Fidan dikmek doğru değil, yanan ormanlar kendi küllerinden yeniden yeşerecek

270 orman yangınında kül olan alanlar için fidan dikme seferberliği başlatıldı. Ancak uzmanlar, ormanlaşmanın doğal yollara bırakılması gerektiği uyarısında bulundu.

Fidan dikmek doğru değil, yanan ormanlar kendi küllerinden yeniden yeşerecek

Yurt genelinde 13 gün süren 270'ten fazla orman yangınında on binlerce hektar alan yanıp kül oldu. Yanan orman alanları için hemen fidan dikme kampanyaları başlatılsa da uzman isimler, ormanlaşmanın doğal yollara bırakılmasını istedi. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, yanan alanların çoğunluğunu oluşturan kızılçam olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

Prof. Dr. Doğanay Tolunay

■ Kızılçam ve maki bitki örtüsü yangına uyum sağlamış türlerdir. Yangın sonrasında kozalaklardaki tohumlar külün içine düşmektedir. Bu tohumlar yangını takip eden bahar ayında çimlenmekte ve yanan alana metrekareye onlarca fidan gelmektedir.

■ Yapılması gereken öncelikli olarak tamamen yanmış kızılçam ağaçlarının kesilmesi. 30 yaş üzerindeki ormanlar varsa buraların sadece korunması. 30 yaşından genç ormanlarda çevredeki yanmamış doğal kızılçam ormanlarından tohum toplanarak yanan alanlara serpilmesi halinde, önümüzdeki kış ve bahar aylarında buralara yeniden metrekarede onlarca fidan geldiğini göreceğiz.

Ağaçlandırma dışarıdan getirilecek fidanla olmaz

Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 252 milyon fidan dikme projesi için şu değerlendirmeyi yaptı:

GENETİK ÇEŞİTLİLİK

■  Ağaçlandırma yaptığımız zaman yanmış ağaçların kökleri sökülür, toprak dozerle işlenir. Bu işleme sırasında endemik ve tehdit altındaki bazı türlerin tohumları zarar görebilir. Bu yıl 252 milyon fidan dikilmesi biraz zor gözüküyor.

■  Fidanların yanan alanlar dışında diğer alanlara dikilmesi planlanmış olabilir. Dışarıdan getirilecek fidanlarla ağaçlandırmayı hiçbir şekilde önermiyoruz. İklim değişikliğini konuştuğumuz bu günlerde, ormanlarımız mümkün olduğunca doğal yollarla gençleştirmeli. Genetik çeşitliliği korumayı öncelikli olarak düşünmemiz gerekiyor.

■ Ağaçlandırmayla hem çok yüksek para verilecek hem de genetik çeşitliliği riske atmış olacağız.

Mevzuat değiştirilerek, makilik alanlara orman statüsü verilmeli

İstanbul Üniversitesi Orman Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ünal Akkemik “Planlama yapmadan hemen her yere ağaç dikelim, zeytin, badem, sakız dikelim, kampanyalar yapalım demek bilimsel bir yaklaşım değildir” dedi. Akkemik, doğanın doğal yolla tekrar toparlanması sonucunda, ekolojik koşullarda oluşmuş en güçlü tohumlarla ormanın tekrar oluşmasının sağlanmış olacağını, gereksiz masraflardan kaçınılacağını, ayrıca doğaya zarar veren kişi ve kurumların binlerce fidan bağışı yaparak kendilerini aklama yarışına dönüşmesinin önlenmiş olacağını belirtti. Mevzuatta değişiklik yapılarak makilik alanların “Akdeniz Sert Yapraklı Ormanlar” olarak orman statüsüne geçirilmesini istedi.