Sözcü Plus Giriş

Sekizinci kez Antalya’ya geldi, bu defa 40 günde dağları keşfedecek

Rus iş insanı İlia Grishkin (28), Likya Yolu'nda çıktığı 40 gün sürecek yürüyüşünde, Antalya'nın Demre ilçesine geldi. Daha önce 7 kez Türkiye'de tatil yaptığını söyleyen Grishkin, "Bu kez Antalya'nın dağlarını, doğasını, tarihini keşfediyorum" dedi.

Güncellenme: 12:18, 26/05/2021
Sekizinci kez Antalya’ya geldi, bu defa 40 günde dağları keşfedecek

Rusya’nın başkenti Moskova’da bir şirketin sahibi ve yöneticisi olan iş insanı İlia Grishkin, daha önce 7 kez tatil için geldiği Antalya’ya, bu kez Likya Yolu’nda uzun bir yürüyüş için geldi. Moskova’dan önce uçakla İstanbul’a, oradan da aktarmalı olarak Antalya’ya gelen Grishkin, Kemer’in Göynük Mahallesi’nden çıkarak Likya Yolu’nda yürümeye başladı. Dağları, tepeleri, ormanları aşarak Demre’ye ulaşan Grishkin, yürüyüşünü toplam 40 günde Muğla’nın Fethiye ilçesinde tamamlayacak.

İlia Grishkin, “Antalya’ya daha önce tatil için 7 kez geldim. Her yerini gördüm. Ancak dağlarını, doğasını, ormanlarını keşfetmek için Likya Yolu’nda yürümeye karar verdim” dedi.


“KEMER’DEN FETHİYE’YE”

Grishkin, “Kemer’den Fethiye’ye kadar olan yolun tamamını yürüyeceğim. Toplam 450 kilometre. Ancak ben bunun birkaç katı yürüyeceğim. Çünkü ben sadece yürümüyorum. Dağlarda, ormanlarda kamp kuruyorum. Kurduğum kampın çevresinde günlük yaklaşık 25 kilometre geziyorum” diye konuştu.

Rus iş insanı şöyle konuştu:
“Ben spor yaparak, Türkiye’nin arka yüzü saydığım dağlarını, doğasını, ormanlarını geziyorum. Yolda çobanları, keçi sürülerini görüyorum. Dağlarda çok az insanın görebildiği antik kentleri keşfediyorum. Likya Yolu inanılmaz tarihi ve doğal güzelliklerle dolu. Yolun bir bölümünde deniz, doğa ve tarih iç içe girmiş. Ben dünyada çok antik yolda yürüdüm. Bu kadar güzelliğin bir arada olduğu bir yol görmedim. Likya Yolu daha iyi tanıtılmalı, daha çok insan bu yolda yürümeli.”

Mevsimin yürüyüş için uygun olduğunu vurgulayan Grishkin şöyle devam etti: “Hava çok güzel. Dağlar rengarenk çiçeklerle dolu. Ben Türkiye’yi ve Türk insanını çok seviyorum. Bu nedenle 8’inci kez Türkiye’deyim. Türkiye’nin en büyük turizm zenginliği, Türk insanının cana yakınlığı, konukseverliği. Çok yardımcı oluyorlar. Yolda ‘merhaba’ diyen herkes gönülden bir şeyler ikram ediyor. Çok güvenli bir ülke. Gece ıssız dağlarda, deniz kıyısında kurduğum kamplarda kendimi güvende hissediyorum. Türkiye’ye gelmeye devam edeceğim.” (DHA)

İlginizi ÇekebilirAntalya'da ilginç anlar... Rus turistler şaşırttı!Antalya'da ilginç anlar... Rus turistler şaşırttı!İlginizi ÇekebilirBodrum'a sezonun ilk Rus turist kafilesini getiren uçak su takı ile karşılandıBodrum'a sezonun ilk Rus turist kafilesini getiren uçak su takı ile karşılandı