalı, makul eğime getirmeli, daha önce koruması gereken orman toprağıyla yüzeyini düzeltmeli ve ağaçlandırılma yaptırmalıdır” ifadelerini kullandı. Saygın, Edremit Çevre Platformu ve yore halkının, hukuki ve demokratik mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğini kaydetti.

Son güncelleme: 13:59 - 19.02.2020