Ülkemizin tek, dünyanın ise sayılı müzelerinden

Türkiye kıyılarındaki batık gemileri araştıran ABD’li arkeolog George Bass, sualtı arkeolojisi bilim dalının temellerini atmıştı. Bass 1972’de kurduğu Sualtı Arkeoloji Enstitüsü ile Türkiye kıyılarını dünyaya tanıttı.

Ülkemizin tek, dünyanın ise sayılı müzelerinden

Muğla'nın Bodrum İlçesi'nde 1972'de arkeolog Prof. Dr. George Bass tarafından kurulan Sualtı Arkeoloji Enstitüsü (INA – Institute of Nautical Archaeology) dünyanın en eski batıklarının gün ışığına çıkarılmasında ve çıkarılan binlerce eserin konservasyonu ve restorasyonunda tarih yazdı. Dünya denizcilik tarihinin 3500 yıllık envanterini çıkartan enstitü kapılarını Sözcü HaftaSonu'na açtı. Enstitü Müdürü Tuba Ekmekçi , “Dünya denizciliğinde bilinmeyenleri arkeolojik sualtı kazıları yaparak insanlığın geleceğine aktarmak için çalışmalar yapıyoruz. M.Ö. 1400 yılından M.S. 16. yüzyıla kadar olan batıkların önemli bölümünü çıkartıp 3400 yıllık dönemin envanterini çıkartıyoruz” dedi.

Ekmekçi, süngerci Kemal Aras'ın bulduğu ve bakır külçelerle dolu olan Gelidonya Batığı ile ilgili olarak; Peter Throckmorton, Türkiye'de Gordion Antik Kenti'nde arkeolojik kazı yapan Pensilvanya Üniversitesi ile irtibata geçip, Gordion kazı ekibinde yer alan George Bass ile görüşerek bu batığın kazısının yapılmasının sağlandığını belirterek, “1960'da George Bass, Peter Throckmorton ve ekibi ilk defa Gelidonya'da, kara kazılarında kullanılan sistematik arkeolojik kazı tekniklerini uygulayarak dünyadaki ilk bilimsel sualtı kazısını gerçekleştirmişler. ” dedi.

Prof. Dr. George Bass

Ekmekçi, Gelidonya Batığı sonrasında Bass'ın 1960'da Bodrum Kalesi'nin arkeoloji müzesine dönüştürülmesi için başvurduğunu ve şahsi parası ile sergi salonlarının oluşturulmasını sağladığını belirtti.

BİLİNMEYENLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARDIK

M.Ö. 14. yüzyıldan başlayarak günümüze kadar gelen bölümde her yüzyıldan en az bir geminin kazısını yaparak dünya denizcilik tarihinin kronolojisini çıkarmak istediklerini belirten Ekmekçi, “Böylece dünya denizcilik tarihinin envanterini çıkarmış olacağız. 3400 yıllık bir geçmişte  üretim ve kültürel değişimin nasıl bir değişikliğe uğradığının yanıtını bularak insanlığın hizmetine sunacağız. 60 yıldır ülkemiz kıyılarında yaptığımız kazılarda yüzlerce bilinmeyeni gün ışığına çıkardık” dedi.