Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Mikroplardan korunmak için evinizi 1 saat içinde altı defa havalandırın
Mikroplardan korunmak için evinizi 1 saat içinde altı defa havalandırın
Kış aylarında evlerde, iş yerlerinde ve özellikle kamusal alanlarda yeterli havalandırma yapılmaması hastalıkların da en önemli nedenlerinden birini oluşturuyor. Ancak dış ortam kirliliği, soğuk hava, klima varlığı ve camların açılıp kapanmaya uygun olmaması, ortamın havalandırmasının ihmaline neden oluyor. Ne var ki mikroplardan korunmak için bir saat içinde ortamın 6 kez cam açılarak havalandırılması gerekiyor.
Yaşam 18 Kasım 2019 - 13:32

Özellikle kış aylarında birçoğumuz evimizi havalandırmayı ihmal ediyoruz. Dışarının soğuğunu evimize taşımak istemiyor, pencereleri açsak bile kısa sürede kapatıp ortamı yeterince havalandırmıyoruz. Oysa havalandırılmayan ortamlarda bulunan ve hızlıca çoğalan mantarlar, akarlar ve artıkları, küfler, bakteriler, özellikle verem mikrobu ve virüsler sağlığımızı tehdit ediyor.
Havalandırılmayan ortamların hastalıklara davetiye çıkardığını söyleyen Prof. Dr. Demet Karnak, “Konuşma, öksürme ve hapşırmakla ağzımızdan çıkan yüzlerce bazen binlerce parçacığın içinde basil, bakteri ve virüsler bulunur. Bunlara damlacık çekirdeği adı verilir. Bunlar da ortam havasında saatlerce asılı kalabilir. Tıbbi kaynaklar bir saat için bulunulan ortamın 6 kez cam açılarak havalandırılmasını öneriyor. Ancak dış ortam kirliliği, havanın soğukluğu, bazen klima varlığı ve camların açılıp kapanmaya uygun yapılmaması buna engel oluyor. Havalandırması pek mümkün olmayan asansörler, umumi tuvaletler, aşağıya doğru olan iki katlı evler, bilardo-bowling-oyun salonları ve bar gibi gece çalışan işyerleri bulaş için daha tehlikeli boyut oluşturuyor” diyor.

Hayatımızın büyük bölümünün okul, işyeri, toplu taşıma araçları, sağlık kuruluşları, alışveriş merkezleri ve kahvehane gibi kapalı mekanlarda geçtiğine dikkat çeken Prof. Dr. Karnak, bu ortamlar ve özellikle damlacık çekirdeklerinin solunmasının hastalıkların bulaşmasını ve yayılmasını kolaylaştırdığının altını çiziyor ve “Özellikle bireysel araç kullanımında havalandırmaya dikkat edilmediği durumlarda da kişinin kendi içtiği sigara ve hastaysa konuşma ve öksürmeyle çıkan damlacık çekirdeklerinin araç içinde bulunan kişiler için hayati tehdit oluşturuyor” diyor.
İDEAL ORTAM ISISI 19-23 DERECE OLMALI

Soğuk algınlığının soğukla burun arkası, gırtlak ve soluk borusunun örten dokudaki tüycüklerin ve hücrelerin soğuk esnasında devre dışı kalması, virüslerin buraya yerleşip, çoğalıp istila etmesi sonucu ortaya çıktığını anlatan Karnak, hastalığın belirtilerinin ise nezle, boğaz ağrısı, hapşırma ve öksürme olduğunu söylüyor: “Üşümek ve soğuk almak böyle bir etki yapsa da bundan değil, virüs almaktan veya vücuttan çok solunum yollarını üşütmekten korkmalısınız. Bulunduğunuz ortamın ısısına da dikkat edin. En uygun ısıyı yani 19-23 dereceyi korumak ve havalandırmayı ya da oksijen dengesini sağlamak gerekiyor.”

Son güncelleme: 13:34 - 18.11.2019