Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Çocuklar engelleri sanatla aşıyor
Çocuklar engelleri sanatla aşıyor
Türkiye Kas Hastalıkları Derneği'nin (KASDER) bu sene 3. kez düzenleyeceği "Engelsiz Bir Dünya İçin" resim yarışması, çocukların dünyasında engelli bireylerin yerini görmek amacıyla düzenleniyor. Dernek, bütün çocukları 10 Mart tarihinde sona erecek olan yarışmaya katılmalarını bekliyor ve onların sanatın gücünü kullanarak engelsiz ve özgür bir dünya yaratmalarını istiyor.
Yaşam 6 Mart 2018 - 14:44

Engelli bireylerin karşılaştıkları zorluklara kulak veren ve çare arayan Türkiye Kas Hastalıkları Derneği (KASDER), 1978’den bu yana çeşitli projeler üretiyor. Bu projelerinden biri de, 3. kez düzenlenecek olan “Engelsiz Bir Dünya İçin” resim yarışması… Yarışmanın ana amacının yetişkinlerin dünyasında genellikle yer bulamayan engellilerin, çocukların dünyasındaki yerini görmek ve değiştirmek olduğunu belirten Türkiye Kas Hastalıkları Derneği Kurucusu ve Başkanı Prof. Dr. Coşkun Özdemir yarışma hakkında detayları ve önemini anlattı;

“RESİM YARIŞMASINA TÜM ÇOCUKLARIMIZIN KATILIMINI BEKLİYORUZ”

Yarışma 10 Mart tarihine kadar devam edecek.

Yarışma 10 Mart tarihine kadar devam edecek.

“2017-2018 eğitim-öğretim döneminde gerçekleşecek yarışmada Yönetim Kurulumuz, resim yarışmasını gelenekselleştirerek Türkiye genelinde yapılmasına karar verdi. Akademililer Sanat Merkezi Ressamlarıyla beraber  yarışmaya hazırlanıyoruz. İlk, orta ve lise öğrencilerinin katılabileceği ödüllü resim yarışmasında birincilere bilgisayar, ikincilere fotoğraf makinesi, üçüncülere ise tablet ödülü verilecek. 10 Mart tarihinde sona erecek yarışmamıza tüm çocuklarımızın katılımını bekliyoruz.”

“GÖRÜLMEYENLERİ VE DUYULMAYANLARI ANLATIYORLAR”

“Engelsiz Bir Dünya İçin” (resim yarışması) projesinin ilk olarak dernek gönüllülerinden Nurhayat Gür'ün önerisiyle 2014-2015 Eğitim-Öğretim döneminde İstanbul genelinde başladığını belirten Prof. Dr. Coşkun Özdemir, bu yarışma sayesinde özellikle engellilerin yaşamına dokunmak istemeyen yetişkinleri, günlük yaşamın çözümsüz bıraktığı sorunları, engellilikle ilgili konuşulmayanları; görülmeyen ve duyulmayanları çocuklarımızın dünyasından bakarak görmek istediklerini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti; “İnsana, doğaya ve yaşama karşı duyarsızlaştırılmaya yüz tutan toplumumuzu çocuklarımızdan başlayarak engellilikle yüzleştirmek istedik. Gördük ki; çocuklarımız içtenlikle engellilerin ellerinden tutuyor ve paylaşıyor. Çocukların paylaşımlarına, samimiyetine tanık olmaksa ayrı bir mutluluk yaşatıyor bizlere.” dedi.

YÜREKLERDE ENGEL YOK

Daha önceki yarışmalar sayesinde farkındalık yaratılırken yarışmada çocukların engellilik konusunu araştırdığını, kendileriyle beraber çevresindekileri de değiştirdiklerini gördüklerini belirten Prof. Dr. Coşkun Özdemir, “Geçtiğimiz yıllarda sayısal olarak çok ciddi katılımın olduğu resim yarışmasında gördük ki çocukların o aydınlık yüreklerinde engel yok. Gelen her resim birbirinden güzel, anlamlı ve değerli.” dedi.

EĞİTİMDE HANGİ ENGELLER VAR?

Prof. Dr. Coşkun Özdemir, “Eğitim alanında okulların gerekli altyapıya sahip olmaması birçok kas hastası çocuğun okula kendi yaşıtları ile gitmesinin önünde büyük bir engel oluşturmakta. Fiziksel koşulların ötesinde bazı veliler çocuğunun sınıfını bir engelliyle paylaşmasını istemediğine tanık olduk. Böyle olunca ilköğretim çağındaki çocuklar ne engelliliği ne de birlikte yaşamayı öğrenemiyor.

SANAT, ONLARI ÖZGÜR BIRAKIYOR

Güzel sanatların engelliler için önemine değinen Dr. Özdemir sözlerine şöyle devam etti, “Güzel Sanatlar; insanın kendini daha iyi tanımasına, psikolojik ve zihinsel yönden gelişimine de yardımcı oluyor. Toplumumuzda fiziksel engellilerin yaşam içinde var olmasına engel olan birçok unsur mevcut. Böyle olunca normal bireyler gibi güzel sanatlar alanında da kendilerini geliştirme şansları olamıyor. Yaşama bütün bireyler gibi özgürce katılım şansı bulamayan engellilerin bir kısmı psikolojik sorunlar yaşayabilmektedir. Böyle olunca güzel sanatlar ile tanışan ve uğraşma şansı bulan engelli için öncelikle bu alan bir rehabililite olarak düşünülebilir. Birlikte yaşadığı fiziksel engele rağmen var olmayı başarabilen bireyler için güzel sanatlar kendini ve ait olduğu toplumu geliştirme, zenginleştirme ve güçlendirme yolunda vazgeçilmez bir etkinlik olarak düşünülebilir.” dedi.