Sözcü Plus Giriş

Salgının görünmeyen kahramanı: Anneler

Çocukların bakımı, beslenmesi, eğitimi ve diğer pek çok konuda evin kurtarıcısı olan anneler corona virüsü salgınında da evlerin kahramanı oldu. Çocuklarıyla birlikte eve kapanan ve hem çocuklarının eğitimini en iyi şekilde devam ettirmek hem de psikolojilerinin bu durumdan etkilenmemesi için canla başla uğraşan anneler bu süreçte neler yaptıklarını anlattı.

Damla GÜLER
Güncellenme: 11:43, 28/05/2020
Salgının görünmeyen kahramanı: Anneler

Sarp Yürüten 4 yaşında… Corona virüsü salgını Türkiye’ye ulaşmadan önce anaokuluna gidiyordu. Günün çoğunu yaşıtlarıyla oyun oynayarak eğlenerek geçiren sarp bir anda annesi ve babasıyla eve kapanmanın şaşkınlığını yaşıyor.

Fotoğraf: Sözcü

Anne Nagehan Yürüten bu durumu oğluna, “Virüsle ilgili dışarıda grip gibi bir hastalık var ama daha dikkatli olmamızı gerektiren bir virüs birbirimize bulaştırırsak sevdiklerimiz arkadaşlarımız da hasta olur onları ve kendimizi hasta etmemek için dışarı çıkmıyoruz dedik” şeklinde anlattığını söylüyor.

“SALONUN ORTASINA ÇADIR KURUP KONAKLIYORUZ”

Küçük bir çocuğu evde tutmak ve hem sıkılmaması hem de eğitimine devam etmesi için büyük çaba sarf eden aileler yaratıcı oyunlar da geliştiriyor.

Nagehan Yürüten oğlu için eşiyle birlikte sürekli farklı bir oyun kurmaya çalıştıklarını anlatarak, “Örneğin ailece kutu oyunlardan oynuyoruz. Kazanan akşam yemeğini belirliyor. Kaybeden aşçıya yamaklık yapıyor. Bazı akşamlar salonun ortasında çadır kurup içinde konaklıyoruz. Kurabiye ve pasta yarışması düzenliyoruz” dedi.

Fotoğraf: Sözcü

Planlamanın çok yardımcı olduğunu söyleyen anne Yürüten, “Haftalık ya da bir kaç günlük etkinlik programı hazırlıyorum. Programlı olunca ikimizde zor durumda kalmıyoruz” dedi.

“EŞİMLE BİRBİRİMİZİ DİNLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Küçük bir çocuğu evde tutarken psikolijisini de düşünmek zorunda olduklarını anlatan Yürüten, “Eşimle birlikte onu hiç yalnız bırakmıyoruz. Tek başına değil bizimle oyun oynamasını sağlıyoruz. Bu bizi bazen çok yoruyor. O yüzden eşimle birbirimizi dinlendirerek de ilerliyoruz” dedi.

Fotoğraf: Sözcü

EVDE ARKADAŞI OLANLAR ŞANSLI

Burak Kürklü (7) ve Eylül Kürklü (3,5) ise birbirlerine oyun arkadaşı oldukları için şanslı sayılabilecek çocuklardan.

Burak birinci sınıfa gittiği için okullar kapanmadan önce öğretmeni virüsü öğrencilerine anlatmış ama anne Miray Kürklü çocuklarına evde virüsü anlattığını söyleyerek, “Gözle göremediğimiz bir tehlikeyle baş etmek zorundayız ve siz çok değerlisiniz. Çocuklarımız hasta olmasın diye okullar bir süre kapalı olacak, bu süreçte evden dışarı da çıkmamamız lazım dedim” diyerek anlattığını söyledi.

Fotoğraf: Sözcü

“YAŞASIN MİKROP BİZİM MAHALLEYE GELMEMİŞ”

Ancak henüz 3.5 yaşındaki Eylül’ün dışarıdaki tehlikeyi göremediği için anlaması biraz zaman almış. Bu durumu da annesi Eylül’e anlatmak zorunda kaldığını söyleyerek, “Eylül ilk basta gözle göremediği için sabahları uyanıp camdan bakıyordu. Yaşasın bugün mikrop bizim mahalleye gelmemiş, dışarı çıkabilir miyiz? diye sordu kaç sabah sonra ona da mikropların gözle görülmediği anlattık” dedi.

Fotoğraf: Sözcü

“ODALARININ TOZUNU ALDIRIYORUM”

Çocukları evde tutmanın zorluğundan ve sürekli onları meşgul etmek zorunda olduğundan bahseden Miray Kürklü, “Kahvaltıdan sonra çoğunlukla temizliğin çok önemli olduğunu söyleyerek çocuklara odalarının tozunu aldırıyorum. Keyifle yapıyorlar hem de bir süre oyalanıyorlar. Sonra Burak’ın online dersleri başlıyor” dedi.

SAÇLARI UZAYAN BABAYA BERBER OLAN ÇOCUKLAR

Ders ve ödevlerden sonra aldıkları deney kitabındaki deneyleri yaptıklarını anlatan Kürklü, “Bakır tel ve plastik bardakla telefon yapıyoruz mesela..Mikropları anlatan bir kitap aldım. Çocuklara mikrobun nasıl yayıldığını, sosyal mesafenin ne kadar önemli olduğu konusunda bana çok yardımcı oldu. Piyasada satılan kutu oyunları her akşam oynuyoruz. Bunun yanında körebeyi çok sevdiler. Berberler kapalı olduğu için saçları uzayan babanın saçlarında berbercilik oynamak da yeni bulduğumuz bir oyun oldu” dedi.

Fotoğraf: Sözcü

“DIŞARI ÇIKMAYI ÇOK İSTİYORLAR AMA KURALLARA UYUYORLAR”

Demir Eskikalfa (7) ve Derin Eskikalfa (5) kardeşler de birbirleriyle oyun kurmayı ve oynamayı seven çocuklardan.

Anne Aysel Eskikalfa virüsü hem öğretmenleri hem de kendilerinin çocuklara anlattığını söyleyerek, “Yine de dışarı çıkmayı çok istiyorlar ama açıklama yaptığımızda da reddetmiyorlar ve kurala uyuyorlar. Zaman zaman çok sıkıldıklarını söyleseler de onlarda durumun ciddiyetinin farkındalar” dedi. Hegün mutlaka çocuklarla bir etkinlik yapmaya çalıştığını anlatan Eskikalfa, “En çok sevdikleri oyun ‘Yakalamaca’ ama kendi aralarında çeşitli oyunlar uydurup oynamayı çok seviyorlar. Akşam yemeğinden sonra mutlaka hep beraber oyun oynuyoruz” dedi.