Pandemi sanatçıları fena vurdu

Baksa Sanat Tiyatrosu kurucusu ve Türk Halk Müziği sanatçısı Bülent Kılıçaslan, koronavirüs salgınından en çok etkilenen sektörlerin başında tiyatronun geldiğini belirtti. Kılıçaslan, “İnsanlar önce sanattan vazgeçtiler. Vazgeçmemesi gereken devletler bile görmezden geldi” dedi.

Pandemi sanatçıları fena vurdu

HARABİ'YE SES OLMAK İSTEDİM

Harabi'nin şiirlerini seçme nedenine ilişkin konuşan Bülent Kılıçaslan, “Harabi'yi seçme nedenim, şiirleri derin bilgiyi içeren bir hazine. Hem sözle anlatılan bir zahiri anlam mevcut hem de asıl derinlik batini anlamda, şiirlerini okuyorsunuz dehşet. Ne diyor, küfür mü, eleştiri mi, derken okumaya devam ediyorsunuz, bambaşka bir anlam çıkıyor. Derinlik fazla, onu ve şiirlerini anlamak için belli bir bilgi birikimi gerekiyor. Divan edebiyatı ve halk edebiyatının harmanlanmış hali. Duyguyu hissederken birden sizi aklın labirentlerine çıkarıyor. Ben onun bu derinliğinden çok etkilendim. Ona ses olmak, yankı olmak istedim. ve müzikle buluşturmak
istedim” dedi.

POPÜLERLİK DERDİMİZ YOK

12 yıllık bir sürecin ardından bu albümün çıktığını belirten Kılıçaslan, “İki yıllık bir stüdyo süreciyle beraber bu proje yaklaşık 12 yıllık bir süreçte ortaya çıktı. Stüdyo sürecinde ise salgından eser yoktu. Çünkü “Harabi” piyasa dışı bir iş, amacımız müziğe yeni eserler yeni sözler kazandırmaktı. MC müzik ile planladığımız zamanda çıkardık. Piyasa kaygımız, popülerlik derdimiz yok. Salgın, projemizin zamanlamasını etkilemedi. Ama salgın, genelde tüm emekçileri etkiledi. Halkı ve yoksulu etkiledi. Emeğiyle, bilgisi, alınteriyle kazananları, gündelik kazanç elde edenleri etkiledi. Özelde müzisyenleri, tiyatrocuları, kısacası tüm sanat emekçilerini etkiledi. Zengin daha zengin, yoksul daha yoksul oldu. Bunun bedelini, duyarsız kalan, çözüm üretmeyen siyasetçiler ödeyecek. Geçmişte örneklerini gördük. Aynı şekilde tekrarlandı” açıklamasını yaptı.

TOPRAKLARIMIZ KÜLTÜR HAZİNESİ

İlk albümü olan “Divane” hakkında “Yılların arayışıydı” diyen Kılıçaslan, ilk albümüne ilişkin şunları anlattı: “Sanat insanı, özgün olanı yakalamak zorunda. Yeni birşeyler söylemek zorunda. Bunu yapmazsanız birilerinin taklidi  olursanız anlamı yok. Aslı varken kimse taklide bakmaz. Gölgen olmasını istiyorsan güneşin olacak, başkasının gölgesindeysen gölgen olmaz. Ben kendimi aradım, ortaya koymaya çalıştım. Harabi albumü ile evet kendi yolum var diyebildim. Harabi albümüne böylece rahat başladım. Hatta 3. albüme başladık bile. Aslında birinci albümde yine iki Harabi eseri.” Müzisyen kimliğinin yanı sıra tiyatrocu ve 2010 yılında Baksa Sanat Tiyatrosu'nu kuran Kılıçaslan, o günden beri 5 çocuk oyunu, 3 yetişkin oyununa yazar ve yönetmen olarak katkı sunduğunu, 2016'dan sonra Aşık Veysel Müzikali ve Pir Sultan Abdal Müzikalleriyle kendisini sahnede bulduğunu belirtti. Kılıçaslan, “Aslında belki de benim için bu bir savunma kalkanı. Müzik ve tiyatro sahnede birlikte, bağlama çalıyorum, orkestra koro yönetiyorum, bu bana güç verdi. Ayrıca topraklarımızın muhteşem
değerleri var” dedi.

42 OYUNUMUZ iPTAL OLDU

Salgından en çok etkilenen sektörlerin başında gelen tiyatronun bu süreçte kendilerini nasıl etkilediğini anlatan Kılıçaslan, “İnsanlar önce sanattan vazgeçtiler. Vazgeçmemesi gereken devletler bile görmezden geldi sanatçıları. Gelişmiş ülkeler destek oldular ancak özellikle bizim gibi ülkeler görmezden geldi. Pandemi döneminde planlanmış 42 oyunumuz iptal oldu. Bu süreçte tiyatro masrafları devam eden ödemeler, vergiler ödenmeye devam etti. Kültür Bakanlığı pandemi sürecinde destek olacağını açıkladı.

Vergi borcu yoktur, SGK borcu yoktur gibi yazılar istediler. Kültür Bakanlığı senden borcu yoktur yazısı istiyor. O yetmiyor. Bu sene kriterlere ‘Ne kadar sigortalı eleman çalıştırıyorsunuzu eklediler. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir mantık yok. Zaten senin dediğin kriterlerde olanların yardıma, desteğe ihtiyacı yok ki. Kültür Bakanlığı diyor ki, parası olan tiyatro yaşasın, parası olmayan yok olsun. Birkaç belediye dışında diğer belediyeler bile duyarsız kaldı. Devlet tiyatroları bu konuda doğru adım attı. Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi özel tiyatroları destekledi. konuda projeler geliştirdi. Destek oldu, olmaya devam ediyor. Aynı partinin başka bir belediyesi bırakın desteği, tiyatroyu süresiz kapatıp, salonlarına kilit vuruyor” dedi.