Sözcü Plus Giriş
GALERİ Gıdaların taze veya bayat olduğunu anlamanın püf noktaları 26 Temmuz 2019 05:30
1 Günümüzde bilinçli ve sağlıklı beslenmenin giderek önem kazanması ile pek çok kişi satın aldığı ürünün sağlıklı koşullarda sunulmasına daha fazla dikkat ediyor. Bu noktada besinlerin taze mi bayat mı olduğunu anlamak için pratik bilgilere de ihtiyaç duyuluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu, bazen çok tehlikeli olabilecek risklerin önüne geçebilmeniz için, sebze meyveden et ve süt ürünlerine, balıktan mantara aldığınız besin maddelerinin taze mi bayat mı olduğunu anlamanın püf noktalarını anlattı.
2 Tavuk: Tavuk ürünleri çok kısa sürede bakteri ürettiğinden bulaşıcı ve ölümcül hastalıklara neden olabiliyor. Bu nedenle ürünü alırken renginin normal, diri görünümlü olması, kendine has kokusunun haricinde şüpheye düşürecek bir koku bulunmaması ve göğsüne bastırdığımızda esnek olup eski şeklini alması, sulu ve gevşek bir görüntüye sahip olmamasına dikkat etmeli.
3 Süt ve süt ürünleri: Süt ve süt ürünlerinin satıldığı yerin ısısının 4 santigrat derecenin altında olmasına özen gösterilmeli. Aksi halde brucella veya salmonella gibi çeşitli mikroorganizmalar üreyebiliyor.
4 Yumurta: 4 santigrat derecenin altında muhafaza ediliyor olması çok önemli. Aksi halde yumurtada mikroorganizmaların üreme olasılığı artıyor. Kabuğundaki salmonella varlığı, yumurtaya geçebiliyor. Görüşünün kirli ve üzerinde küçük de olsa çatlak olmamasına da dikkat edilmeli.
5 Dondurma: Paketlenmiş hazır dondurmalarda paketin dışında buz tanecikleri varsa dondurmanın daha önceden eridiğinin ve bakteriyel üremeye açık hale geldiğinin göstergesi olabiliyor.
6 Muz: Muzun kabuğunun çok değişmiş ve kahverengiye dönmüş olması içeriğindeki şeker oranının artıp besin değerinin düştüğü anlamına geliyor.
7 Karnabahar - Brokoli: Karnabaharın üzerindeki kahverengi lekeler ve brokolinin sararmaya başlamış olması taze olmadığına işaret ediyor.
8 Yeşillikler: Diri görüntüsünden uzak, solgun hatta sararmaya yüz tutmuş yeşilliklerin besin değeri çok önemli ölçüde kayboluyor ve bu besinler bozulmaya yüz tutmuş oluyor.
9 Balık: Balık çok çabuk bozulma eğilimine sahip bir besin. Karnına parmağınızı bastırın. Eski formuna dönmüyorsa bayattır. Cildi gergin ve parlak, gözleri de canlı olmalı. Buğulu ve içe dönük gözlerden kaçının. Kafasından tutunca kuyruğu aşağı doğru değil, tavada durduğu gibi dimdik durmalı. Solungaçları pembe ve solungaç kapakları kapalı olmalı.
10 Kuru Soğan: Kuru soğan alırken nemlenmiş, filizlenmiş, yumuşak ve kötü kokulu soğanlara dikkat etmek gerekiyor. Dışı düzgün görünse bile kötü bir koku olması içeride çürümenin başladığı anlamına geliyor. Kabuğunun yeşile dönmemiş olması önemli. Aksi halde hem lezzetsiz oluyor hem de evde çabuk bozuluyor.
11 Taze Fasulye: Taze fasulye alırken bir tane kırın ve ‘çıt’ sesini duymaya dikkat edin. Kırdığınızda esnememesi ya da zor kırılması taze olmadığını gösteriyor.
12 Patates: Kabuğu yeşile dönmüşse içerdikleri ‘solanin’ adlı madde zehirlenmeye yol açabiliyor. Yeşil renk koyulaştıkça zehirleme etkisi artıyor ve vücut direnci zayıf kişilerde ölüme bile neden olabiliyor.
13 Kırmızı Et: Etin bozuk olup olmadığını anlamanın en kolay yolu renginin kontrol edilmesidir. Taze et, açık kırmızı ve parlak görünümdedir. Etin rengi mora dönmeye başladıysa, et taze değildir. Etin üzerinde siyah ve yeşil noktalar varsa et bozuktur. Ayrıca etin bozulup bozulmadığını koklayarak anlayabilirsiniz. Bozulmaya başlayan et çok keskin ve ekşi kokar. Et, eğer yapışkan bir his bırakıyorsa bozulmaya başlamış demektir. Taze et asla dokunduğunuzda elinize yapışmaz.
14 Dondurulmuş gıdalar: Üzerinde buz taneleri olan ürünleri almayın. Bu ürünün çözülüp tekrar dondurulduğunu gösteriyor ki birçok mikroorganizmanın üremesi ile karşılaşılmış olunabiliyor. Dondurulmuş gıda reyonundan satın alacağınız ürünlerin -18 santigrat derecede muhafaza ediliyor olmasına özen gösterin.
15 Konserve: Konserveler de sağlıksız koşullarda satıldığında önemli riskler barındırabiliyor. Kapağı ve tabanı bombe yapmış, etiket bilgisi yıpranmış ve eskimiş ürünlerden mutlaka kaçınmalı. Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu, kapağın üzerindeki bombenin o üründe clostridium botilinum mikroorganizmasını gösterebilirken bu tip bir gıdanın ölüme yol açabildiğini belirtiyor. Ayrıca gıda asitlerinin tenekeyle reaksiyonu sonucu oluşan hidrojen gazının da böyle durumlar ortaya çıkarabildiğini belirten Torluoğlu, “Şişkin kaplarda ve uygunsuz koşullarda saklanan ürünler kansere neden olacak kimyasal tepkimeler oluşturabiliyor. Bu tür ürünler kesinlikle tüketilmemelidir” diyor.