Bugün sizlere Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde görev yapan ve ismi bende saklı olan bir mühendisin kaleminden, bu kurumda yaşanan büyük bir skandalla ilgili iddiayı aktaracağım.

Önce mektuba bir göz atalım:

★★★

“Merhaba Uğur Bey,

Ben Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde mühendis olarak çalışan bir personelim.

Depremde yıkılan veya hasar gören vakıf eseri camiler için Genel Müdürlüğümüzde bugüne kadar ihaleler yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.

Bu ihalelerin bir kısmında, ihale komisyonu üyesi olarak ben de yer aldım.

Kurumda yeterli sayıda teknik personelin olmamasına rağmen 300 adet sağlamlaştırma ihalesi acele bir şekilde yapıldı.

Şu anda da 170 cami, medrese gibi vakıf eserleri için personel üzerinde baskı oluşturularak acele bir şekilde yaklaşık maliyet hazırlatılıyor ve bunların ihalesine bir an önce çıkılması planlanıyor…”

★★★

(Mühendisin yazdıklarını SÖZCÜ TV İstanbul Haber Müdürü Cem Özkeskin kardeşimle birlikte araştırdık. Cem’in görüştüğü Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki kişiler iddiaları doğruladılar.

Ancak biz sorumlu habercilik anlayışımız gereği, aşağıda okuyacağınız çarpıcı bilgileri “iddia” olarak yayımlıyoruz.)

★★★

Bu ihaleler pazarlık usulü ile veriliyor.

Buraya kadar her şey normal görünüyor.

- Ancak ihaleyi alacak yüklenici firma Kültür Bakan Yardımcısı B.M. tarafından belirlenip Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı A.C.A. ve Sanat Eserleri ve Yapı İşleri Daire Başkanı Ş.K.’ye bildiriliyor.

- C. Bey ve Ş. Hanım tarafından yüklenici firmaya ihalenin kendisine verileceği söyleniyor.

- İhale bedelinin yüzde 10’u tutarındaki meblağın, ismini belirtecekleri şirkete yatırılması isteniyor. Gerekçe olarak da adı geçen şirketin depremzedelere yardım ettiği söyleniyor.

- Yüklenici, söylenen bedeli yatırdıktan sonra, kendi belirlediği 4 firma ile ihaleye giriyor. Tabii ki -anlaşmalı biçimde- en düşük teklifi kendisi verdiği için ihale de onda kalıyor!

Ne yazık ki böyle bir tezgah kurulmuş durumda.

- Her cami için yaklaşık 50 milyon TL sözleşme bedeli dersek, yüzlerce vakıf eseri için çok büyük para dönüyor maalesef bu tezgahta (yüzde 10’u 5 milyon, 400 eser ise 2 milyar TL ediyor.)

- Bir yüklenici firmanın genel müdür yardımcısı, C. Bey’in sekreteri tarafından aranıyor. İhbarı yapan mühendis de tesadüfen orada bulunuyor.

Sekreter “Size 500 koli ramazan yardımı demiştik ama C. Bey 1000 koliye çıkardı” diyor.

Bize yazan mühendis, yüklenici firmanın genel müdür yardımcısına “Bir koli ne kadar” diye soruyor. Genel Müdür yardımcısı “1000 TL, yani benden 1 milyon TL istiyorlar” cevabını veriyor. Yüklenici söz konusu parayı yatırdıktan sonra işlem dekontunu da ihbarcı mühendise gösteriyor.

★★★

Bize yazma cesaretini gösteren mühendise ve bu çok vahim iddiayı titiz bir şekilde araştıran Cem Özkeskin kardeşime teşekkür ediyor, gereğinin yapılmasını sorumlu mevkideki kişilerden bekliyoruz.