Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Tarihi camideki restorasyon tartışmaları netlik kazandı
Tarihi camideki restorasyon tartışmaları netlik kazandı
Kastamonu'da 514 yıllık tarihi geçmişi olan ve İstiklal Marşının şairi Mehmet Akif Ersoy'un vaazlık yaptığı Nasrullah camisinde özel bir şirket tarafından yapılan restorasyon sonrasında caminin içindeki yazı ve süslemelerin bir çoğunun yapılan badanayla kaybolduğu iddia edilmişti.
Yaşam 25 Haziran 2020 - 14:23

1506 yılında Kadı Nasrullah tarafından yaptırılan Nasrullah Camisi'nde, Vakıflar Bölge Müdürlüğü denetiminde Kastamonulu İş Adamı Hasan Gürsoy’un sahip olduğu Gür Yapı İnş. Taah.Tur. San. ve Dış Tic. A.Ş’nin sponsorluğunda 2014 yılında restorasyona başlandı. Yaklaşık 2.5 yılda tamamlanan tarihi cami, dönemin valisi Mesut Yıldırım tarafından 2016 yılı Aralık ayında tekrar ibadete açıldı.

Nusrullah Camii’nin restorasyondan önceki hali.

Camide yapılan restorasyon çalışmaları tamamen bitmesinin ardından sosyal medyaya düşen fotoğraflar sonrasında tepkiler meydana geldi. Caminin eski ve yeni haline ait olduğu iddia edilen fotoğraflar paylaşılarak, tarihi camideki yazı, işleme ve süslemelerin bir kısmının yapılan badanayla kaybolduğu söylendi ve bu duruma sert tepkiler yükseldi.

Restorasyondan sonra.

Ancak iddia gerçeği yansıtmıyor. Nasrullah Camisi'ne restorasyon esnasında badana yapılmadı ve yapının kalem işi süslemeleri tahrip edilmedi. Yapının restorasyonu sırasında I. dönem üslubu önceliklendirildi. Doğrulama platformu teyit.org'un yaptığı araştırmaya göre restorasyonda yapının bütünlüğünün korunduğu, temizlenip özgün haliyle bırakıldığı ifade ediliyor ve “badana yapıldığı” iddiaları reddediliyor. Restorasyon projesi, camideki kalem işi bezemeleri için İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Baha Tanman'dan uzman görüşü alınarak hazırlanmış.

Tanman'ın Teyit'e ilettiği restorasyon raporuna göre, caminin inşa edildiği II. Bayezid dönemine ait hiçbir kalem işi izine rastlanmadı. Dolayısıyla yapının ilk zamanından kalan bezemelerin yok edildiği iddiaları zaten doğru değil. Yapıda iki farklı döneme ait kalem işi tabakası tespit edildi. I. döneme ait olan kalem işi tabakasının 1746 yılında yapılan onarım sonrasına ait olduğu kesin ve büyük ihtimalle 1875 onarımının ürünleri.

Cami zaman içinde birçok değişim geçirmiş. Raporda, kendi dönemlerinin zevkini yansıtan kalem işlerinin, “belge” niteliğinde değerlendirilmesi ve korunması gerektiği önerilmiş. Yapılan restorasyonda da bu öneriye uygun olarak I. dönem işleri önceliklendirilmiş. Örneğin kubbe, tonoz, pencere ve kapı çevrelerinde I. dönem kalem işlerinin kullanılması uygun görülmüş. Benzer şekilde desen tespit edilemeyen kubbelerde I. dönem kalem işi bezemesi örnek alınarak kalem işi uygulamasının yapılması önerilmiş.

NASRULLAH CAMİİ

Nasrullah Camisi, kapısının üzerinde yer alan Arapça kitâbeden anlaşıldığına göre, 912 (1506) yılında Kastamonu ve İstanbul'da müderrislik yapmış, Diyarbakır, Manisa ve Belgrad kadılıklarında bulunmuş Kadı Nasrullah tarafından yaptırılmıştır. II. Beyazıd döneminde Kadı Nasrullah tarafından köprü ve şadırvan içindeki su havuzları ile birlikte yaptırılan cami, Kastamonu'nun en büyük camisidir.

1746 yılında genişletilmesine kadar 6 kubbeli bir yapıya sahip olan cami, bu çalışmayla 9 kubbeli bir hale gelmiştir. Cami içindeki hatlar ve süslemeler ise yine Kastamonulu ünlü hattat Ahmet Şevket Efendi tarafından yazılmıştır. Milli Mücadele yıllarında, Anadolu'yu dolaşarak Kurtuluş Savaşı'na destek toplayan Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Nasrullah Camii'nde de vaaz vermiş ve halkı Milli Mücadele için cesaretlendirmiştir.

Son güncelleme: 10:07 - 30.06.2020