110 ton altın faize gidecek

Prof. Yılmaz’ın hesabına göre Hazine, altın borcu için bu yıl 16.5 milyar dolarlık faiz (110 ton altın) ödemesi yapacak. Faiz yükü dededen toruna kadar vatandaşın vergilerinden çıkacak.

Ekonomistlerin ‘yapmayın’ uyarılarına rağmen Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın altın borçlanmaya devam etti, Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, 16.5 milyar dolarlık faiz ödeneceğini hesapladı. Bu tutara göre 110 ton altın, bu yıl faiz olarak ödenecek. 2 yıldır devam eden altın borçlanması Hazine’ye 16.5 milyar dolarlık (güncel kurla 717 milyar TL) faiz yükü oluşturacak, borçlanmanın maliyeti dolar bazında yüzde 65’e yükselecek. Hazine’nin politikası, vergilerle finanse edileceği için dededen toruna, Edirne’den Ardahan’a kadar herkesin altın borçlusu olacağı anlamına geliyor.

‘HESABA KİTABA SIĞMIYOR’

Hazine, yılın ilk altın borçlanmasını geçen hafta gerçekleştirerek piyasadan 20 ton altın aldı. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’ndan (TEPAV) Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, 2024 ve 2025’te 183 ton altın borçlanan Hazine’nin bu yıl değerli metal borçlanması için yaklaşık 17 milyar dolarlık faiz ödemesi yapacağını belirtti. Yılmaz, altın fiyatlarının yüzde 30 yükselmesi halinde Hazine’nin altın borçları için bu yıl 20 milyar dolarlık faiz ödeyeceğini notunu paylaştı. Hazine yurt dışından dolar bazında yüzde 6-7 gibi oranlarla borçlanırken, altın borçlanmasının yıllık maliyeti dolar bazında yüzde 65 gibi ‘fahiş’ bir seviyeye ulaşacak. Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz’ın yaptığı hesaplamaya göre Hazine kendi parasına güvenerek TL borçlansaydı, ödeyeceği faiz yükü 11 milyar dolar daha düşük olacaktı. Yılmaz, “Altın, Hazine açısından hesaba kitaba sığmayan bir yük yaratmış durumda. Sorunun özü, borçlanma programındaki öngörüsüzlükten kaynaklanan piyasa riskinin doğrudan vergi mükellefinin üzerine yıkılması” değerlendirmesini yaptı.

Hazine’nin altın borçlanmasının güncel karşılığı 33 milyar doları aştı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın altın borcu için bu yıl ödeyeceği faiz, 30 ülke hariç dünyadaki bütün ülkelerin altın rezervinden daha yüksek seviyede bulunuyor. Altına dayalı borçlanmanın yarattığı maliyetin ‘sineye çekilebilir olmadığını’ vurgulayan Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, “1999 yılında yapıldığı gibi bu kağıtlardan kaynaklı (altın borçlanması) faiz yükünü azaltmaya yönelik bir vergi düzenlemesi yapılmalı” önerisinde bulundu. Yılmaz, Hazine üzerinden bankalara, fonlara ve altın borcu veren gerçek kişilere ‘servet transferi’ yapıldığını yazdı. Altın borçlaması, Kur Korumalı Mevduat’tan sonra ikinci büyük facia olarak değerlendiriliyor.