Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Roman evine girmeyen ‘açılım’
Roman evine girmeyen ‘açılım’
Herkes onları renkli kişilik ve görüntüleriyle biliyor, eğlence denilince ilk onlar akla geliyor: Romanlar... Ancak Romanlar gerçek hayata birçok sıkıntıyla boğuşmak zorunda... Romanlar, Roman Açılımı’nın pek bir faydasını görmediklerini söylüyor. Edirne’de Umurbey Mahallesi’nde adeta harebe olmuş olmuş evde 3 çocuğu ve eşi ile yaşayan Oktay Mokan, yağmur suyu ile dolan evinde yaşadıklarına isyan etti. Edirne'deki Roman örgütlerinin başkanları Çetin Örs ve Turan Şallı ise Roman Açılımı’nın, Romanların sosyal ve ekonomik hayatına hiçbir olumlu etkisinin olmadığını söyledi.
Uğur AKAGÜNDÜZ
Yaşam 15 Mayıs 2020 - 10:56

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde başlatılan ‘Roman Açılımı', 2021 yılına kadar devam edeceği öngörülse de, üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen Romanların yoğun yaşadığı illerden biri olan Edirne'deki bazı Roman vatandaşların evlerine hiç uğramaması dikkat çekti.

Edirne'de her yıl 5-6 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Kakava ve Hıdrellez Şenlikleri'nde rengarenk kıyafetleri, oyun havalarındaki dansları ve samimi tavırlarıyla ilgi çekse de, sosyal hayatlarında sorunlarla adeta yaşam savaşı veriyorlar.

Foto: Sözcü

Edirne'nin Umurbey Mahallesi'ndeki yıkılmaya başlayan evinde hayat mücadelesi veren Oktay Mokan, Türkiye'de 10 yıldır devam eden Roman Açılımı'na rağmen yaşadıklarını SÖZCÜ'ye anlattı. 42 yaşındaki Mokan, 3 çocuğu ve eşi Hatice Mokan ile yıkılmak üzere olan evinde yaşamını sürdürürken; Roman Açılımı'nı duymasına rağmen bugüne kadar hayatına hiçbir etkisini görmediğini ifade etti.

Mokan, corona virüsü salgını ile birlikte işsiz kaldığını açıklarken; yıkılmak üzere olan evinin de yoğun yağmur yağışları sonucu su almaya başlamasıyla hayatının altüst olduğunu söyledi. Mokan'ı evinde ziyaret eden Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı ve Edirne Dernekler Federasyonu Başkanı Çetin Örs ise 2010 yılında ilan edilen Roman Açılımı'nın, Romanların sosyal ve ekonomik hayatlarına olumlu bir etkisinin olmadığını söylediler.

Foto: Sözcü

“YAĞMUR SUYU EVİME DOLUYOR”

Mokan, 1978 yılında doğduğu günden bugüne Umurbey Mahallesi Edirneli Nazmi Sokak'taki evinde hayatına devam ettiğini belirtirken, “4-5 ay önce bazı yetkililer evime geldiler, evimin ömrünün dolduğunu ve tekrar yapacaklarını söylediler. Daha sonra İl Sağlık Müdürlüğü'ne gittim. Orada da Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na para gelmediğini, malzeme almaları gerektiğini söylediler. Para geldikten sonra malzeme alıp ev yapacaklarmış. Edirne'de 3 gün boyunca yağmur yağdı. Yağan yağmur komple evin içine doluyor. Dışarıda yatıp kalksak daha iyi. Ben şu anda mağdur durumdayım. Bir çekyatta 3 çocuğumla birlikte yatıyorum. İşim de yok. Yetkililerden yardım bekliyorum” ifadelerini kullandı.

Foto: Sözcü

“ROMAN AÇILIMINDA OLUMLU BİR ŞEY GÖRMEDİM”

Edirne Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na dilekçe ile başvuru yapmasına rağmen beklemeye devam ettiğini açıklayan Mokan; “Ben bu evin altında ölüp gittikten sonra mı devlet bana sahip çıkacak? Daha önce çalışıyordum, inşaatlarda bekçilik yapıyordum. Ama şu anda o da yok. Roman açılımıyla ilgili olumlu hiçbir şey görmedim. Ne zaman seçim oluyor, ondan sonra evime geliyorlar. Her yerde erzak dağıtıyorlar, bizim burada hiçbir şey yok. Erzak dağıtımında bile ayrımcılık oluyor. Çocuklarımdan biri yüzde 50 engelli. Devletten 500 TL yardım alıyoruz. 500 TL ile idare etmeye çalışıyoruz” dedi.

Foto: Sözcü

“EKMEK YEMEYE PARA BULAMIYORUM”

Mokan, akşam yemeğinde ise ekmek ve çay dışında hiçbir yiyecek ve içeceklerinin bulunmadığını açıklarken; “Bir arkadaşımdan 20 TL borç aldım. 10 TL ile makarna, 10 TL ile ekmek aldım. Bu akşam da sadece çay ve ekmek ile karnımızı doyuracağız. Corona virüsü salgınında devlet, bizim gibi insanlara el uzatmayacak da kime uzatacak? 2 aylık elektrik faturası 380 TL geldi, yeni fatura da yolda. Faturaların taksite bölüneceğini söylüyorlar. Biz bunu nasıl taksite böleceğiz? Ben şu anda ekmek yemeye para bulamıyorum. Cumhurbaşkanımızın verdiği bin TL yardımı alabildim. Onunla da çocuklarımın ihtiyaçlarını alabildim” sözlerine yer verdi.

“HÜKÜMET YANDAŞLARININ PROJELERİNİ ÖN PLANA ÇIKARDI”

Edirne Dernekler Federasyonu Başkanı Çetin Örs ise 10 yıl önce başlatılan Roman Açılımı'nın, Edirne'de hiçbir etkisinin olmadığını belirtirken; “Romanlar, bu açılımının ne olduğunu bilmiyorlar. Kendi adlarını, soyadlarını yazmayı dahi bilmiyorlar. Eğitim için projeler yaptık ama projelerimiz kabul edilmedi. Hükümet, kendi yandaşlarının projelerini ön plana çıkardı. O yüzden bazı projeler geçmedi” dedi.

“BİN TL NE KADAR YETECEK?”

Corona virüsünün Romanların iş hayatını da olumsuz etkilediğini söyleyen Örs; “Corona virüsünün de etkisi var. Vatandaşlarımız sokağa çıkamıyor. Eve kapanan insanlarımız zaten gündelikle çalışan insanlardır. Evlerine kapanınca sadece verilen bin TL ne kadar yetecek? Devletin gıda yardımı yapması lazım. Devletimiz bin TL'yi bir kerelik düşünmesin. Roman Açılımı'nın bize herhangi bir faydası olmadı. Para kazanamadık. Hükümetten şunu istiyoruz; Roman dernekleri bir proje yaptıkları zaman destek vermeleri lazım. Destek verilmediği zaman, insanımız sürekli mağdur kalır” ifadelerine yer verdi.

Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı/Foto: Sözcü

“AÇILIM BİR ŞEY KATAMADI”

Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı da 10 yıl önce başlatılan Roman Açılımı'nın büyük bir heyecanla duyurulmasına rağmen kentlerin kenarda kalan Roman mahallelerinde duyulmadığına dikkat çekerken şöyle konuştu:

* Bazen iyi ki duymadıklarını düşünüyorum. Çünkü büyük bir heyecanla sunulan Roman Açılımı, bu insanlarda daha da büyük bir beklenti oluşmasına neden olurdu. Daha da hayal kırıklığına sebep olurdu. Roman Açılımı, Romanların toplumsal yapısına hiçbir şey katamadı. 2010 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kürsüde konuştuklarını maalesef bugün görmek mümkün değildir.

* Orada söylenen şuydu; Romanlar için TOKİ ile ucuz evler yapılacağına, bununla birlikte ayrımcılığın ortadan kaldırılacağına yönelik ifadeler kullanmıştı. Aslında ayrımcılık, toplumun tüm kesimlerine yansımış durumdadır. Yansımasıyla birlikte de Romanların ayrımcılığının tartışılmasına da gerek yok. Çünkü ayrımcılık artık Türkiye toplumunun tümünü kapsamaya başladı.

Foto: Sözcü

“ROMANLAR HÂLÂ YOKSUL”

Romanların hâlâ yoksul olduğunu ve eğitim, sağlık, barınma ve istihdam gibi sorunları yaşamaya devam ettiklerini belirten Şallı; “Maalesef devletimiz, Roman topluluklarına yeterli ilgiyi göstermemiştir. Bu ilgiyi göstermemesi, toplumu daha da yoksul hale getirmiştir. Bir taraftan dışlanma, bir taraftan eğitimsizliğin getirdiği sosyal sonuçlar var. Türkiye'de hiç konuşulmayan bir toplum vardı; Roman toplulukları. Bunların içinde Romlar, Domlar, Abdallar var. AKP iktidarının 2010 yılında başlattığı Roman Açılımı sürecine baktığımız zaman Roman toplumunun yaşamında sosyal ve ekonomik alanda herhangi bir değişime ve gelişime, herhangi bir artı değer kattığını söylemek maalesef mümkün değildir” sözlerine yer verdi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜMLE EVLERİ YERLE BİR EDİLDİ”

Açılım söylemleri içerisinde Romanların konut ihtiyacının karşılanmasına yönelik TOKİ ile evler yapılması kararı alındığını hatırlatan Şallı şu ifadelere yer verdi:

* Bu kararlar istenilen hedefe de varamadı. Romanlar, TOKİ konutlarını ödeyemedi. Ödeyemeyenler evlerinden çıkmak zorunda kaldı. Bir taraftan hükümetin Roman açılımı politikaları sürerken, bir taraftan da Romanların evleri, kentsel dönüşüm uygulamaları ile yerle bir edildi. Herkes eski yerlerine dönmeye çalıştı ama artık eski yerlerine devasa apartmanlar, lüks yerler yapıldı.

* Sosyal değişim ve hayata dokunmayan projeler, Roman Açılımı'na hiçbir değer katamadı. Romanların sadece varlığı ön plana çıktı. Varlık ön plana çıktı ama beklentiyi karşılamadı. Hayatın içinde ne Roman Açılımı'nı duyan oldu, ne de ne olduğunu bilen var. Romanlar hâlâ aynı yaşam koşullarında hayatını sürdürmeye devam ediyor.