Sözcü Plus Giriş

Dijital avukat

Pandemide getirilen e-duruşma sistemiyle davalara katılan ilk dijital göçebe avukatımız Ceren Okur motosikletiyle dünyayı da dolaşıyor. Okur, salgınla yeni bir döneme girildiğini söyledi. “Dünya vatandaşı olacağız” dedi...

Hayati ARIGAN
Güncellenme: 08:44, 14/02/2021
Dijital avukat

‘Dijital göçebe' ya da İngilizce adıyla ‘digital nomad'… Geçimini sağlamak için mesai saatleri ya da mekanlara bağlı olmadan çalışabilen kişiler için kullanılıyor. Pandemi ile birlikte değişen hayatımıza giren bu kavramın içini en iyi şekilde dolduranlardan biri avukat Yıldız Ceren Okur oldu. Kendisini Türkiye'nin ilk dijital göçebe avukatı olarak tanımlayan Okur, motosikletiyle dünyayı gezerken bir yandan da getirilen e-duruşma sistemiyle davalara katılıyor. Okur bu konudaki deneyimini SÖZCÜ'ye şöyle anlattı:

“İstanbul Barosu avukatı olarak 10 yıldır mesleğimi yapıyorum. Avukatlık normalde yerel bir meslek. Bir yazıhane, bir kütüphane kültürü vardır. Son yıllarda teknoloji ile birlikte avukatın zincirleri tek tek kırılmaya başladı. Hukukun sadece dijitalle halledilebilir kollarında çalışıyorsanız, dijital göçebe olabiliyorsunuz.

İstanbul'daki adliyelerin teknik altyapısı buna çok müsaitti. Bunun geri dönüşü yok. Yeni normalimiz artık bu olacak. Pandemi gibi bir dezavantajın olumlu duruma dönüşmesi oldu. Ofise bağlı avukatlar mekansal özgürlüğe kavuştu. Biz de yanımızda bilgisayarımız ve UYAP'ımız olduğu sürece işlerimizi dünyanın her yerinden halledebilir hale geldik.

Artık mış-miş bilgilerinden çok, her şeyi biz tecrübe etmeye başladık. İnsanların kariyerleri hayatlarında 3-5 kere değişebilecek. İnsanlar dünya vatandaşı olacak. Yazıhane avukatı olarak kalmak istersek, çağın gerisinde kalacağız. Dünya çapında hukuk da birbirine entegre oluyor. Yeni gelişmelerin avukatlığı da bir dijital göçebelik noktasına getirdiğini düşünüyorum.”

MOTORLA SEYAHAT BÜYÜK ÖZGÜRLÜK

Avukat Ceren Okur motosiklet tutkunluğunu ise şöyle anlattı: “İlk motorumu stajyer iken almıştım. Küçük bir scooter'dı. O scooter'ın bana sağlamış olduğu kısacık özgürlük beni büyülemişti. Hayatımı motorun bana sağladığı özgürlüklerin sınırlarını zorlayarak geçirmek istedim. Hayatımda tek başına hiç seyahat etmemişken önce şehirlerarası, sonra ülkeler arası  seyahat eder hale geldim. Ehliyetimi almamla İngiltere'ye, 10 bin kilometre uzağa seyahat etmem arasında sadece 2 buçuk yıl var. İnsan bir şeyleri başardıkça bir ötesini hayal ediyor. Motorla seyahat kişiye o kadar büyük özgürlük ve konfor sağlıyor ki. Ya mesleğimi bırakacaktım ya da seyahat hayalimi bırakacaktım. Dünyadaki değişim bana başka ülkelerde yaşama hayalimi gerçekleştirdi. Artık zaman milyoneriyim.”

ARTIK ULUSLARARASI İŞLERİM DE VAR

Hukuku seçerken aynı anda dünyayı keşfetmek ve seyahat etmek gibi tutkum olacağını bilmiyordum. Bugüne kadar adli tatillerde 2 aylık seyahatler yapabiliyordum. Elimde haritayla artık istediğim yere gidebilir hale geldim. Farklı ülkelerde meslektaşlarımla ahbap oldum. Bugün uluslararası işlerde çalışmaya başladım. Asla ofisimde bunları yapamazdım.