Mavi Marmara mor oldu

Marmara’yı esir alan müsilaj hâlâ tehdidini sürdürüyor. ODTÜ Deniz bilimleri Öğretim Üyesi Arzu Karahan, “Müsilaj gitmedi Halen 15-20 metre arasında bir yerde sıkışmış durumda. Marmara 1990’larda maviyken 2000’li yıllarda mora döndü” uyarısı yaptı.

Mavi Marmara mor oldu

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de bir süredir müsilaj sorunu yaşanıyor. Önce Marmara Denizi'nde başlayan müsilaj, Ege'ye de yayıldı ve kıyıları tehdit etmeye başladı. Marmara Denizi'nde yüzeyden temizlenen deniz salyası yani müsilaj, 20-30 metre derinlikte varlığını sürdürüyor. Yetkililer soruna çözüm için harekete geçerken, denizlerin yıllardır hoyratça kirletilmesi bu sorunun ana kaynağı oldu.

Bu görüntüler görenlerin içini burkuyor.

Müsilaj için en net açıklama ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Doçent Arzu Karahan'dan geldi. Meclis'te kurulan Müsilaj Araştırma Komisyonu'na sunum yapan Karahan, enstitü olarak 40 yıldır Marmara'da araştırma yaptıklarını belirterek, “Oksijen ciddi problem. Marmara'nın profili dünyadaki hiçbir denizde olmayan bir profil. 1980'lerde daha maviyken şu an artık mora döndük” dedi ve yaşanan sorunu şöyle anlattı: “Marmara'nın her yerinden örnekler aldık. Müsilaj gitmedi. Halen 15-20 metre arasında bir yerde sıkışmış durumda. Müsilajın neden kaynaklandığını, neden uzun süre kaldığını ve neden parçalanmadığını öğrenmeye çalışıyoruz. Kimyasal çalışmalarımız var, içerisindeki besin tuzlarını ve metalleri ölçüyoruz. Oksijen ciddi problem ve şu an Marmara'nın profili dünyada ki hiçbir denizde olmayan bir profil maalesef, dünyada hiçbir denizde oksijenin bu kadar azaldığı bir profil söz konusu değil. 1980 ve 90'larda Marmara mavi ve 2000'den sonra mor oldu. Yani aşama aşama gitmiş bu olay, birdenbire olan bir şey değil. 1980 yılındaki durumumuz daha maviyken şu an artık mora döndük ama aşamalı bir şekilde mora döndük.”

Arzu Karahan ve enstitü yetkilileri Marmara'nın geleceği için sıkı çalışıyor.

Parçalanmaması asıl problem

“Bizim MARMOD diye bir projemiz var. Bu kapsamda Marmara'nın fiziksel modellemesi yapılıyor ve Marmara'nın yükünün yüzde 40 oranında azaltılması durumunda yaklaşık 6 yıl gibi süreçte oksijen seviyesinin daha normal seviyelere çıkabileceği öngörülüyor. Fitoplanktonun bir mutasyona uğramış olma ihtimali çok yüksek, ortam koşulları da kötüyse bu da tetikliyor. Müsilajın oluşmasından çok parçalanmaması asıl problem. Özellikle bu işin parçalayıcı ayağında olan saprofit dediğimiz canlılarla ilgili olabileceğini düşünüyoruz. Yaklaşık bir aya kadar bir bölge için içerisindeki bakteri profilini, patojen var mı yok mu söyleyebileceğiz.”

Temizlik sürüyor ama yeterli değil.

NEDEN OLUŞUYOR?

Özellikle Marmara Denizi'nde etkili olan deniz salyası (müsilaj), deniz suyu sıcaklığının yüksek olması, denizin durgunluğu ve kirlilik nedeniyle görülüyor. Fitoplankton adlı bitkisel canlıların aşırı çoğalması, deniz suyu sıcaklığını yükseltiyor, bakteriyel aktiviteleri artırarak müsilaja neden oluyor. Marmara Denizi'nde bir süredir sıcaklık normalden 2-3 derece yüksek bulunuyor.