Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Sevdiğin işi yaparsan başarı gelir
Sevdiğin işi yaparsan başarı gelir
Tutya Yılmaz, geçtiğimiz yıl Brezilya’da düzenlenen Rio 2016 Olimpiyat Oyunları’nda yarışarak, Türk jimnastik tarihinde olimpiyata katılmaya hak kazanan en genç jimnastikçi unvanını aldı. P&G Türkiye’nin 30’uncu yılına özel olarak Olimpik Anneler Projesi kapsamında İstanbul’da ağırladığı jimnastik efsanesi Nadia Comaneci, Tutya Yılmaz için “Türkiye için bir şans” açıklamasında bulunmuştu. Türkiye’nin gündemine oturan 17 yaşındaki Tutya Yılmaz ve annesi Sibel Yılmaz SÖZCÜ Pazar’a konuştu...
Edda SÖNMEZ
Yaşam 17 Aralık 2017 - 04:11

– Öncelikle seni tebrik ediyorum. Sen bizim gururumuzsun…

Öncelikle çok teşekkür ederim. Aslında Türkiye'de özellikle kız çocuklarının spora başlaması çok yaygın bir şey değildi. Ben de şunu fark ediyorum ki, Rio Olimpiyatları'nda pek çok kız çocuğu beni izledikten sonra jimnastiğe çok daha fazla ilgi duymaya başladı. Ailelerine “Ben de Tutya Abla gibi olmak istiyorum” dediler. Başarılı olmak çok önemli ama insanlara bir şey katmak, onlara da başarılı olabilecekleri hissini vermek bence çok daha önemli. Bu yüzden Türkiye'de kız çocuklarının spora olan ilgisini artırmak beni inanılmaz mutlu ediyor.

– Kaç yaşında başladın spora?

4 yaşında başladım. Şimdi 18 yaşındayım.

img_e3571

İlk baştaki hayalim Rio Olimpiyatları'ydı

– Yaşıtların sokakta oynarken sen spor salonundaydın… Peki hiç bıkmadın mı spordan?

Yazın maksimum dört gün tatilimiz var. Bütün arkadaşlarım iki haftalık ara tatilde bir yerlere giderken ben burada antrenman yapıyorum. Tabii benimde spor yapmak istemediğim, bırakma noktasına geldiğim anlar oldu. Kendimi hayallerimle motive etmeye çalıştım.

– Sporla ilgili ilk hayalin neydi?

İlk baştaki hayalim Rio Olimpiyatları'ydı. 17 yaşımda bu hakkı kazandım. Türkiye kafilesinin en genç kadın sporcusuydum. Hep olimpiyata gitme isteği vardı bende. Ama ergenlik döneminde jimnastiği bıraktığım bile oldu. İstanbul'daki salonumuz kapanmıştı. Bu ayrılık sadece 10 gün sürdü.

tutya-yilmaz-4

Boyum uzun olsaydı voleybol oynardım

– Peki bu sporu yapmasaydın ne yapmak isterdin?

Boyum biraz daha uzun olsaydı kesin voleybol oynardım. Takım sporları çok ilgimi çekiyor.

– Eğitim hayatın nasıl gidiyor?

Lise sondayım, İTÜ'nün lisesinde okuyorum. Anaokulundan beri ordayım. Yurtdışında medya okumak istiyorum ama ilk hedefim Tokyo Olimpiyatları. Türkiye'deki üniversite sınavına giremeyeceğim çünkü Akdeniz Oyunları ile çakışıyor. Rio'dan önce bir reklamda oynadım. Rio'dan sonra televizyon, röportajlar falan hoşuma gitti o hayat.

8 yaşından beri her sene Türkiye şampiyonu oluyorum

– Bugüne kadar kaç ödül aldın?

İlk defa 8 yaşında Türkiye şampiyonu olmuştum. Ondan beri de her sene Türkiye Şampiyonu oluyorum. Akdeniz Oyunları Gençler Kategorisi'nde altın madalya aldım dengede. Avrupa Oyunları'nda finallere katıldım. Rio'da 98 kişi yarıştı ve ben 11'inci oldum.

tutya-yilmaz-5

Kolumda olimpiyat halkaları var

– Tokyo'daki hedefin ne?

Rio’dan sonra güvenim yerime geldi. Tokyo'daki hedefim önce finale kalabilmek ve yapabileceğimin en iyisini yapmak. Orada madalya alırım.

– Genç kızlara ve kadınlara ne demek istersin?

Eğer sevdiğin işi yaparsan başarı da gelir. Herkese tek tavsiyem bu.

– Kolunda olimpiyat dövmesi var…

Bu dövmeyi Rio'dan dönünce yaptırdım. Hep “Olimpiyatlara gidersem bir gün dövmesini yaptıracağım” diyordum. Dengede kendi hareketim var. Onun da dövmesini yaptırmak istiyorum.

img_3540

Sporda aile desteği çok önemli

– Öncelikle Tutya'nın annesini biraz tanıyalım…

Ben Sibel Yılmaz. İşletme mezunuyum. Beykoz Üniversitesi İnsan Kaynakları Bölümü'nde çalışıyorum. Bu zamana kadar kendi işimizde çalışıyordum. Madeni yağ ve gres üretimi yapıyorduk. Emekli olunca bu işe başladım.

– Tutya'yı jimnastiğe nasıl yönlendirdiniz?

Tutya çok hareketli bir çocuktu ve 4 yaşında spora başladı. Babamız spora çok meraklıdır. “Her sporun başlangıcı jimnastiktir” diyerek Tutya'yı jimnastiğe başlattı.

Herkesin çocuğuna spor yaptırması lazım

– Spora bu kadar küçük yaşta başlamasından hiç tedirgin olmadınız mı?

Hayır çünkü çok faydasını gördüm. Bence herkesin çocuğuna spor yaptırması lazım. Tutya'nın bu spor sayesinde çok güçlü bir karakteri var.

– P&G'nin ‘Olimpik Anneler' projesine nasıl dahil oldunuz?

P&G 30 sporcuya destek veriyor. Tutya, 2016 Olimpiyatları'na gittiğinde denge aletinde finale kaldı. Bu başarıdan sonra P&G'den bize böyle bir teklif geldi. Biz de bu teklifi değerlendirdik.

– Bu projede neden özellikle anneler var?

Bir çocuğun spora başlaması için ailelerin desteği çok önemli. Bu iş annede bitiyor çünkü bütün fedakarlığı gösteren anne. O yüzden P&G'nin yapmış olduğu bu proje çok faydalı. Birçok kitleye ulaştığında daha başarılı olacak.