Öpücükle gelen mutlu son

Mısır Büyükelçiliği'ni basan 4 Filistinli gerilla içeridekileri rehin aldı. Dönemin İçişleri Bakanı Güneş, görüşmeleri bizzat yürütüp 45 saat sonra gerillaları makam aracıyla yargıya teslim etti.

Öpücükle gelen mutlu son

Türkiye, 1979 yılının 13 Temmuz günü, sıra dışı bir eylemle karşılaştı. Türkiye'ye turist gibi gelen Filistinli 4 gerilla, vize alma bahanesi ile Ankara'daki Mısır Büyükelçiliği binasına girdi ve çantalarındaki silahları çıkarıp, baskın yaptı. Kendilerine müdahale eden bir polis ile bir bekçiyi öldüren Filistinliler, 20 diplomatı da rehin aldı.

Olayın duyulması tüm dünyada bomba etkisi oluşturdu. İktidarda Bülent Ecevit hükümeti vardı. İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş olay yerine gitti. Elçiliğin karşısındaki TUSAŞ binasında karargah kuruldu.

Operasyonu yapacak olan Komando Üsteğmen Başar Yaltı

HER SAAT BİR KİŞİ ÖLECEK

Panzerler ve yüzlerce polis ile keskin nişancılar olay yerinde beklemeye başladı. Foça'dan da bir komando birliği Ankara'ya getirildi. Filistinli gerillalar, Mısır'ın İsrail'i tanıyan Camp-David anlaşmasını protesto amacıyla bu eylemi başlatmıştı. Kendisini ‘Albay Mervan Sebanu' olarak tanıtan gerillaların lideri, anlaşmanın iptal edilmesini, Mısır'daki Filistinli tutukluların serbest bırakılmasını, Türkiye'nin de bu ülke ile diplomatik ilişkisini kesmesini isteyerek, 48 saat süre verdi. Aksi takdirde saat başı bir rehine öldürülecek ve balkondan aşağı atılacaktı.

Bakan Güneş 42 yıl önce yaşadıklarını SÖZCÜ HaftaSonu'na anlattı

KOMANDO BİRLİĞİ GELDİ

Albay Mervan ile telefon irtibatını bizzat İçişleri Bakanı Güneş sağlıyordu. Teslim olmalarını isteyerek, adil yargılanma sözü verdi. Mervan, “Biz buraya ölmeye geldik” dedi ve isteklerini tekrarladı. Gergin bekleyiş devam ederken ilk 24 saat geçmişti. Foça'dan gelen komando özel harekat birliğinin komutanı Üsteğmen Başar Yaltı'ya ‘Hazır ol' talimatı verildi. Yaltı'nın birliği helikopter ile büyükelçilik binasının çatısına inecek, bir grup da arka ve ön kapılardan sızıp, gaz bombası atarak operasyonu gerçekleştirecekti.

Mısır Büyükelçiliği’ne yapılan baskın uzun süre manşetlerden inmedi.

“GÖZÜMÜN ÖNÜNDE 20 TABUT VARDI”

Gerillaları teslim olmaya ikna eden dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş, 42 yıl önce yaşadıklarını SÖZCÜ HaftaSonu'na anlattı. Güneş, şunları söyledi:

“Filistinlilerle telefon irtibatı kurduk. Bana ‘Nazır' diyorlardı. Ülke tarihinde karşılaştığımız uluslararası ilk rehin alma eylemiydi. Filistinli arabulucuları devreye soktuk. Amacımız eylemin kansız bitmesiydi. Operasyon halinde mutlaka çatışma olacaktı. ‘Türk halkını karşınıza almayın' sözü etkili oldu. Tek başıma gidip Filistinlileri teslim aldım. ‘Büyük risk olur, gitmeyin' dediler ama gözümün önüne, yan yana dizilmiş 20 tabut geliyordu. Başardık, eylem sonlandı. Filistinliler elimi öptü, boynuma sarıldı. Muhalefet, ‘Teröristleri öptü' diye beni eleştirdi ama en büyük mutluluk, onca rehineyi kurtarmaktı.”

Baskın sırasında büyükelçilik binası etrafında geniş önlemler alındı.

“22 YIL CEZAEVİNDE KALDILAR”

Mervan, “Teslim olursak polis bizi vurur, buradan sağ çıkamayız” cevabını verince Güneş de o tarihi teklifi yaptı: “Ben tek başıma gelip, sizi kendi arabamla alacağım.” İsteklerinin kabul edilmeyeceğini anlayan Filistinliler bu teklife olumlu yanıt verdi. Güneş, tek başına yürüyerek büyükelçiliğe girdi, arkasından kırmızı plakalı makam aracı geldi. 4 gerilla elçilik balkonuna çıktı. Mervan, Güneş'in boynuna sarıldı ve öptü. Bakan da gerillaları makam aracına bindirip yargıya teslim etti. 22 yıl cezaevinde kalan Filistinliler sonrasında sınır dışı edildi. 20 rehinenin kurtarıldığı 45 saatlik sıra dışı eylemde mutlu son, ‘Öpücük’ ile geldi.

Baskından kurtulan rehineler, yaşananları ayrıntılı bir şekilde anlattı.

“BAKANDAN YEMEK İSTEDİLER”

Bu sırada Albay Mervan tekrar Güneş'i aradı, bu kez isteği farklıydı. “Biz acıktık, yemek gönderin” dedi. Elçiliğe yemek gönderildi. Mervan tekrar arayıp Güneş'e ‘Yemeğin içine uyuşturucu ilaç konulmadığı için’ teşekkür etti. Filistinliler yemeği önce rehinelere vermiş bir süre bekledikten sonra kendileri yemişti. Bakan ile gerillalar arasında güven oluşmuştu. Güneş, “Bütün dünya sesinizi duydu, teslim olun. Müslüman bir ülkede yaptığınız bu eylem, haklı Filistin davasına zarar verir, Türk halkını karşınıza almayın” dedi.