Sözcü Plus Giriş

Paris’te okuyup köyüne döndü kendi işini kurdu

Dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer alan Paris Sorbonne Üniversitesi’nden mezun olan Tuncelili Hülya Arslan, lüks yaşamını bırakıp doğduğu topraklara dönerek tarım işine girdi.

Evren DEMİRDAŞ
Güncellenme: 07:29, 30/05/2021
Paris’te okuyup köyüne döndü kendi işini kurdu

Paris Sorbonne Üniversitesi'nden mezun olan, 15 yıl da Fransa'da yaşayan Hülya Arslan (48), aynı üniversitede doktora ve master çalışmalarını Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) üzerine tamamladı. Daha sonra Ankara'ya yerleşen Arslan, burada eğitim alanında çalışmalar yürüttü ve özel bir eğitim kurumunda Fransızca öğretmenliği yaptı.

Arslan, babasına ait tarlaları ekip biçiyor.

TOPRAĞI SEVERSENİZ O DA SİZİ KORUR

Memleketi Tunceli'ye dönme ve tarımla uğraşma kararı sürecini anlatan Arslan, “Köye, doğaya dönmeyi uzun zamandır düşünüyordum. Güneşin doğuşunu görememek, önümüzde yükselen binalardan gökyüzünü görememek şehirleri çekilmez kıldı. Evden adımımı attığımda toprağa basmak, dağların beni kucakladığı bir bahçede dolaşmak, ayaklarımın bastığı toprağın üzerinde görebileceğim her çiçeği coşkuyla seyretmek, dokunmak, coşkumu, keyfimi şehirlilere aktarmak güzel bir duygu. Tarım sektörü benim için en zevkli ve değerli sektörlerden biri. Siz toprağa saygı duyarsanız toprak sizi sever, doyurur ve korur.  Pandemi sürecinde lüks kabul ettiğimiz, özgürlük kabul ettiğimiz her şeyi şehirlerde kaybettik.  Maskeli yaşam, hareketsizlik, sağlıksız, doğadan uzak yaşam beni çok sıktı ve köye dönüş kararımı hızlandırdı. Bir köyüm, ekebilecek tarım arazilerim olduğu için çok şanslıyım. Varolan tarım arazilerimi ekmek, ülke ekonomisine katkı sunmak, istihdam yaratmak büyük bir hayaldi.  Tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiriciliği konusunda 4 ay okudum, konunun uzmanlarıyla görüşmeler yaptım ve köyümde yetiştirmek istediğim ürünlere karar verdim” dedi.

ASPİR BİTKİSİ ÇOK POPÜLER

Elazığ İl Tarım Müdürlüğü'nün desteğiyle tarıma başladığını belirten Arslan,  “Elazığ Tarım İl Müdürlüğü'nden Ziraat mühendisi Nevzat beye bu konuyu açtığımda beni açılacak olan Tıbbi ve Aromatik bitkiler yetiştiriciliği kursuna katılmamı önerdi. 2 hafta süren kurs sonrası Aspir ekimine karar verdim.  Köyüm biyolojik çeşitliliği zengin olan, arıcıların tercih ettiği çok güzel bir orman köyü. Ardıç ve meşe ormanları içinde yıpranmış orman arazilerine 30 dönüm badem ekme kararı aldım. Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü ile görüşmelerim sonucu projem hazırlandı ve onay bekliyor. Badem ormanlarının çoğalması için, daha çok araziye ekebilmem için Elazığ Tarım İl Müdürlüğü de ayrıca badem fidanı ile beni destekleyecek” dedi. Aspirin, kuraklığı seven bir bitki olduğu için tercih ettiğini belirten Arslan sözlerine şöyle devam etti: “Akdeniz ülkelerinin çoğunda yetişmekte olan aspir bitkisi son dönemlerde çok popüler. Dikenimsi bir bitki olan aspir, içeriğindeki yağ sayesinde kimya, kozmetik ve boya sektöründe çok tercih ediliyor.  Hindistan dünya çapında en büyük aspir yağı üreticisi. Geleneksel Çin tıbbında ise aspir yaprakları, kan dolaşımını teşvik balgam azaltmak ve kırıklar iyileştirmek için kullanılıyordu.”

Aspirin, kuraklığı seven bir bitki olduğu için tercih ettiğini belirtti.

ASPİRİN FAYDALARI

Omega-3 yağ asidi gibi etkili olan aspir çiçeğinin yağı bu özelliği sayesinde bağışıklık sistemini önemli oranda güçlendirir. Vücutta serbest radikal hücrelerinin artmasının önüne geçer.

Hayalindeki yaşamı köyünde buldu

Hasattan 4 ayda 150 bin lira para kazanacağını ve 20 kişiye de istihdam imkanı sağlayacağını ifade eden Arslan, “Fransa'da, Paris Sorbonne Üniversitesi'nde coğrafya bölümü okudum. Lisansımı bitirdikten sonra, doktora çalışmalarımı GAP üzerine sürdürdüm. Kuru tarımdan sulu tarıma geçişteki adaptasyon problemlerini inceledim. Türkiye'ye geldikten sonra, Fransızca etüt merkezi kurdum ve orada Fransızca dersleri verdim. Salgın sürecinde doğaya dönmeye ihtiyaç duydum” dedi.