Kırılan bel, savrulan kariyer: Billy Mehmet

Bir dönem Türkiye'de forma giyen, Kıbrıs Türkü baba ve İrlanda asıllı İngiliz annenin futbolcu oğlu Billy Mehmet, genç takımda kırılan belinin bedelini kariyeri boyunca ödedi...

Kırılan bel, savrulan kariyer: Billy Mehmet

Kariyerinin son 10 yılını Türkiye, Avustralya ve Malezya gibi çeşitli ülkelerde geçiren Billy Mehmet, Anton Ferdinand ve Glen Johnson gibi yıldızların yetiştiği West Ham’ın ünlü akademisindeki ilk yıllarından uzakta bir hayat geçiriyor.

Genç takımda oynarken beli kırılan, kariyeri boyunca birçok sakatlık ve sıkıntılar içinde futbol oynamaya çalışan Billy Mehmet, Kıbrıs Türkü bir baba ve İrlanda asıllı İngiliz bir annenin oğlu olarak Londra’da büyüdü. Sekiz yaşındayken West Ham’ın akademisine katılan Mehmet, 10 yıl boyunca burada forma giydi.

“West Ham’da sahip olduklarımdan uzaktayım ancak geriye dönüp baktığımda çok farklı şeyler deneyimlediğim için memnunum.”

Şimdilerde 36 yaşında olan Mehmet, son olarak Kuzey Kıbrıs’ta Merit Alsancak Yeşilova forması giyiyordu. Ancak, Kuzey Kıbrıs’ın en üst ligi olan Süper Lig, corona virüsü nedeniyle Eylül 2020’de ertelendiği için 7 aydır sahalardan uzak. Yurt dışında bir siteye konuşan Billy Mehmet’in hikayesini derledik…

“TÜRKİYE’DEN TEKLİF ALDIM”

Londra’daki ailesini ve küçük kızına aylardır hasret kalan Mehmet, Türkiye’den transfer teklifleri aldığını ama kulübüyle olan sözleşmesi nedeniyle bir yere gidemediğini söyledi:

“Sezon öncesi antrenman kampımız vardı ama sonra aniden otelden eve gönderildik. O zamandan beri, İskoçya ve Türkiye’den çok sayıda transfer teklifi aldım. Ama sözleşmemi iptal etmem imkansız. Bu sinir bozucu bir durum çünkü hayatım boyunac futbol oynadım ve ailemi görememek, her sabah aynı şeyleri yaparak uyanmak çok zor.”

Almanya'da Türk kral: Serdar Dursun! Milli Takım'a göz kırpıyor... İlginizi Çekebilir Almanya'da Türk kral: Serdar Dursun! Milli Takım'a göz kırpıyor...

YILDIZLARLA SAVAŞ

West Ham altyapısında yetişen ve dönemin teknik direktörü Harry Redknapp tarafından 2002’de A takıma davet edilen Billy Mehmet, kendisini kanıtlamak için yıldızlarla savaşmak zorundaydı. Paolo Di Canio, Jermain Defoe ve Frederic Kanoute gibi golcülerin arasında forma bekledi.

“Sezon öncesi birkaç maç oynadım. West Ham’da çocuk olmak harikaydı. A takımdaki oyuncularla antrenman yaparken çok fazla baskı hissettim. Çünkü onların idmanını mahvetmek istemiyordum. Yine de iyi olan tarafı gençleri her zaman teşvik etmeleriydi.”

“ANAHTARLARI FIRLATIP ARABASINI YIKATTI”

“Harry Redknapp’i seviyordum. Sakat olduğum bir gün doktorun odasına gelip, anahtarları bana attıktan sonra arabasını temizlememi söylediğini hatırlıyorum. Sana bir şey yapmanı söylediyse, yapardın. Nedenini sonradan anlıyorsun. Bizim için harika bir harika bir öğrenme dönemiydi. Bu günlerde gençlerin antrenman sahası etrafında bir şey yapması gerekmiyor.”

U19 MAÇINDA KÂBUS

Ancak Mehmet’in West Ham’daki rüyasından uyanması Everton ile oynadıkları U19 maçında kabusa döndü. Bir hava topu mücadelesi sonrası beli kırılan Mehmet, o anları şöyle anlatıyor: “Bir kafa topu için zıpladım. Yere düşerken önce kafamı çarptım ve sonra rakip oyuncu üzerime düştü. Pozisyondan sonra 5 dakika boyunca oynamaya devam ettim. İnanılmaz bir acı vücudumu kaplamadan önce hiçbir şey fark etmedim. Sonra bir şeylerin ters gittğini anladım.”

“KEŞKE BELİM KIRILMASAYDI”

Çok sevdiği Redknapp’ı kovan West Ham’dan 1 yıl uzak kalan Mehmet, sakatlığı atlatıp antrenmanlara başladığında Glenn Roeder teknik direktörlük koltuğunda oturuyordu. Ancak Roeder’in gözüne bir türlü giremedi ve aylar sonra kulüp tarafından serbest bırakıldı. “Yıkılmıştım” diyen Mehmet, “Pişmanlıklarla yaşayan biri değilim ama keşke belim kırılmasaydı. Bu konuda çok düşündüm” diyerek yaşadığı talihsiz sakatlığın kariyerini olumsuz yönde etkilediğini söylüyor.

ST MIRREN’DE YENİDEN DOĞUŞ

West Ham’dan ayrıldıktan sonra, 2004 yılında nerede olduğunu bile bilmediği İskoçya’nın Dunfermline takımıyla anlaşan Mehmet, 2 yıl sonra St Mirren’e transfer olarak işleri yoluna koymaya başladı. St Mirren’de kariyerinin en mutlu zamanlarını yaşayadı. Takımın İskoç Premier Ligi’ne yükselmesine yardımcı oldu ve art arda üç sezonda en çok gol atan forvetti. Ayrıca Rangers’a karşı Lig Kupası finalinde forma giydi.

“St Mirren’e gittikten sonra kabakulak oldum. Bu yüzden uzun süre oynayamadım. Bo’ Selecta karakteri gibiydim. Bazı kulüpler size sadık kalmıyor. Ama onlar bana sahip çıktı. Kulüp ve taraftarlarla gerçek bir bağ kurdum. İskoçlar harika ve onlarla iyi anlaşıyorum.”

TÜRKİYE MACERASI

İskoçya’da başarılarla dolu 5 yılın ardından Türkiye macerasına atılan Mehmet, 2010’da eski Alman forvet Thomas Doll’un teknik direktörlüğünü yaptığı Gençlerbirliği’ne transfer oldu.

“Onunla çalışmak mükemmeldi. Babamın geçmişinden dolayı kültür şoku yaşamadım ve kadroda Michael Stewart, Mile jedinak ve Shane Smeltz vardı. Bu yüzden onlarla İngilizce iletişim kurabiliyordum.”

“TÜRKİYE’DE ÖLÜM KALIM MESELESİ”

2010-11 sezonu 16. haftasında Galatasaray ile oynadıkları maçı anımsayan Billy Mehmet, ilk 11’de sahaya çıktığı ve 2-0 kazandıkları maçta yaşananları şu sözlerle anlatıyor: “2-0 kazandık ve her şey çılgıncaydı. Galatasaray taraftarı koltukları söküp her şeyi sahaya attı. Neler olduğunu anlamamıştım. İskoçya’daki taraftarlar harika ama futbol Türkiye’de ölüm kalım meselesidir.”

O maç Galatasaray’ın Ali Sami Yen Stadı’nda oynadığı son lig maçıydı ve sarı kırmızılılar hayal kırıklığı içinde geçen sezonu 8. sırada tamamlamıştı. Ankara’da geçirdiği bir sezonun ardından Vladimir Petkovic yönetimindeki Samsunspor’un yolunu tuttu, ancak maddi konulardaki anlaşmazlıklar yaşayınca 6 ay sonra takımdan ayrıldı.

İNTİKAM VAKTİ

Türkiye’deki serüveni uzun sürmeyen Mehmet, Avustralya’nın Wellington Phoneix takımı deneme antrenmanlarına çıktı, ancak takımın menajeri Ricki Herbert’in gözüne giremeyince anlaşma olmadı.

“Benimle hiç konuşmadı bile. Ama daha sonra arkamdan benim hakkımda kötü şeyler söylediğini öğrendim. Bana dürüst davranabilirdi. Çünkü o dönem iyi olmadığımı biliyordum. Bu saygıyla ilgili.”

Ancak ligin diğer takımı Perth Glory’ye imza atan Mehmet’in intikamını alması fazla uzun sürmedi. Galip geldikleri Wellington maçından sonra rakip yedek kulübesinin önüne koşan ve zafer çığlığı atan Mehmet, Herbert’in maçtan sonra kendisinden özür dilemesini sağladı.

GÖÇEBE KARİYER

Kariyeri göçebe şekilde devam eden Mehmet’in travmaları, Ocak 2013’te Perth takımından ayrılmasıyla devam etti. Tayland’da Bangkok Glass, Hindistan’da Dempo, Malezya’da Kedah ve Sarawak, Singapur’da Tampines Rovers ve Brunei DPMM’de üç aylık futbol serüvenleri yaşadı.

St Mirren’e geri dönme şansı bulmasına rağmen, 2017 yazında Kuzey Kıbrıs’taki baba toprağına döndü.

“Bir menajer, hakkında hiçbir şey bilmediğim Merit Alsancak Yeşilova hakkında abimle iletişime geçti. O sırada Lomana Lualua oradaydı. Ben de onların kötü bir takım olamayacaklarını düşündüm. Ayrıca babam da Kuzey Kıbrıs’ta bir takımla anlaştığım için sevinmişti. Aileme hediye veriyor gibi hissetmiştim.”

YETENEK AVCISI

Kuzey Kıbrıs, FIFA tarafından tanınmayan futbol takımlarının uluslararası yönetim organı olan CONIFA’nın üyesi. Üç yıl önce CONIFA Dünya Futbol Kupası’na katılan ve Ukrayna’nın yerel takımı Karpatlja’ya karşı ilk maçında gol atan Mehmet, milli takımdan davet aldı.

Hareketli kariyerinin son anlarına yaklaşan Mehmet, Ballers Akademi ile yeni nesil futbolcuların gelişmesine yardımcı oluyor. Kardeşi Jamie ile birlikte Londra’da kurdukları akademi, şimdiden Watford savunmacısı Jeremy Ngakia, Arsenal’den Joseph Oluwu ve Rochdale için oynayan Abraham Odoh gibi isimleri yetiştirdi.

Loading...