Sözcü Plus Giriş

Su altındaki cennet renklerini kaybediyor

Tam 21 yıldır Türkiye’nin dört bir yanında daldı. Yaptığı çekimlerle su altındaki büyülü dünyayı yeryüzüne taşıdı. Ancak bu güzelliklerin geleceğinden kaygılı.

Mustafa SARIİPEK
Güncellenme: 13:06, 01/11/2020
Su altındaki cennet renklerini kaybediyor

Bugün Türkiye'nin sayılı dalış eğitmenleri ve su altı fotoğrafçıları arasında gösterilen Soner Abacı'nın macerası 1999'da başlamış. Mavi dünyanın sırlarını keşfetmeye çıkan Abacı, bir belgeselci olarak su altının güzelliklerini yeryüzüne taşıyor. Türkiye'nin hemen hemen her noktasında dalış yaptığını söyleyen Abacı, “Ağrı Dağı'nın altında sulak alanlarda, Eskişehir'de Sakarya Nehri'nin doğduğu noktada, birçok gölde daldım. O yüzden bana ‘Nerelerde dalıyorsun?' diye sorulduğunda verdiğim cevap ‘Su olan her yerde' oluyor” dedi.

Abacı, deniz kültürü bilincinin yerleşmesi ve denizlerin korunması için çalışmalar da yürütüyor.

FAVORİSİ SAROS

Türkiye'de dalış için en sevdiği noktaların Saros Körfezi, Bodrum ve Kaş- Kalkan olduğunu söyleyen Abacı, “Türkiye'de tropik sulardaki kadar canlı ve renkli görüntüler olmuyor. Buna rağmen Türkiye denizlerinde bambaşka güzellikler var. Ancak denizlerimiz çok büyük baskı altında. Son yıllarda denizlerimize giren balon balığı, aslan balığı gibi türler de baskıyı artırıyor. Ancak dengeyi bozan en büyük unsur insan. Çok değil, 10 yıl önce sürekli gördüğümüz birçok türü şimdi tek tük görüyoruz. Belki bundan 15 -20 sene sonra bazı türleri hiç göremeyeceğiz. Kızıma bırakacağım en büyük miras belki de bu film ve fotoğraf arşivi olacak” dedi.

13 ÖDÜL KAZANDI

Profesyonel olarak haberleşme sektöründe çalışan Soner Abacı, bugüne kadar su altında çektiği fotoğraf ve belgeseller ile Türkiye'yi uluslararası platformlarda da temsil etti. Son 20 yılda çektiği eserleri yurt içi ve yurtdışındaki saygın yarışmalarda 13 ödül kazandı.

EŞİ VE 9 YAŞINDAKİ KIZI İLE BİRLİKTE DALIYOR

En güvendiği dalış arkadaşının eşi Birsen Abacı olduğunu belirten Soner Abacı, “13 yıllık evliyiz ama 15 yıldır birlikte dalıyoruz. Birbirimizi o kadar iyi tanıyoruz ki su altında işaret bile kullanmadan bakışlarımızla anlaşıyoruz. 9 yaşına gelen kızımızı da yavaş yavaş dalışa hazırlıyoruz. Bu yıl şnorkel kullanmayı öğrendi ve ilk brövesini benden aldı. 14 yaşına geldiğinde birlikte tüplü dalışlar yapmayı umuyoruz” dedi.

ORASI FARKLI BİR DÜNYA

Dalmanın en keyifli yanının kendini farklı bir dünyada hissetmek gibi olduğunu söyleyen Abacı, “Basınç farklı, renkler farklı, canlılar farklı. Keşfetme duygusunu yaşamak isteyen bir insan başka ne ister ki?” diye konuştu.

Yayınlanma Tarihi:08:20,