Dal kesilmeyecek, köşk kaydırılacak

Atatürk bahçıvana döndü ve başlıktaki emri verdi. Mühendisler koca köşkü nasıl taşıyacaklarını kara kara düşündü ve bir çınar ağacı için o köşk taşındı.

Dal kesilmeyecek, köşk kaydırılacak

Alişer DELEK

Türkiye'nin ormanları yandı, kül oldu. Günlerce süren yangınlarda binlerce hektar ormanlık alan, beraberinde milyonlarca canlı, binlerce insanın yaşam ve geçim alanı yok oldu. Yangınların sebebi ise tartışmalı… Kimin işine ne gelirse, kafasından kolay yolla ne üretebilirse bir çıkarımda bulunuyor. Kimisi terör diyor, kimisi talan diyor. Akla en yatkın, en bilimsel açıklama ise şu: Küresel ısınma artık geldi. İklim krizinin tam ortasındayız artık, yıllardır kulağımızın üstüne yattığımız tüm uyarılar artık gerçekleşiyor. Sadece Türkiye için değil tüm Akdeniz ülkelerinde benzer uyarı yapıldı ve yangınlar hemen dibimizdeki Yunanistan'da çıktı.

Bina 2 günde yaklaşık 5 metre kaydırıldı.

ÇANAKKALE RUHU…

Yangınları söndürmek için belediyesi, itfaiyesi, STK'sı, vatandaşı… Hep beraber müthiş bir mücadele örneği gösterdi. Bölgeden gelen yangınla mücadele haberleri, akıllara Çanakkale ruhunu getirdi. Şanlıurfa Belediyesi Milas'ta yangın söndürüyor, Karadeniz'den gelenler Marmaris'te yardım dağıtıyor, İstanbul'da şirketler yardım kampanyalarına destek oluyor. Ama havadan müdahale bir türlü yapılmıyor. Arada helikopter görüyoruz ama uçak yok ya da yeterli değil. Akdeniz ülkesi, ormanlık alanları olan Türkiye'nin yangın söndürme uçağı yok. Neden yok? Çünkü; doğaya, ağaca değil saraylara, yollara, AVM'lere, köprülere, özetle betona önem veriliyor. Bunun güçlü olmanın bir göstergesi olduğuna inanılıyor. Oysa bu ülke kurulurken, kıymetli olan doğaydı. Bunun en çarpıcı icraatı, Yalova'da şöyle gerçekleşmişti:

SAHİLDE ÇINARI GÖRDÜ

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 21 Ağustos 1929 tarihinde İstanbul'dan Bursa'ya gitmek üzere yola çıkar. Deniz yoluyla gitmektedir. Ertuğrul yatıyla Yalova açıklarından geçerken sahilde bir ulu çınar görür. Tekneyle kıyıya çıkar ve gölgesinde oturur. Orada, o çınar ağacının yanına bir ev yapılmasını ister. Bugünlerde olduğu gibi onlarca odalı, binlerce dönüm arazili bir ev değil aman yanlış anlaşılmasın. Ahşap iki katlı ev 22 günde yapılır ve 12 Eylül 1929'da hazır olur. Bir sonraki yılın yaz aylarında Atatürk yine çınar ağacına ve yeni köşke gelir. O sırada bir bahçıvanın çınar ağacının dallarını kestiğini görür. Gerekçe ağaç dallarının binaya dayanması ve köşke zarar vermesidir. Atatürk tek bir emir verir: “Dal kesilmeyecek köşk kaydırılacak!”

ETRAFINI KAZDILAR TEMELİNE TRAMVAY RAYI YERLEŞTİRDİLER

Köşkün kaydırma işleminin nasıl yapılacağı büyük bir muamma olur. 8 Ağustos 1930'da İstanbul Fen İşleri Yollar ve Köprüler Şubesi devreye girer. Mimar ve mühendislerden oluşan bir ekip çalışmaya başlar. Önce köşkün etrafı kazılır ve temelinin altına tramvay rayları yerleştirilir. İlk teras bölümü sonra da ana bina iki günde yaklaşık 5 metre kaydırılır, çınar ağacı kurtarılır. Bu olay üzerine köşkün adı ‘Yürüyen Köşk' olur.

2006'DA RESTORE EDİLDİ

Köşk 2006 yılında restore edildi ve halkın ziyaretine açık. Yalova Valiliği'nin verilerine göre köşkü yılda yaklaşık 50 bin kişi ziyaret ediyor. Çınar ağacı da tüm endamıyla köşkün yanında yaşıyor… Atatürk'ün koruduğu, kesilmesin diye köşkü taşıttığı çınar, bir anıt ağaç statüsünde tarihin tanıklık yapmaya devam ediyor.

Köşkü yılda yaklaşık 50 bin kişi ziyaret ediyor.

ATA'NIN MİSAFİRLERİ BURADA AĞIRLANDI

Atatürk'ün bazı misafirleri bu köşkte ağırlanmış. 1930 ve 1937 yılları arasında Atatürk bu köşkü kullanmıştır. Köşk, 1980 yılında alınan bir kararla Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayılmış ve tescili yapılmıştır. Köşkün yürütülmesine sebep olan tescilli çınar ağacı hakkında 2015'te hazırlanan rapor neticesinde Doğu Çınarı (Plantanus Oriantalis) türündeki ağaç 390 yaşında ve sağlıklı olarak raporlanmış.