Türkiye’nin bal saltanatı sona ermek üzere

Yangınlar ormanlarla birlikte, dünyaca ünlü çam balını da bitirdi. Çam balı üretiminde Muğla’da lokomotif rolü üstlenen Marmaris’in Osmaniye Mahallesi’nde artık çam ağacı diye bir şey kalmadı. Bu durum bal üreticilerini kara kara düşündürüyor.

Türkiye’nin bal saltanatı sona ermek üzere

Muğla'da 11 gün boyunca yanarak adeta çam bırakmayan orman yangınlarında çiçek ballarının dışında yıllardan bu yana dünya liderliği korunan çam ballarında da saltanat bitmek üzere. Dünya çam balı üretiminin yüzde 85'inin Türkiye, Türkiye'deki çam balı üretiminin de yüzde 75'inin Muğla'ya ait olduğu düşünüldüğünde vahim durum ortaya çıkıyor. Çam balı üretiminde Muğla'da lokomotif rolü üstlenen Marmaris'in Osmaniye Mahallesi'nde ise artık çam ağacı diye bir şey kalmadı. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı ve Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği (MAYBİR) Başkanı Ziya Şahin SÖZCÜ HAFTASONU'na özel açıklamalar yaptı.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı ve Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği (MAYBİR) Başkanı Ziya Şahin .

“İŞİ GEÇİŞTİRMEYIN”

Marmaris'te orman yangını çıkmasıyla birlikte Osmaniye'deki bazı kovanların emniyet altına alındığını belirten Ziya Şahin, “Böyle bir felaketin ardından insan ne söyleyeceğini bilemiyor. İşin en önemli yanı ve en önemli kazanç çevre illere giden arıların henüz geri dönmemeleri. Örneğin Marmaris Osmaniye'de yanan arı ve kovanları bal üretimi için Anadolu'ya götürülüp yaklaşık bir ay önce geri gelen kovanlar oldu. Yangın başlarken bin kovan kaldırıldı. Osmaniye'de yanan kovan sayısı bin, en fazla bin 500 ancak. Osmaniye'de 250 bin kovanda arı konaklıyor. Diğer ilçelerimizde de durum aynı” dedi.

Vatandaşlara “50-100 arı yandı” deyip işin geçiştirilmemesi gerektiğini, Osmaniye'de çok ciddi tesislerin yapılmasının zorunlu olduğunu söyleyen Şahin, “Osmaniye'de bizim 97, Bayır 52 ve Turgut Mahallesi'ndeki 45 üreticiyle sayı 194 işletmeye çıkıyor. Bu kadar işletmeden artık düşünün kaç kişi ekmek yiyor? Öteki mahallelerdeki üreticileri de düşünecek olursak herkesin ekmek teknesi yandı. Buradan nereye gidecekler? Yanmayıp kurtulan hayvanların önüne saman ya da ot koyduğunuz zaman karınlarını doyururlar. Arılara ne yapacağız? Burası çok çok önemli” ifadelerini kullandı.

Kovanlar küle döndü.

EYLEM PLANI ŞART

2019 yılında “Coğrafi İşareti” alınan Marmaris Çam Balı'nda yaşanan felaket için acilen tedbirler alınması gerektiğini de sözlerine ekleyen Şahin, “Muğla genelinde iyimser hesapla 20-40 bin hektarlık bal ormanları yandı. Yani 30-40 bin hektarlık bal ormanında biz 20 bin ton bal üretiyorduk. Bu bal üretilemeyecek. Bununla ilgili iyi bir eylem planı yapılmalı. Bu insanlar nereye gidecek? Önümüzde kış var. Çamdan bal alan arı kendisini bekleyecekti. Çamdan sonra keçiboynuzu vardı. Arı burada da kendisini bekleyecek ve üretecekti. Bütün buradaki çamla ilgili verimli alanlarımız yandı. Burası için çok dikkatli ve önemli bir eylem planlanması gerekiyor. Valilik bünyesinde eylem planı şart. Toplantı ile bunlar detaylandırılmalı. Burada çok ciddi kayıplar var. Çamların yeniden ayağa kalkması için en az 40 yıl gerekiyor ve lütfen bizlere bir çıkış yolu gösterilsin” diye konuştu.

Hasan Hüseyin Aydın

KABARAN KOLTUKLARIMIZI İNDİRDİLER

Muğla Arıcılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve bal üreticisi Hasan Hüseyin Aydın, “Dünya çam üretiminin yüzde 85'i bizim ülkemize ait dediğimizde koltuklarımız kabarıyordu. Şimdi ne oldu, niye koruyamadılar bu çağlarımızı” diyerek şöyle konuştu: “Bu balları veren çam ağaçlarını korumayı bildik mi? Bu köy çok önemli bir yere sahipti. Bu köy bal deryası ve bal pınarıydı. Bu bölgenin ağaçları değil, bal fabrikaları yandı. Burada balcılıkla geçinen aileler ne yapacak? Devlet bize ne yapacak?”

Aydın beklentisinin ise şöyle olduğunu belirtti: “Balan Dağı, Aksaz Deniz Üs Komutanlığı tarafında ormanlar var. Buralara isimler ve kayıtlar almak şartıyla kontrollü olarak kovanlar yerleştirilebilir. Biz arıcıya saha açılmasını istiyoruz.”

250 BİN KOVANI KOYACAK YER KALMADI

Muğla'da yanmadık alan kalmadığını söyleyen Ziya Şahin, “İşin en önemli yanı ise eldeki 250 bin kovanın konacak çamlık alanın kalmaması. Bunun katsayılarıyla çevreden gelenlere de baktığımız zaman bu sayı 400-500 bin kovana ulaşıyor. Bu kadar orman yanmışken bu rakamlarda bölgeye kovan koyulması mümkün değil. Sadece arı ziyanına bakmamak gerekiyor. Vatandaşların evlerinde arıcılık ve bal yapımında kullanılan malzemeleri, makineler yandı” dedi.