Sokak ‘kediliğinden’ sosyal medya yıldızlığına…

Başıboş bir sokak kedisi Dean Nicholson isimli İskoç bir gezginin dünyayı gezmesinde ona arkadaş oldu ve bütün macera böyle başladı. Şimdi ikilinin çok büyük kitleye sahip oldukları sosyal medya hesapları var...

Sokak ‘kediliğinden’ sosyal medya yıldızlığına…

Kendisini bir köpek insanı olarak tanımlayan Dean Nicholson kedilerin farklı ve insanları ısıran, tırmalayan bir hayvan olduklarını söylüyor. Ama Bosna’nın ortasında bir dağda bisikletle giderken karşılaştığı bir durum onun kedilere bakış açısını değiştirdi.

 

Yol kenarında karşılaştığı kedi yavrusuna, Aslan Kral filmindeki Nala karakterinin adını verdi ve kediyle birlikte yolculuğuna devam etti.

Bu adımdan sonra çiftin sosyal medya hesabına ilgi bir anda arttı. Şu anda Instagram hesabında 827 bin takipçisi olan Nicholson’ın hesabına on binlerce mesaj gelmeye başladı. Bu şöhretini Dean, kötü muamele gören, sokakta yaşayan hayvanlara bakan kurumlara yardım etmek için kullandı ve kullanmaya devam ediyor. Dean yaptığı çekilişlerle ve sattığı takvimlerle 100 bin sterlinlik bağış yapıyor.

Fotoğraf : Instagram

Nala ve Dean Nicholson’un popülerliği o kadar artmış ki ikilinin geçen hafta Nala’nın Dünyası adında bir kitabı yayınlandı. Nicholson ve Nala corona virüsü salgını sebebiyle Viyana’da bir arkadaşlarının evinde kalıyorlar. Hatta kitabın hazırlanmasına da etki eden salgın süreci Nicholson’ı internet aracılığıyla kitabın editörüyle görüşmek zorunda bırakmış. Kitabın son rötuşlarını görüntülü konuşma ile yapmışlar. Nicholson, “Benim yazım iyi değildir” diye de itirafta bulundu.

Her ne kadar yazı yazma konusunda uzman olmasa da dev bir Instagram hesabını ve milyonlarca izleyicisinin olduğu YouTube kanalını iyi bir biçimde yönetiyor. Ancak Dean, videoları çoğunlukla kendi keyfi için hazırladığını da belirtiyor, “30 yıl sonra geriye dönüp bakmak daha eğlenceli olacak” demekten de çekinmiyor.

Nicholson bu kadar güzel hikayelere devam etmek istese de tekrar eski günlere dönebileceğine biraz şüphe ile bakıyor. Salgın sebebiyle yolculuğunu yarıda kesen Nicholson, “Dürüst olmam gerekirse şu anda seyahatimi bitirmiştim. Orta Doğu’dan Tayland’a gidebilirdim ve muhtemelen şimdiye kadar İngiltere’ye de geri dönmüştüm” diyor.

Seyahat etmek yerine süreci bir yerde kalarak geçiren Nicholson daha fazla Nala ile bağlantı kurmayı öğrendiğini ve her şeyin A noktasından B noktasına gidip gelmek olmadığını belirtiyor. 2018 yılının Eylül ayında arkadaşı Ricky ile dünyayı görmek ve parti yapmak için gündelik işçi döngüsünden uzaklaşarak yola çıktılarında, pek çok insanın iki iri erkekle sohbet etmek istemediğini fark ettiler. “İri bir siyah adam ve iri, beyaz, dövmeli bir adam olarak gerçekten de arkadaş canlısı görünmüyorduk. Nala’dan sonra insanların sadece konuşmak için gelmesiyle işlerin bu kadar değişmesi inanılmaz” diye de ekliyor.

Fotoğraf : Instagram

Ricky, üç ay sonra İskoçya’ya geri dönme kararı aldı ve kısa bir süreliğine Nicholson hayatını değiştiren karşılaşmasını gerçekleştirecek Bosna’da ücra bir dağa tırmanmaya başladı. Yüksek sesle müzik dinlemesine rağmen kedinin sesini duydu ve bisikletten indiğinde “Kedinin bacağıma sürtündüğünü gördüm” dedi.

Ona biraz yemek verdikten sonra bisikletiyle hareket eden Nicholson’u kedinin takip etmesi işleri değiştirdi. Bisikletin önündeki sepete kediyi koydu ve sonrasında ise kedi sepetten çıkarak onun omzuna çıktı. Bisikletin hareket etmesine rağmen omzunda uyuya kalan kedi o zamandan beridir neredeyse hiç omuzlarından inmedi.

Corona virüsü sebebiyle karantina döneminin başlaması yolculukların bir sonraki ayağına vize almalarını da engelledi. Nala kanoya giden, dört tekerlekli bir bisikletle kürek tahtasında gezen birkaç kediden biri. Dean, “Nala bu tarz her şeyi seviyor” diyor.

Instagram hesapları Mart 2019’da Santorini’deki bir kayak okulunda bir işe başladıklarından kısa bir süre patladı. Bir videoları internette viral oldu. Şu an o video 130 milyondan fazla görüntülendi. Bir gecede takipçileri 3 binden 150 bine çıktı. Dean, Instagram ile ünlü olmak hiç akıllarında olmadığını belirtti. Bu durumun bazı yönlerde deneyimini daha da kötüleştirdiğini söyledi.

Nicholson, “Kimileri bizim parasız kalmamızı ve böylece herkesle anlaşabileceğimi düşünüyordu. Ama gün geçtikçe daha fazla tanındık ve şimdi herkes tarafından tanınıyoruz.” dedi. Ancak modern dünya ve sosyal medyadan vazgeçilemez. Bu yüzden şöyle diyor, “Hayatımı yaşayacağım gibi yaşamaya devam ediyorum. Sosyal medyayı patlatmak bana dünyanın dört bir yanındaki sokak hayvanlarına bir şeyler yapma şansı verdi. Şimdi onlar için farkındalık yaratıyorum.” açıklamasını yaptı.

PARA İÇİN BAŞKA İŞLER DE YAPTI

Herkesin düşündüğü ve karantina dönemine ertelenen rotaları olan Rusya, Tayland ve Japonya için planları devam ediyor.

Genellikle Macaristan’da geçen karantina döneminin sıkıcı olduğunu da söylüyor. Nala ile bu süreçte daha fazla oyun oynadılar ve ödemeleri için farklı işlerle uğraşmak zorunda kaldılar. Nala da Nicholson gibi hareket etmeye hazır. “Geçtiğimiz gün dışarı çıktık ve onu sepete koydum bunu çok seviyor. Sepetin dışına çıkarttığı patileri onun çok hoşuna gidiyor ve havayı koklamaya da bayılıyor” diye açıklıyor Nicholson, Nala ile gezilerini.

Kış mevsimine yaklaşırken Rusya’ya gitme durumlarının çok zor olacağını ve bu fikirden vazgeçtiklerini de belirliyor. Bunun yerine ikili her şeyin başladığı Bosna üzerinden Yunanistan’a geri dönmeyi düşünüyor. Dean Japonya seyahati için sabırsızlanıyor ama tüm mesela seyahatlerin kısıtlanmasıyla ilgili.

“Seyahati çok seviyorum düşünsene her günün farklı. Her gün aynı saatte uyanmak zorunda değilsin ve birçok farklı kişiyle farklı yerlerde buluşabiliyorsun. Bisikletin her zamankinden daha ağır olsa bile rüzgar ve yağmur ile savaşıyorsun ama bu çok eğlenceli oluyor. Neredeysen orada yaşıyorsun.” diyor.