Sözcü Plus Giriş

İstiklal Harbi’nin gizli kahramanları

Ulusal egemenliğe giden yolda Türk kadını, milli mücadelemizin isimsiz kahramanı oldu. Kimi mühimmat taşıdı, kimi ilaç... İşte onların hikayeleri.

Halil ATAŞ
Güncellenme: 08:58, 16/05/2021
İstiklal Harbi’nin gizli kahramanları

Kurtuluş Savaşı; topyekün bir ulusun dişiyle tırnağıyla yürüttüğü bir mücadeleydi. Bu mücadelede kadın kuvvacılar, köylüsüyle kentlisiyle, cephe gerisinde ve cephede olağanüstü kahramanlıklar gösterdi, milli ordunun ihtiyacı olan cephane ve mühimmatı taşıdı; askerin çamaşırını, çorabını, sargısını dikti, yaralı ve hastalara baktı, ilaç oldu. Bozulan yolları asker geçsin diye tamir etti, tarlaları ekip biçip orduya tayın ve erzak yolladı. Çoğu hayatını kaybetti. Gazi olanlar sessiz sedasız evlerine döndü. Hiçbir karşılık beklemeden izlerini kaybettirdi.

SÖZCÜ Haftasonu onların hikayelerini derledi.

Eşinin peşinden orduya katıldı

Gördesli Makbule: Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Bey'in akıncı birliklerinde çarpışan Halil Efe'nin eşi. Yeni evlendiği Efe'den ayrılmak istemedi, onunla birlikte dağlara çıktı. Kocayayla sırtlarında misafir edildiği Yağcıbedir obasında Yunan askerleri tarafından başından vurularak şehit edildi. Ona yakıcı bir sevda ile tutkun olan eşi; 12. Müfreze Komutanı Halil Efe de tam iki ay sonra şehit oldu. Makbule ile Halil'in mezarları kaybolup gitti ama aşkları dağlara taşlara kazındı.

İDAM FERMANINDAKİ İLK TEK KADIN KUVVACI
Halide Edip Adıvar (Onbaşı Halide) Anadolu direnişinin her safhasında yer aldı. Padişah'ın Mustafa Kemal ve 6 arkadaşı için çıkardığı idam fermanındaki ilk ve tek kadın kuvvacı oydu.

Tümene 10 adım kala şehit düştü

Tayyar Rahmiye: Osmaniye'nin Raziyeler köyünden Rahmiye Hatun, Fransızlar'ın işkencelerine tanık olunca Kuvayı Milliye'ye katılmış. Hasanbeyli civarında girilen çarpışmalarda birliği, Fransızlar'dan 80 tüfek ve 2 makinalı tüfek ele geçirdi. Bu çatışmada şehit düşen ve ateş hattında kalan iki arkadaşını almaya kimse yanaşmadı. İleri atılarak şehitleri çekip aldı. Bu kahramanlığından sonra ona Tayyar (Uçan) namı verildi. Fransız tümenine saldırırken kapıya on adım kala şehit oldu.

Fransız birliğini tuzağa düşürdü

Kılavuz Hatice: 1920'de Çukurova, Pozantı'ya çıkmayı başaran Menil komutasındaki 800 kişilik Fransız birliği, 44 Yörük köylüsü tarafından pusuya düşürülerek etkisiz hale getirildi. Pozantılı köylü Hasan Ağa'nın kızı olan Hatice Hatun, Fransızlar'a kılavuzluk yapmayı kabul etti. Gece karanlığında onları Kar Boğazı'na soktu ve Kuvayı Milliyeciler'i haberdar etti. 800'ü aşan mevcuttan 200'ü savaş dışı kaldı, 550'si esir alındı ve teslim anlaşması yapıldı.

Seydilerli Şerife Bacı

Kastamonu'ya heykeli dikildi!

1921-22 kışı çok oldu. İnebolu'dan cephane taşıyan askerler bir köye sığındı. Sabah Kastamonu Kışlası'nın önünde bir kağnı nöbetçilerin dikkatini çekti. Genç bir kadın, kağnısıyla kışla önüne gelmiş ama donmuştu. Otlara sarılı top güllelerinin arasında bir kız bebek bulundu. Anası onu ve milletin emanetini can pahasına korumuştu.

İzmir'e giren ilk kıtada o vardı!

Binbaşı Emir Ayşe: Kafkas cephesinde ölen eşinin intikamını almak için Yörük Ali çetesine katıldı. 5 çocuğu vardı. Yunanlılar'a karşı yapılan bütün taarruzlarda yer aldı. Sakarya Savaşı'nda kasığından yaralandı, iyileşip tekrar cepheye döndü. Büyük oğlu Demirci'de, küçük oğlu 2. İnonü'de şehit düştü. İzmir'e giren kıtalar arasında seyir halindeyken bir misket parçasıyla bacağından yaralanıp sakatlandı. Türk Kurtuluş Savaşı'nın kadın zeybeklerindendi.

Münevver Saime

Madalya kazandı öğretmenlik yaptı

İnas Darülfünun öğrencisi Münevver Saime Hanım: “Biz sadece ağlıyoruz. Ağlamakla kazanılacak hak, hıçkırıklarımızı işittirecek kalp yok. Teşkilata, nihayet faaliyete başlamak lâzımdır…” Bu konuşması yüzünden tutuklandı. Hapsolduğu yerden kaçarak, Anadolu'ya geçti. Kuvayı Milliye saflarında cephede ve cephe gerisinde önemli görevler üstlendi. Yaralandı, adı “Asker Saime” olarak ünlendi. İstiklâl madalyalı Asker Saime, zaferden sonra edebiyat öğretmeni olarak irfan ordusunda görev aldi. Parlak nesiller yetiştirdi.

Fatma Seher

5 kez yaralandı, esir düştü, vazgeçmedi!

Kara Fatma: Kurtuluş Savaşı'nın en ünlü kadın savaşçılarından ve müfreze komutanı. Erzurumlu Fatma Seher, Sivas Kongresi'nde, bizzat Mustafa Kemal'den aldığı görevle milli kuvvetlere katıldı. Kadınlı erkekli 700 kişilik bir birliğe komuta etti. Afyon Dinar, Kocaeli-İznik, Sakarya-Adapazarı ve Büyük Taarruz'da üç sene savaştı. Kara Fatma (bu ismi ona Atatürk verdi) 5 kez yaralandı. Uşak hattında General Trikopis'e esir düşüp, kaçmayı başardı. Üsteğmen rütbesiyle İstiklâl madalyası aldı ama kendine bağlanan maaşı kabul etmedi. Ödülü, “Ah şu yurt uğruna gaza etmenin tadını tatmak yok mu” cümlesindeki vatan aşkı olan bu kahraman kadın, göğsünde Bursa-İznik cephesinden hatıra şarapnel parçaları ve kırmızı şeritli madalyasıyla yoksulluk içinde öldü.