Sözcü Plus Giriş

Hayvanlara da adalet gerek

Yasemin Babayiğit, hayvan hakları üzerinde çalışan bir avukat... Aynı zamanda tam bir hayvansever. Babayiğit’e göre hayvanlara yönelik şiddete son verecek, onların yaşama hakkını güvence altına alacak bir yasa hazırlamak vicdani ve ahlaki bir sorumluluk.

Hande ZEYREK
Güncellenme: 07:32, 07/03/2021
Hayvanlara da adalet gerek

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi olan avukat Yasemin Babayiğit, 10 yıldır hayvan hakları üzerinde çalışıyor. Bu alanda bir kitabı da bulunan Babayiğit, yaşanan sorunları, Türkiye'de hayvanlara yönelik şiddeti engellemek ve onların yaşam hakkını güvence altına almak için yapılması gerekenleri anlattı:

Hayvanseverler, Babayiğit'e “patili dostların avukatı, savunmasız hayvanların koruyucu meleği” diye sesleniyor.

– İnsanlar artık kendileri için dahi adaletin tecelli edeceğine inanmadıkları bir sistemde, hayvanlar için adalete erişebileceklerine dair inanç beslemiyorlar.

– Şu anki mevzuata göre sadece sahipli hayvanlar, “mal” yani sahipli eşya olarak nitelendiriliyor. Sahipsiz hayvanlar eşya bile sayılmıyor.

– Bunun tek çözümü hayvanların hukuki niteliğini açık ve net şekilde ortaya koymak. Öncelikle “hayvan” tanımı, “hissetme ve hareket yetenekleri olan, içgüdüleriyle hareket eden duygulu canlı varlıklar” olarak düzenlenmeli.

– Her canlının var olma hakkı vardır. Hayvanlara hukuki koruma sağlanması ahlaki ve vicdani bir yükümlülüktür.

– Mevcut kanunda yasaklı/tehlikeli tabir edilen bazı köpek ırklarına ilişkin yasaklar kaldırılmalı. Hayvanlara değil o hayvanları yanlış eğiten insanlara yönelik düzenlemeler getirilmeli.

Yasemin Babayiğit, evinde ve ofisinde 2 köpek ile 5 kedi besliyor.

HAYVANLARIN SATIŞI EN AZ 10 YIL YASAKLANMALI

– Hayvanların üretim, satış ve ticareti en az 10 yıl tüm Türkiye'de yasaklanmalı ve kısırlaştırma çalışmaları artırılmalıdır. Aksi halde hayvanların sokağa terk edilmelerinin ve sokaktaki kontrolsüz üremenin engellenmesi mümkün değildir. Ayrıca hayvanların sokaklara terk edilmesi hususunda yüksek para cezası yaptırımları getirilmelidir.

Babayiğit, “Hayvanseverlik kesinlikle bir yaşam biçimi” diyor.

– Hayvanlara karşı suçlar açık ve net olarak belirtilmeli, hapis cezaları ertelenmemeli, para cezasına çevrilmemeli.

– Hayvanlara karşı suç işleyen kişilerin hayvan edinmeleri yasaklanmalı.

– Hayvanlara karşı suçlar, “şikâyete bağlı” olmamalı ve “kamu davası” niteliğinde ele alınmalı.

– Hayvanat bahçesi, sirk, yunus parkları gibi tesisler ve hayvan güreşleri yasaklanmalı.