Galatasaray Basın Sözcüsü Remzi Sanver’den önemli açıklamalar: ‘Söz ola kese savaşı…’

Galatasaray Kulübü Sözcüsü Remzi Sanver, Galatasaray Üniversitesi'nde düzenlenene yönetim kurulu toplantısından sonra açıklamalarda bulundu. Transfer ve rakiplerle olan ilişkilere dair konuşan Sanver, hiçbir kulüple hasım olmadıklarını ve kulüplerin birbirleriyle kurdukları sert üsluptan uzaklaşacaklarını belirtti.

Galatasaray Basın Sözcüsü Remzi Sanver’den önemli açıklamalar: ‘Söz ola kese savaşı…’

Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu’nun toplantısının ardından açıklama yapan Basın Sözcüsü Remzi Sanver, gündeme dair önemli ifadeler kullandı.

Toplantının neden Galatasaray Üniversitesi’nde yapıldığına değinen Sanver, transfer sürecinde yönetime yapılan eleştirilere yanıt verdi. Mali disiplinden taviz vermeyeceklerinin altını çizen Sanver, “Elbette bu sene futbolda şampiyon olmak istiyoruz, inşallah olacağız da. Bundan daha önemli meselemiz çocuklarımıza nasıl bir Galatasaray miras bırakacağımızdır” dedi.

Türkiye’de spor kulüplerinin birbirleriyle olan ilişkilerinde kullandıkları üsluba değinen Sanver, “Kimsenin üslubuna karışmak hakkımız değil. Ama Türkiye’de spor kulüplerinin birbiriyle ilişkilerinin dilinde bazen gözlemlenen sertlikten duyduğumuz üzüntüyü ifade etmek, ki ne yazık biz de her zaman bundan muaf olmadık. Her halükarda çok önemsediğimiz üslup özenini rakiplerimizle ilişkilerimizde de göstereceğimizi teyit etmek isterim. Biz Türkiye’de spor kulüpleri olarak rakibiz, ama hasım değiliz. Hepimiz aynı gemideyiz. Geminin zarar görmesi hepimize zarar verir” şeklinde konuştu.

Konuşmasında ünlü şair Yunus Emre’den alıntılar yapan Remzi Sanver’in açıklamalarının tamamı:

“Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu olarak dönemimizin üçüncü toplantısını Galatasaray Üniversitesi’nde gerçekleştirdik. Değerlendirmeyi yapmadan evvel mekan seçimimizin güçlü sembolik anlamına değinmek isterim. 1992 senesinde kurulan Galatasaray Üniversitesi, kuruluşuna müteakip kendisine bağlanan Galatasaray Lisesi, Ortaokulu ve İlkokulu’yla Türkiye’nin en kapsamlı eğitim zinciridir. Bir üniversite için genç sayılacak 29 yaşına rağmen dünya akademisinde saygı gören bir kurum olmayı başarmış, bünyesindeki Galatasaray Lisesi’nin köklerinin 550 yıl öncesine uzanmasıyla yeryüzünde emsali zor bulunur bir eğitim geleneğini temsil eder hale gelmiştir. Galatasaray Lisesi’nden doğan, dolayısıyla Galatasaray eğitim geleneğinin evladı olan kulübümüzün Galatasaray Üniversitesi ile yakın iş birliği içerisinde olmayı dilememesi tasavvur edilemez. Biri sporda, diğeri akademide dünyaca saygı kazanmış iki kurumun iş birliğinin bilimde, eğitimde, topluma hizmette üretebileceği fayda tarifsizdir. Bu heyecanımızı ortaya koymak için Galatasaray Üniversitesi’nde toplanmak istedik. Heyecanımız karşılık buldu. Saygıdeğer rektör Prof. Dr. Ertuğrul Karsak toplantımıza katılma davetimize icabet ederek bize şeref verdiler. Bugünkü toplantının Galatasaray Spor Kulübü ile Galatasaray Üniversitesi arasındaki ilişkilerde dönüm noktası olacağının heyecanını taşıyoruz. Galatasaray’ın bütün kurumlarının bir ve bütün olmasını göstermesi açısından da değerli buluyoruz.”

Galatasaray'da acil durum: Bek aranıyor! İlginizi Çekebilir Galatasaray'da acil durum: Bek aranıyor!

“FUTBOLDA İKİ ÇELİŞKİ VAR”

“Kişilerden bağımsız bu konunun doğasında en azından şimdiki doğasında iki çelişki var. İlk çelişki bir yandan futbolda hemen başarılı olmak istiyoruz, diğer yandan zaten ziyadesiyle sıkıntılı olan mali tablomuzu daha da bozacak adımlarla Galatasaray’ın geleceğini ipotek altına almaya hakkımız yok. İkinci çelişki, bir yandan her konuda ve transferlerde şeffaflığı savunuyoruz, diğer yandan ülkemizdeki spor sisteminin bütününün şeffaf olmadığı durumlarda Galatasaray’a zarar vermeyecek dikkati göstermek zorundayız. Sportif A.Ş.’nin de yönetim kurulu başkanı olan başkanımız Burak Elmas’ın, değerli hocamız Fatih Terim’le istişareleriyle yönetilen sürecin bu çelişkilere dengeli çözümler ürettiğini görmekte mutluyuz. Transfere dair detayların açıklanmasını süreci yürüten Sportif A.Ş.’ye bırakmak daha uygun olsa da, atılmakta olan adımların hem bugünkü ihtiyaçlarımızı karşılayan, hem de Galatasaray’ın geleceğine dair sorumluluk taşıyan mahiyette olduğunu görmekten mutluluğumuzu ifade etmek istiyorum.”

‘TRANSFER SÜRECİ BİTİNCE AÇIKLANACAK’

“Bu vesileyle sporcularımızla yapılan sözleşmelerin mali içeriklerinin kamuya açıklanmamasına dair gelen şeffaflık temelli eleştirileri anladığımızı ve saygıyla karşıladığımızı söylemek isterim. Diğer yandan bu bilgilerin bütün rakiplerimiz tarafından paylaşılmadığı bir ortamda tek taraflı açıklığımız transferde rekabet gücümüzü ciddi bir şekilde kırardı. Ne yazık ki, bunu göze alamayacağımız kadar zorlu bir süreçten geçtik. Yoksa kamuoyundan bilgi saklamak gibi bir niyetimiz elbette yoktur. Zaten Sportif A.Ş.’nin bütün mali işlemleri üyelerimizin bilgisine sunulmaya her zaman açıktır. Ayrıca başkanımız Burak Elmas da transfer sürecinin sonunda sözleşmelerle ilgili bilgilerin kamuoyuna açıklanacağını teyit etmiştir.”

“ŞAMPİYON OLMAK İSTİYORUZ AMA…”

“Değerli Galatasaraylılar kısa vadede atılan bu adımların uzun vadeli çözümlere dönüştürülmesi gerektiğini farkındayız. Kendi vaadlerimizin her şeyden evvel kendimiz takipçisiyiz. Galatasaray Spor Kulübü dünyanın en güçlü sivil toplum örgütleri arasındaysa ana kaynaklarından bir tanesi yeryüzüne yayılmış milyonlarca taraftarımızdır. Onların heyecanını kıymetli buluyor, her türlü kanaldan yansımasını dinlemeye ve anlamaya çalışıyoruz. Mesela mesleğimle ilgili bir tweet atıyorum, altına yüzlerce transfer yorumu yazılıyor. Bundan hiç şikayetim yok. Çok mutluluk verici ve sevimli buluyorum. Hatta bu yorumların bana karşı çok da sevecen olmayan ifadeler de içeriyor. Bunu da şefkatle ve anlayışla karşılıyorum. Kurumsal olarak baktığımızda Galatasaray gibi birikimiyle, mali gücüyle, dünyadaki marka değeriyle muazzam bir yapıyı günlük heyecanlarla değil, uzun vadeli bakışla yönetme sorumluluğu taşıyoruz. Elbette bu sene futbolda şampiyon olmak istiyoruz, inşallah olacağız da. Bundan daha önemli meselemiz çocuklarımıza nasıl bir Galatasaray miras bırakacağımızdır. Galatasaraylı olmakta duyduğumuz gururun bizden sonraki kuşaklara da taşınmasıdır. Bunun için tribündeki heyecanımız şarttır. Ama yönetimimizde sükunet ve ağır başlılık lazımdır. Bu hususu sadece kararlarımıza değil, üslubumuza da yansıtmak zorundayız. Tribünlerde sesimizi yükseltmek bizi kendimize iyi hissettirebilir ama yönetim dilimiz asrı aşkın birikimimize uygun bir zerafeti ve bu birikme duyduğumuz güvene yakışır asudeliği yansıtmak zorundadır. Kaldı ki, hepimiz hayattaki kişisel tecrübelerimizden de ders çıkartmışızdır. Sesimizi ne kadar çok yükseltirsek hakkımızı o kadar iyi arıyor olmayız. Tersine, iyi seçilmiş kelimeler daima yükseltilen seslerden çok daha etkilidir.”

“SÖZ OLA KESE SAVAŞI…”

“Sözün önemini ve değerini bizim kültürümüz bilir zaten. 8 asır evvel bir Yunus Emre geçmiş bu topraklardan; Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz. Bu vesileyle bugün yönetim kurulunu bu detayı konuşmadık ama umarım yetkimi aşan bir ifade kullanmıyorumdur. Kimsenin üslubuna karışmak hakkımız değil. Ama Türkiye’de spor kulüplerinin birbiriyle ilişkilerinin dilinde bazen gözlemlenen sertlikten duyduğumuz üzüntüyü ifade etmek, ki ne yazık biz de her zaman bundan muaf olmadık. Her halükarda çok önemsediğimiz üslup özenini rakiplerimizle ilişkilerimizde de göstereceğimizi teyit etmek isterim. Biz Türkiye’de spor kulüpleri olarak rakibiz, ama hasım değiliz. Hepimiz aynı gemideyiz. Geminin zarar görmesi hepimize zarar verir.”

“BEN GELMEDİM KAVGA İÇİN…”

“Son olarak spor kulüpleri olarak duruşumuzla, sözümüzle Türkiye’nin her kesiminden insana spor müsabakalarını aşan bir ilham veriyoruz. Galatasaray Kulübü olarak bu ilhamın bir dostluk kültürü, barış kültürü, sevgi kültürü geliştirecek yönde olmasının sorumluluğunu vicdanımızın, ruhumuzun en derininde hissediyoruz. Geçtiğimiz hafta yaptığımız açıklamaya gelen tepkilerle bir kere daha fark ettik ki, Galatasaray’ın değerleriyle sadece Galatasaraylıların değil, bütün Türkiye’nin gönlüne dokunabiliyoruz. Konuşmamda Yunus’a atıf yaptım, onunla tamamlayalım; Ben gelmedim kavga için, benim işim sevi için, Hak’kın evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim. Spor kulübü yöneticiliğinin sakin denizde gemi yönetmek olmadığını biliyoruz. Elbette iyi günümüz, kötü günümüz olacak. Maç kaybedeceğiz üzüleceğiz, kazanacağız sevineceğiz. Haksızlığa uğrayacağız isyan edeceğiz. Bunların hepsi olacak, gereğini yapacağız. Ama Galatasaray değerlerinin gerektirdiği çizgiyi korumaya devam edeceğiz.”