Taş evlerden Asya’nın en uç noktasına

Önce İzmir’in Dikili İlçesi’ndeyiz. Yazın nüfusu 300 bini aşan bu ilçe yeni yeni keşfediliyor, bazı bölgenin özel kumları nedeniyle “Maldivleri aratmıyor” deniliyor.

Taş evlerden Asya’nın en uç noktasına

Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ile Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat el ele vermiş, sahil boyunda “Sevgi Yolu” oluşturmuşlar. Gürültünün ve nemin belki de en az olduğu ilçelerden olan Dikili'de sahiller gece-gündüz dolu dersek de yeridir…

Dikili'nin tarihi Bademli Köyü'nü yıllar önce ilk keşfedenlerden birisi de Gaziantepli Mahmut Edizaslan olmuş. Memleket mutfağını bu köye taşımış, “Burada istikbal var” diye. Buraya bir gelenin kendisi gibi kalıcı olduğunu anlatıyor. Karpuzun içinden alevler yükselirken, “Maho'nun bu maharetinin karşısında misafirlerine düşen ise bu anı fotoğarfla ölümsüzleştirmek oluyor. İş adamı Murat Özkavaklı, keçilerle uğraşıyor. Sütünden çocuk maması yapılan keçiler için ahır değil, otel yaptırmış. Çünkü öyle bir mimari uygulatmış, öyle masraf etmişki keçi ahırının içinin konforuyla, dış görünümüyle, temizliğiyle bölgede “Keçi Oteli” diye anılmaya başlamış.

Assos'daki Athena Tapınağı her yıl turist akınına uğruyor.

YAĞCI BEDİR

Ege'nin ünlü halıları arasında “Yağcı Bedir”in yeri ayrıdır. Belediye'nin öncülüğünde yeni halı tezgahları alındı, yeni kursiyerler alınıyor ve onların eğitiminden sonra halı üretimi de artacak. Dikili'deki kooperatifler “Dikili Kalkınma Kooperatifi” adı altında tek çatı altında birleştirildi. Kadınlar üretime katıldı ve onlar da kooperatifin üyesi oldu. Açıkçası, kadınların kooperatiflere üye olması kooperatife de canlılık getirdi. Kadınların el emekleri, göz nurları kooperatif üzerinden satılıyor. Artık onların eserleri, ürünleri değer de kazandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun önerisi dikkate alınıyor ve hemen ilçede Başkan Tunç Soyer ve Adil Kırgöz birlikte iki kreş açılıyor. Bunun devamı gelecek. Ege'deki bir çok belediye gibi yerli üretimi fidelerle destekleniyor.

En iyi duraklardan, kafanızı dinleyeceğiniz yerlerden birisi de Çanakkale'nin Yörük köylerinden Büyükkusun. Köydeki bütün binalar taş ustalarının elinden çıkmış. Deniz manzaralı, yeşilliklerin ortasında kurulmuş olan köye Kayserili Osman Gökpınar ayrı bir hareket getirmiş. Tekstil işinin çıkmaza girmesi üzerine Osman Bey, geçmişi 1500'lü yıllara dayanan Yörük köyü Büyükkusun'a gelmiş. Yöredeki evler gibi gibi kendisine taş ev yaptırmaya başlamış. Taş deyip geçmeyin. Bir usta, günde ancak üç taş yontabiliyor. Osman Bey, ev yaptırayım derken, eklentileriyle burayı otele dönüştürmüş. Oraya otel değil “Sunaba Kasrı” adını vermiş. Tabii bu işler tam 20 yılını almış. Şimdi taş ev yaptırıp köye yerleşmek isteyenlere de yardımcı oluyor.

Behram Köyü'nden dolunayı izlemek çok keyifli…

ASYA'NIN EN BATISI

Köyde koyunu, kuzuyu, keçiyi görüyorsunuz. Sabah horoz sesiyle uyanıyorsunuz. Nereden bulduysa radyoları, fotoğraflarda bile göremeyeceğiniz antika silahları, köylerde bir dönem kullanılan alet-edavatı da “Sunaba Kasrı”nda toplamış. Ürünler yöreye özgü ve doğal. Taş ustalarının hası bu köyden çıktığı için çevrede taş ev yaptıranlar da ustayı bu köyden götürüyor. Yöre öylesine otantik ki üç dönem AKP'den Çanakkale Milletvekilliği, Tarım Bakanlığı eski Bakan Yardımlığı görevlerinde bulunan deneyimli siyasetçi Mehmet Deniş, seçim çalışması için geldiği köyde muhteşem bir taş ev yaptırmış. Eğitimini Almanya'da tamamlayan Mimar Bilen Güneş de köyün, taş işçiliğinin bir parçası olmuş. Köye yerleşmek isteyen ünlülerin aradığı bir isim olmuş.

Yalnız Türkiye'nin değil, Asya'nın en batı noktası Babakale'dir. Kıvrılarak giden orman yolları sizi Çanakkale'nin Babakale Köyü'ne götürür. Babakale de, zindan sağlam. Osmanlı döneminde yapılan son kalelerden olduğu söyleniyor. O dönemde kullanılan orijinal kale kapısı da girişte sergileniyor.

Kalenin burcuna çıkıp deniz havasını içinize çekerken, neredeyse kolunuzu uzattığınız da değecekmiş hissi veren Midilli Adası da karşınızda. Köylünün geliri daha çok balıkçılık. Yunanistan'da balık avlama yasakları, bölgede balık artışını sağlamış. Balıkçılar Kooperatifi'nin sahildeki küçük lokantasında balığın en tazesinin yediğinizin farkında oluyorsunuz.

Ayvacık Belediye Başkanı Mesut Bayram ile ilçeyi karış karış gezdik.

“İNSANLARI SEVİYORUZ”

Çanakkale'ye gelip de Ayvacık Belediye Başkanı Mesut  Bayram'a uğramamak olur mu? Başkan, tarihi Assos, bugünkü adıyla Behram Köyü'nden. Athena Tapınağı'nın bulunduğu tepe o gün rüzgarlıydı. İnsanlar düşmemek için birbirlerine tutunuyor ama burada fotoğraf çektirmeden de dönmek istemiyorlardı. Güneşin batışını buradan izlemek de ayrı bir mutluluk oluyor. Hele tapınağa çıkan yol üzerinde el işleri, hediyelik eşyalar, yöreye özgü yiyecekler, içecekler Assos'u yani Behram Köyü'nü daha da unutulmaz kılıyor.

Başkan Mesut  Bayram antik Assos Limanı'nı anlatıyor. Yörenin en ünlü oteli Assos köy muhtarlığına ait. 1973 yılında otel olarak açılan taş binanın tabelasının altında açıldığı yıldan bu yana “İnsanları Seviyoruz” yazısı eksik edilmemiş. Köy statüsünün değişmemesi, belki de buraların bozulmadan bugünlere gelmesini sağlamış. Başkan Mesut Bayram, çoğu kendi köylüsü olan işletmecilerle, abi-kardeş gibi. Bölgeye gelip de Assos'a gitmeyen yoktur. Orada ünlüleri de görüyorsunuz Kadırga Koyu ise bir başka güzel…

O güzellikler içinde içinizi yakanlar da var. Gelibolu yarımadasına çıktığınızda yanmış, kül olmuş ormanları görüyor ve o anda adeta siz de yanıyorsunuz. Buraya gelmişken Gökçeada'ya gidilmez mi?

Loading...