Şenol Güneş, EURO 2020 sonrası ilk kez konuştu: Euro almıyorum! Ben hırsız değilim

EURO 2020'de beklenen çok altında kalan ve 1 gol atıp puansız turnuvadan elenen A Milli Takım'da teknik direktör Şenol Güneş basının karşısına geçti.

A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, EURO 2020 sonrası ilk kez basının karşısına geçip açıklamalarda bulunu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

EURO 2020 Elemeleri’ni çok iyi geçen ve Dünya Kupası Elemelerine de 7 puanla başlayıp beklentileri arttıran milli takım, EURO 2020’de oynadığı 3 maçta puan alamayınca eleştirilerin hedefi oldu. Turnuvaya erken veda eden ay-yıldızlıların teknik patronu, turnuvanın ardından ilk kez konuştu.

Şenol Güneş’in basın toplantısından öne çıkan sözleri şöyle;

“EURO 2020’de beklentimiz bu değildi. Hayal kırıklığıdır. Oyuncular da çok üzgün. Dönüş uçağında da söyledim. Sonuçlar dışında olumsuzluk olmadı. 15-16 oyuncuyla en az 2-3 kere görüştüm. Travmaydı bu sonuç. İstifa etmek, etmemek bir seçenek. İstifa etmeyi düşündüm, konuştum, tartıştım ama sonunda da kalmamın, göreve devam etmemin doğru olduğuna karar verdim. Sert eleştirileri anlıyorum. Bu oyunu içime sindiremiyorum. Haklıyız ama teslim olmak yerine nasıl bir yol çizeceğimizi konuşmak gerekiyordu. Takım ve ülke olarak cesur olmayı, meydan okumayı severiz. Afyon yutmuş gibi uyuşuk bir oyun oynadık.”

“YIKILMADIK, YIKILMAYACAĞIZ”

“Asıl hedefimiz oyun olarak yükselerek kendimizi kabul etmek, oyuncuları üst seviyeye çekmekti. Ancak yıkılmadık, yıkılmayacağız. Bu oyuncu grubu ayakta kalacaktır. Zaman zaman kırılmalar olsa bile takılmadan devam etmek. Türk futbolunun kalkınmasını istiyorum. Dünya Kupası’nda üçüncü olduğumuz zaman dünyanın en iyi üçüncüsü değildik. Biz EURO 2020’de 24. olduk diye 24. ülke değiliz. Bizim yerimiz belirlenmedi. Biz yerimizi belirlemeye çalışıyoruz. Bu takım umut verdi. Turnuvada kaybettik ama ortak değerlerimizi kaybetmek istemiyoruz. Herkes konuşacak, tartışacak ama yaralamamaya, kaos ortamı yaratmamaya dikkat etmeliyiz. Beklentiyi büyüten de 3 maçı kaybeden de biziz. Yeniden ayağa kalkmamız lazım. Doğru analizlere çok çalışarak, oyun kalitemizi, isteğimizi, yeteneğimizi Dünya Kupası hedefimize doğru kanalize edeceğiz. Bu oyuncu grubuna inanıyorum. Yeni başarılar elde edecekler.”

ERKEN KAMP ELEŞTİRİSİNE CEVAP

“Halil İbrahim'i, Kerem'i, Taylan'ı, Ozan'ı, İrfan'ı aldık… Erken kampa girdikleri düşüncesine katılmıyorum. Bu bir toparlama kampıydı. Üç oyuncu da geç geldi, kutlamaları vardı. İlk gelen grupları iki hazırlık maçında değerlendirdik. Kimi alabiliriz, nasıl oynatabiliriz? Burada Halil İbrahim biraz daha göze battı. Abdülkadir çalışıyor ama eski patlayıcılığı yok. Belki 10 gün sonra olabilirdi ama o an o aşamada değildi.”

“EURO İLE MAAŞ ALMIYORUM”

“Maddi konularla ilgili şunu söyleyeyim, şu anda Avrupa Şampiyonası’na katıldık, hiç para almadık, kimse de prim almadı. Çünkü sonuç gelmedi. Katıldığınız zaman 9-10 milyon avro para kazandı Türkiye. Başarının kriteri yönetimindir. Oyuncu maaş almıyor, maaş alan benim, benim maaşımla ilgili ilk günden beri konuşuluyor. Yine açıklanıyor yine yalan yazılıyor. Benim federasyondan da kulüplerden de alacağım var. Hiç dava açtığımı duyduğunuz mu? Bir anlaşma yapmışım, 3 milyon 200 bin avro yazmışsın. Kimse Türkiye’de avro almıyor, yalan yazan siz, yalancı ben, nasıl oluyor bu? Ben kimsenin maaşını bilmiyorum, kimsenin döviz aldığını düşünmüyorum, ben almıyorum ama aynı şeyi konuşuyoruz. Bunun açıklamasını federasyon başkanı yapmış, rakamı sana söylemek zorunda mıyım? Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra burada 6 ay çalıştık, para almadım. Burada Beşiktaş'ta aldığım parayı da almıyorum. Döviz almadım, o paraları almadım, daha fazlasını alsam ya da hiç almasam ne olacak? Şu döviz işini bir halledin. Türk insanını bu kadar aşağılamak ne demek. Ülkemiz başarılı olsun, oyuncular yurt dışında oynuyorlar, beni yıpratın, onları yıpratmayın. Bu oyuncuların yakasını bırakın. Yönetime söyleyin, onlara para vermesinler, yönetime diyorum vermesinler kardeşim. Sponsorlar hikayesi var, birçoğuna katıldım, kendime reklam mı yaptım? Hayır. Adamlar bize destek oluyorlar.”

EMRE BELÖZOĞLU İLE GÖRÜŞMESİ

“Emre Belözoğlu ile görüştüğüm doğrudur. Değişimin olacağını söyledik. Bunda gizli bir şey yok. Değişim olacak. Şu anda görüşüyorum, iki defa görüştüm, daha sık da görüşebilirim. Emre ile ilgili siz de biliyorsunuz, kamuoyu da biliyor. Yazıyorsunuz, bana da bir şey kalmıyor. Görüşüyorum çünkü Emre ile ilgili düşüncemi kamuoyu biliyor zaten. Başlamasaydı bizle başlamasını isterdim dedim. Sportif Direktör olarak başlamasını doğru bulmadığımı söyledim. Emre'nin yeteneğini, karakterini, oyunculuğuna ve bu işe gönül vermesiyle uzun vadeli olacağını düşünüyorum. Daha henüz kesinleşmedi, görüşüyoruz. Olmayan bir şeyi açıklarsam doğru olmaz”

“BU OYUNCULARDAN VAZGEÇMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM”

“Hakikaten olağanüstü bir şey gerçekleşti. Bu takım en çok desteklenen takımdı, doğru. Ben oyuncuyu çalıştırıyordum ama oyuncu kendisi de çalışıyordu. Bunların hepsini topladığında acaba olumsuz olabilir mi, diye kendime soruyorum. Ben ısınmada oyuncuya hiçbir şey demem. İtalyan oyuncular, maçta atacağı deparları, ısınmada toplu topsuz atmaya başladı. Ben hayatımda böyle bir şey görmedim. Kenan çok koştu ama Spinazzolaya hiç cevap veremedi. Benim şu anda kafamdaki oyuncular belli. 3 tane kaleci zaten belli, ama hangisi iyiyse oynar. Ben bu oyunculardan vazgeçmeyi düşünmüyorum. Ben bu takımın iyi olduğunu ve iyi olacağını düşünüyorum. Bu durumu düzeltmek için onlarla konuşmalarımızı sürdürüp inanmaya devam etmemiz gerekiyor. Hiçbir oyuncumu kendi performansında bulmadım. Burada bir problem var, bu problemi de ben çözeceğim. Kadrodaki oynayan, oynamayan neredeyse bütün oyuncuyla konuştum ve anlattım. Sanırım sadece 3-4 oyuncuyla konuşmadım”

ENES VE HALİL’İN ANTRENMANDAKİ TARTIŞMASI

“Kampta benim gördüğüm problem olacak bir tek şey yönetimin de olduğu oynamayan oyuncuların olduğu idmanda Enes ile Halil İbrahim çift kale yaparken, Halil İbrahim ‘Bana top atmıyorlar, hep ben koşuyorum’ dedi. Enes de ağzı var dili yok, ‘Sen ne konuşuyorsun’ dedi, birbirlerine doğru gittiler, ayrılın dedik. Bunu kavga diye söylemek ayıp. En güzel kamp dönemi geçti. Keşke güzel geçmeseydi, keşke kavgalı geçseydi. Dünya Kupası'na oyuncular toplantı yaptı, oyuncularla medya arasında kavga var, keşke olsaydı. Hırslanırlardı belki. Bu sonuç kötü ama bunu tartışırken olmayan bir şeyi olmuş gibi söylemeyelim. Ben ‘Sorumluluk medyanın’ demedim, başarıyı sizinle paylaştım. Sorumlu benim, benim işimden sen sorumlusun demedim. Güya medyayı suçlamışım, oyuncuları suçladı dediler, o da doğru değil.”

“TAYLAN’LA İLGİLİ BİR SIKINTIM VAR”

“Hiçbir oyuncuyu kendi performansında gördüğümüzü söyleyemem” diyen Şenol Güneş, oyuncu tercihleri hakkında sorulan soruya ise, “Mahmut sakatlandı, bel sakatlığı vardı. Yükleyince belinde rahatsızlığı var, düzelir miydi? Efecan ile Halil vardı, orada Cengiz düşündüğüm oyuncuydu, Kenan oynuyor, Abdülkadir vardı. Salih’e gelince orta saha benim düşündüğüm oyuncular içinde Ozan, Okay, İrfan, Hakan, Taylan, Dorukhan vardı, Dorukhan daha iyi durumdaydı. İrfan da sakatlıktan geldi, gol atınca dışarıya aldık. ‘Hocam çok yoruldum’ dedi. Merih, İrfan ve Cengiz Mart'ta da yoktu. Salih, Berad o dediğim oyuncuların gerisinde düşündüğüm oyunculardı. Taylan'la ilgili bir sıkıntım var, Taylan benim seyrettiğim maçlara göre daha durağan geldi. İyi görmüyorum. Dorukhan arada parlıyor ama daha iyi göründü. Kaan'ı denedim, Kaan daha iyi geldi. Taylan turnuvadan geldi ilk geldiği gün ameliyat oldu. Doktoru aradım, ‘Var mıydı sakatlığı?’ dedim ‘Yok tedbir amaçlı oldu’ dedi. Nasıl bir iştir anlamadım dedim. Ama bir belirti görmedik, idmanları yaptı ama temposu düşüktü. Olsa söylerdim. Temposu düşüktü, olabilir belki bir rahatsızlığı vardı, kasık fıtığı vardı büyük ihtimalle. Onun üzerine gelip ameliyat oldu. Ama olumsuz bir durum. Benim için de olumsuz ama asıl onun için olumsuz. En azından gelip hocam sakatlığım var ne düşünüyorsun diyebilirdi? Hasan Ali söyledi bunu, git ameliyat ol dedik. Bunda yapacak bir şeyim yok. Sakatlığım yok diyor bana, ameliyat niye oldu? Ben de size soruyorum.”

“HAMİT SOKAKTAKİ BİRİNİN AĞZIYLA KONUŞUYORSA…”

*Milli takımda kuşak çatışması yok, iyi bir iletişim var. Farklı bir dünya var, doğru. 3 kuşak var aramızda ama düşüncenin yeniliği başka bir şeydir. Bu oyuncu grubunun sorumlulukları da var. Ben bu havayı hissettim hep. Kırılmaların ne kadar olacağını bilemiyorum. Buna benzer bazen olabiliyor ama maç içerisinde ama 3 maç olduğu için bir sıkıntı oldu. Halil İbrahim’i, Rıdvan’ı ayrı yerde tutuyorum ama olumlu geri bildirim alıyorum. İlişkilerde sıkıntı yok ama daha da sıcak tutmak için başka yollar deneyebiliriz. Hamit’le çok sık görüşüyoruz. Hamit Bey yönetici, ben yönetici değilim, yönetimin takdir hakları başka. Oradaki hiyerarşik düzeni bildiğim için söylüyorum, Selim Ağabey A Takımına, Hamit Ümit Milli Takıma bakıyor. Çok konuda aynı fikirdeyiz. Bu fikirlerimiz bazen geçerli olmuyor. Bu fikirdir, zaman içinde yer değiştirebilir. Bu yazı çıktıktan sonra o yazı bana geldi, biz de ezildik, dağıldık dedim, bunu ne anlamda söyledi, bana mı söyledi? Telefonda da söylemedi. Demedi, Selim Ağabey, Başkan beraberken böyle bir konuşma geçti, rahatsız olduğu için. Hamit'e yönetim kurulu çok değer veriyor. O konuşmadan da rahatsız olduğunu hissettim. Böyle bir düşüncen varsa bana söylersin, kamuoyunda rahatsız bir şey varsa tekzip edin. Hamit çok sevdiğimiz iyi bir futbol adamı. Başkan da ben de çok değer veriyoruz. Bu konuşmaları sokaktaki birinin ağzıyla konuşuyorsa, yanlış yapar. Bana da hoca olarak saygı gösteriyor. Fikirler zamanı gelince kullanılmalı. Almanya'nın uzun yıllarda yaptığını bir anda yapmak istiyoruz. Belçika FIFA'da birinci sırada belki bu oyuncu grubu artık dağılacak.”