Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
‘Kanal İstanbul Türkiye’yi diz çöktürme projesidir’
Kanal İstanbul projesi ile ilgili bilim insanları depremi tetiklemesinden ekolojik yıkımlarına, Trakya'nın askeri stratejik savunmasından Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne aykırı olduğuna kadar her noktayı konuştu, tartıştı. Proje ile ilgili ilginç bir açıklama da Sualtı Tarih Araştırmacısı Mustafa Aydemir'den geldi. Kanal İstanbul güzergahını dalarak inceleyen Aydemir, projenin hayata geçmesi durumunda kum hareketlerinden dolayı Kanal İstanbul'un 3 yıl içinde kendisini yok edeceğini ve sadece sandalların ve kuğuların yüzebileceğini belirtti. Aydemir, “Montrö Sözleşmesi'ni bozmak savaş nedeni sayılır, bu proje Türkiye'yi diz çöktürme ve borçlandırma projesidir” dedi.
Sibel GÜLERSÖYLER
Yaşam 15 Ocak 2020 - 11:34

Türkiye, aylardır Kanal İstanbul projesini tartışıyor. Bilim insanları, projenin İstanbul’a getireceği zararları anlatırken, 75 milyara mal olacak çılgın proje güzergahından da özellikle Arap ve Körfez ülke vatandaşları, uzun zamandır arsa topluyor. Son olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) eski yönetimin imzaladığı Kanal İstanbul projesinden çekildiğini açıkladı ve Ekrem İmamoğlu, projenin İstanbul adına bir cinayet projesi olacağını söyledi.

‘TRAKYA’NIN ASKERİ SAVUNMASI ZORLAŞACAK’

Çılgın proje olarak aylardır lanse edilen bilim insanlarının depremi tetiklemesinden, ekolojik yıkım boyutuna, Trakya’nın askeri savunmasının zorlaştıracağından Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 2. ve 28. maddesine aykırı olmasına kadar her nokta masaya yatırıldı, enine boyuna tartışıldı.

‘KANAL 3 YIL İÇİNDE KENDİNİ YOK EDECEK’

Konu ile ilgili en ilginç açıklama ise Sualtı Tarihi Araştırmacısı ve dalgıç olan Mustafa Aydemir’den geldi. Aydemir, “Kanal İstanbul projesi kum hareketlerinden dolayı 3 yıl içinde kendini yok edecektir ve sadece kuğular ile sandallar gezebilecektir” açıklamasında bulundu.

Sualtı Tarihi Araştırmacısı ve dalgıç Mustafa Aydemir

‘SAVAŞ NEDENİ’

Aydemir, projenin Montrö Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirterek, “Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni bozmak savaş nedeni sayılır, bu proje Türkiye’yi diz çöktürme ve borçlandırma projesidir. Biz hiçbir ülkeyi ücretsiz geçişin olduğu boğazlar dururken, kanaldan ücretli geçişe zorlayamayız. Kanalın bize bu noktada da ekonomik bir getirisi olmayacak” diye konuştu.

‘SADECE KUĞULAR YÜZECEK’

Kanaldaki kum hareketlerini de açıklayan Aydemir, “Bugüne kadar kimsenin dillendirmediği tek fiziki tehlike, kıyılardaki kum hareketleridir. Küçükçekmece ve Karaburun kıyıları oldukça sığdır. Lodosta Marmara'dan; yıldız, poyraz ve karayelde Karadeniz'den esecek ve milyonlarca ton kum hareketi ile kısa sürede kanal dolacak ve kanalda sadece kuğularla sandallar dolaşacaktır. Dünyadaki diğer kanallar büyük denizleri ve okyanusları derin sularla birbirine bağlarlar. Burada ise böyle bir durum söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

Kanalın Karadeniz çıkışı Karaburun Limanı’na dolan kumların üzerinde yürüyen vatandaşlar

‘YETKİLİLERİ UYARDI’

Kanalın Karadeniz çıkışında bulunan Karaburun Sahili’ni incelediğini söyleyen Aydemir, “Burada kum hareketleri bir türlü önlenemediği için limanın içinde yüzen değil yürüyen insanları görürsünüz. Buraya yapılan dalgakıranlar ve mendirekler fayda etmedi. 25 metre derinlikte yapılması düşünülen kanala kumların nasıl hücum edeceğini ve doldurup bir kuğu gölü haline getireceğini bir görün ve üzerinde düşünün” diyerek yetkilileri uyardı. 75 milyarlık projenin köprü maliyetini de hesaplayınca 2 katı masrafa mal olacağını kaydeden Aydemir, “Bu Türkiye’yi maceraya sürükleme projesidir. Kanal İstanbul yanlış bir inatlaşmadır” dedi.

Kum hareketlerini önleyebilmek için limanın önündeki kumsala yapılan mendirekler. Bu mendirekler kum hareketlerini önleyememiştir. Çünkü sahil sığdır ve bu sığlık kilometrelerce uzunluktadır. Kumlar ise açıktan kıyılara doğru hep hareket halindedir.