Televizyonda konuşan, basına açıklama yapan birçok komutan hakkında orduevine, kamplara giriş yasağı getiriliyor. Yasağı iptal eden mahkeme kararlarını etkisiz hale getirmek için yeniden yasak konulurken Milli Savunma Bakanlığı, bu konuda verilen Anayasa Mahkemesi kararına da uymadı.
Adalarımızın Yunanistan tarafından işgal edildiğini belgeleriyle açıkladığı için 11 Aralık 2013’ten itibaren 6 ay süreyle orduevlerine girişi yasaklanan Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Emekli kurmay Albay Ümit Yalım’ın ceza süresi doldukça bunu yeni yasaklar izledi. Bugüne kadar tam 9,5 yıl ceza verilmiş oldu. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi bir yıl süreli yasağı kaldırdı. Ama mahkeme kaldırsa da değişen bir şey olmuyor.
ETKİSİZ KILMAK İÇİN
Ümit Yalım, bir açıklamasında Cumhurbaşkanını eleştirdiği gerekçesiyle 22 Nisan 2020’den itibaren bir yıl süreyle orduevlerine girişi yasaklandı. İdare Mahkemesi önce yürütmeyi durdurma kararı verdi daha sonra da yasağı kaldırdı. Yasağı kaldıran İdare Mahkemesi’nin kararını etkisiz hale getirmek için yasak süresi dolmadan 18 Şubat 2021’den itibaren orduevlerine girişi iki yıl süreyle tekrar yasaklandı. Yasağa gerekçe olarak 19. Adamızın Yunanistan tarafından işgal edilmesi üzerine hükümeti eleştirmesi gösterildi.
İki yıllık yasağın daha birinci yılı bile dolmadan 14 Ocak 2022’de orduevlerine girişi beş yıl süreyle tekrar yasaklandı. Gerekçe olarak, Yunanistan’ın Ege’de dört Türk Adası ve bir kayalığı işgal etmesini eleştirmesi gösterildi. Tabi bununla kalmadı, cezalar verilmeye devam etti.
Ümit Yalım konuştukça, yazdıkça cezalar gelmeye devam etti. Ama Milli Savunma Bakanlığı “Ümit Yalım’ın söylediklerinin gerçekle ilgisi yoktur. Adalarımız işgal edilmemiştir” diye bir açıklama yapmadı. Dahası, Ümit Yalım’ın bu açıklamalarını yazdığımız için bizim de Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık toplantıları dahil hiçbir toplantısına alınmamamız yaklaşık 1,5 yıl önce Genel Sekreter emriyle başlatılmıştı. Bu durumdan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in haberdar olduğunu sanmıyorum. Çünkü, aynı bakan özellikle Tuzla Piyade Okulu’nda yaşananlarla ilgili yazdıklarım için medya temsilcilerinin katıldığı toplantıda teşekkür etmişti.
AYM’YE GÖRÜŞ BİLDİRİLMEDİ
Ümit Yalım, hakkında verilen toplam sekiz yıllık yasaklarla ilgili olarak 18 Nisan 2022’de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda, Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi, İfade Özgürlüğü Hakkı, Adil Yargılanma Hakkı, Ayrımcılık Yasağı ve Hakları Kötüye Kullanma Yasağı’nın ihlal edildiğini öne sürdü. Yalım, dava süreciyle ilgili olarak bize şunları anlattı:
“Anayasa Mahkemesi (AYM), başvurumda belirttiğim ihlaller hakkında Adalet Bakanlığı vasıtasıyla Savunma Bakanlığı’ndan bilgi, belge ve görüş istemiş ancak Savunma Bakanlığı 11 Ekim 2024 tarihli yazısında bilgi ve belge sunamamış, görüş bildirmemiş.
34 BİN LİRA TAZMİNAT
Anayasa Mahkemesi 26 Şubat 2025 tarihli kararında, temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceğini belirten Anayasa’nın 13. Maddesine vurgu yaptı. Çünkü şahsıma verilen orduevi yasaklarının kanuni dayanağı olmayıp yönetmelikle ceza veriliyor. Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine, ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesine iletilmek üzere Ankara 9. İdare Mahkemesine gönderilmesine, tarafıma net 34.000 TL manevi tazminat ödenmesine oy birliğiyle karar verdi. Maliye Bakanlığı ve Bölge İdare Mahkemesi Anayasa Mahkemesi kararına uydu, ancak Milli Savunma Bakanlığı uymadı.
Maliye Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyarak manevi tazminatı ve yargılama giderlerini tarafıma ödedi. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi yeniden yargılama yaparak ve Anayasa Mahkemesi kararını gerekçe göstererek davalı Savunma Bakanlığı’nın istinaf isteminin reddine kesin olarak 30 Haziran 2025 tarihinde oy birliğiyle karar verdi. Karar 29 Temmuz 2025’te Savunma Bakanlığı’na tebliğ edildi.”
9,5 YIL ORDUEVİNE GİRİŞİ YASAK
Ümit Yalım’ın, adalarımızın işgaliyle ilgili yaptığı açıklamaların hiçbirisi yalanlanmadı, tekzip edilmedi, dezenformasyon bültenlerinde yer almadı. Yalım, yasakların birçok emekli asker için devam ettiğini hatırlattı ve bu konuda şunları söyledi:
“Çünkü, bütün açıklamalarım belgeli ve gerçektir. Savunma Bakanlığı vatan topraklarını savunmamı suç olarak gördü ve şahsıma bugüne kadar toplam 9,5 yıl orduevi yasağı getirdi. Yunanistan, Katar askerleri orduevimize girerken, bizlerin alınmaması çok ağrımıza gidiyor. Başka yasaklar koydular mı, onu da bilmiyorum. Bu yalnız bana değil, çok sayıda emekli asker için de uygulanıyor.
Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere emekli askerler emir komuta sistemi içinde değildir. Yürürlükte olan kanunlarda belirtilen suçları işlemesi halinde emekli asker kişilerin yargılanacağı yer Adliye Mahkemeleridir. Mevcut kanunlar ve Anayasa gereği, hiç kimseye Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerine giriş yasağı/orduevi yasağı verilemez. Yasaklama emri kanunsuz emir olup konusu suç teşkil etmektedir.”
GİRİŞ KAPISINDA ÖĞRENİYORLAR
Hakkında yasak getirilen çok sayıda komutan var. Bunlar arasında gazetemiz yazarı emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu da bulunuyor. O da Emekli Tümgeneral Rafet Kılıç gibi orduevine gideceği zaman, kartını koydu, “Geçersiz” yazısı çıktı. Yani kendilerine yasak getirildiğine ilişkin tebligat yapılma gereği bile duyulmuyor. Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, Fenerbahçe Orduevi içinde ilaç yazdırmak için girmek istediğinde, “Kartınız geçersiz” yazısıyla karşılaştı. Emekli Albaylar Alican Türk, Orkun Özeller de yasağı yine giriş kapısında içeriye alınmadıklarında öğrendiler...
Askerlere böyle bir yasak getirildiğine göre, önceden yasağı bildirilse de, kapı girişinde emekli komutanlar bu şekilde mahcup, suçlu gibi ayrılmasa daha uygun olmaz mı?