BİZİ TAKİP EDİN

© 2016 - Tüm hakları Estetik Yayıncılık A.Ş.’ye aittir.

SERGİ 16:47 2 Aralık 2014

Hem çok aynı hem de çok başka

İki yıllık bir çalışmanın ürünü ‘Güz Dönüşümleri’, Zahit Büyükişleyen’in yaz ve kışın enstantanelerini taşıyan bir seçkisi.

zahit-42Zahit Büyükişleyen hem iş hem de özel hayatında dolu dolu yaşayan bir isim Plastik Sanatlar konusunda eğitim veren Zahit Büyükişleyen şu sıralar farklı bir heyecan yaşıyor. Renart Galeri’de ‘Güz Dönüşümleri isimli sergisiyle sanatseverlerle buluşacak olan Büyükişleyen sorularımızı büyük bir içtenlikle yanıtladı.

Güz Dönüşümleri isimli serginiz hayırlı olsun diyelim ve serginizden bahsederek başlayalım. Seçkinizdeki eserleri nasıl belirlediniz? Proje nasıl ortaya çıktı?

Renart Galeri’de sergi açmak, galeriyi boş olarak gördükten sonra kararverdiğim bir durumdu. Mekana göre düşünüldü. Ama “Güz Dönüşümleri” kavramına dair iki yıllık bir çalışmam sürüyordu.  Bir mevsimden diğerine geçiş birdenbire olmuyor, bir süreç gerektiriyor. Güz Dönencesinin başlangıcı ve bitişi arasında form, ışık ve oluşumu olan renk, skalalar, gölgeler hep ögeler olarak mevcut… Yazdan günler, anlar kıştan enstantaneler biraraya geliyor. Bunların dışa vurumu…

Kendinizden biraz bahsedebilir misiniz? Sanatın sizin için ifade etti şeyler neler?

Sanat anlayışımı varsıllaştıran ve öznel kılan soyut anlatımlarla kurduğum özgün bağların düşünsel sistemi, bence yaşamla keşisir. Yaşam nedir? Yaşamın anlamı nedir? Ne zaman sorulur bu soru, hangi zamanlarda? Dış görünümümüzün altında bir “Ben” olduğunu farkına varıp dünyayı bizimle olan ilişkisi içinde sorgulamaya başladığımızda mı? Daraldığımız, köşeye sıkıştığımız ya da köktenci bir karar verme aşamasında olduğumuz durumlarda mı? Kendi sesimizin yankısını duyamaz olduğumuzda mı? Beklenmedik bir anda ölümle yüz yüze geldiğimiz zaman mı?..,

Yaşam durmandan çözülüp toparlanan ve ikinci kez ele geçmeyen bir oluşsa, onda anlam bulamamaktan korkarız. Herbir yaşam için ayrı anlamlar üretme gereğini duyarız.

Geçmişimizde bizi biz yapan, karmaşık izler, rastlantılar ve insanlar vardır. Anılar kaypaktır, durmadan kaçar gider elimizden…

İnsan kendi yaşamını bile içten değil, dıştan bakarak kavrayabilir, bu yüzden…

zahit-slider1

Acılar çekeriz, yaşamın bize daha uysal, daha adil davranmasını beklediğimiz zamanlar olur. Başarıyı, huzuru, sevinmeyi ve güven duymayı özleriz. Ama ne olursa olsun öykümüz ancak yaşandıktan sonra gerçek bir öyküye dönüşür. Maceramıza asıl ruhumuz, tutkularımız, özlemlerimiz renk ve biçim kazandırır. Geçmişimizi asıl ortaya koyduklarımızın üzerine düşen aydınlık görünür kılar ve yaşamın anlamı yahut anlamsızlığı o yaşamın vardığı, ulaştığı sonuçtan gelir.

Sergiye gidenler nasıl eserlerle karşılaşacaklar?

Sergiye gidenler önceki yaptıklarımdan hem çok aynı, ve hem de çok başka işlerle karşılaşacaklar. Doğadan, doğa tutkusundan, yaşama sevincinden kaynaklanan çıkışlar kendi mantığıyla bir yoruma varmak istiyorlar. Bu yorum benim anlatmak istediğim; başka bir değişle “Mesaj” adı verilen bir kavram değildir.

Daha çok bir gün kendi geçmişi, istekleri, mantalitesi, psikolojik durumu, eğitim ile birlikte yaşamının içerdiği etkenlerin var ettiği bir yorum olmalıdır kanımca. İnsanın doğaya uygun davranması aslında kendi doğasına uygun davranması anlamını da içerir.

Siz eğitimli bir sanatçı hatta bir öğretmensiniz. Eğitim penceresinden bakınca eserlerinizi ortaya koyarken ne gibi farklı bir bakış açısı sunuyor?

Bir sorumluluk olarak özetlenebilir bu bakış açısı. Bunca yıl eğiticilik yaptığımız için salt “Ben” sanatımla ilgilenirim diyemem. Özgünlük diye bar bar bağırırken, keyfekeder ve nemelazımcı olamam.

Bir “Ben” olmam lazım… İndividüel olmak gerek… Öğrencilerime örnek olmak gerek.

Sanatta yeninin hiç bitmediğini, bitmeyeceğini vurgulamak gerek.

zahit-slider-2

Yeditepe Üniversitesi’nde Plastik Sanatlar Bölüm Başkanlığı yapıyorsunuz. Gençlerin bu sanat dalına ilgisi nasıl? İçeriği son derece farklı ve geniş olduğu için insan kendisini daha fazla ifade etme fırsatı buluyor sanırım…

Gençler ebeveyn baskısı, çevre baskısı, koşullandırma gib engelleri aşıp özgün bir dil yaratmak için farklı yöntemler kullanarak değişik ifade biçimleri bulabiliyorlar. Günümüz sanatı bu yaklaşıma son derece yakın.

Bu nedenlede başarılı oluyorlar. Sanatın konvansiyonel araçlarını çok aşmışlar. En uygunu bulup çıkartıyorlar. Böylece kendilerini ifade etme fırsatı buluyorlar.

zahit-slider-3

Plastik Sanatlar dalında uzmanlık eğitimi görmek üzere Batı Almanya’ya gitmiş bir isimsiniz, sanata bakışımız ve üretkenliğimiz anlamında Avrupa’yla bir kıyaslama yapmanızı istesek.

Biz hep geriden takip ettik. Adaptasyonu fazla kullandık. Ama üretici-sanatçı olarak batıdan hiç geride değiliz şu anda. Bir İstanbul Biennal’ine davet edilmek batılı sanatçıyı bir sanat pazarında yer bulabilmek batılı bir galeriyi çok mutlu ediyor.

Son Dakika Haberleri