Sözcü Plus Giriş
GALERİ Diz kireçlenmesi nasıl tedavi edilir? 12 Şubat 2019 18:03
1 İleri yaşla birlikte kireçlenmenin en sık karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Bahadır, “Bu rahatsızlığın en ağır etkileri dizde ortaya çıkar” dedi ve tedavi yolları hakkında bilgi verdi.
2 Diz kireçlenmesi kadınlarda, ileri yaşlarda ve kilolu bireylerde daha sık görülür. Özellikle kadınlarda menopoz ile östrojen hormonunun koruyucu etkisi ortadan kalktığından diz kireçlenmesinin ortaya çıkması kolaylaşır. Diz kireçlenmesinin tedavisinde birçok farklı yöntem kullanılır. Son yıllarda diz kireçlenmesinde değişik enjeksiyonlar kullanılmaya başlanmıştır.
3 Bunlar arasında en çok bilinen ve en eski yöntem kortizon enjeksiyonudur. Kortizon çok güçlü bir antiromatizmal ilaç olup halk arasında bilinenin aksine yılda bir kaç kez yapıldığında ciddi bir yan etkisi yoktur ve kireçlenme tedavisinde son derece etkilidir. Daha çok orta ya da ileri vakalarda tercih edilir. Kortizon enjeksiyonları özellikle diz ekleminde sıvı artışı olan ve ağrısı çok olan hastalarda çabuk sonuç alınmasını sağlar.
4 Halk arasında horoz ibiği iğnesi olarak adlandırılan kıkırdak iğneleri de birer haftaarayla üç kez ya da tek seferlik dozlarla yapılmaktadır. Daha çok erken vakalarda tercih edilir. İlaç, diz eklem eklem kıkırdaklarının üzerini kaplayarak eklem hareketini kolaylaştırır ve dolayısıyla kıkırdak yıpranmasını azaltır.
5 Son yıllarda trombositten zengin plazma (PRP-Platelete Rich Plasma) enjeksiyonları çok popüler olmuştur. Bu tedavi diz kıkırdaklarını iyileştirmeye yönelik bir tedavidir. Bu nedenle ağır kıkırdak kaybı olan vakalarda kullanılmaz. Ağır vakalarda protez operasyonu iyi bir seçenektir. Protez sonrası mutlaka fizik tedavi yapılmalıdır.
6 Hangi tedavi uygulanırsa uygulansın hastalar dizlerini korumalı, aşırı merdiven inip çıkma, çömelme gibi aktiviteri yapmamalıdır. Yokuş çıkmak da aynı şekilde dize zarar verebilir. Hastalar ayrıca kendilerine verilen egzersizleri yapmalı ve kilo kontrolünü gerçekleştirmelidir. Son dönemde popüler olan hacamat, sülük, çınar yaprağı suyugibi tamamlayıcı tıp uygulamaları ve bitkisel tedavilerin maalesef iyileştirici bir etkisi yoktur.