Modern demokrasilerde kamu yayıncılığı, devletin değil, halkın haber alma hakkının güvencesi olarak konumlandırılır. Türkiye’de bu misyonun yasal temsilcisi olarak kurulmuş olan Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT), kuruluş kanunundan aldığı yetkiyle toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede durmak, tarafsızlığı gözetmek ve çok sesliliği korumakla mükelleftir. Ancak son yıllarda bu ‘kamusal sözleşme’nin uygulama safhasında ciddi bir eksen kayması yaşadığını somut veriler ortaya koyuyor.
Giderlerinin ortalama %90’ı kamu kaynaklarıyla, zorunlu olarak bizlerden tahsil edilen bandrol ücretleri (TRT vergisi) ile finanse edilen bir kurumun ya kamusal yayıncılık ilkelerine göre hizmet etmesi ya da bandrol ücretlerini derhal kaldırılması gerekmektedir. Bir vatandaşın en temel ihtiyacı olan iletişim cihazını alırken, aslında izlemediği, hatta izlerken kendisini dışlanmış hissettiği bir kurumun finansmanını zorunlu olarak karşılamak durumunda bırakılması kabul edilebilir bir durum değildir.
TRT bandrol ücreti ürünlerin fiyatını şişiriyor
Pek çoğunuz, ürünün fiyatına gömülü olduğu için ödediğiniz TRT bandrol ücretinin farkında bile değilsiniz. Ama TRT bandrol ücreti pek çok üründe fiyatlar üzerinde önemli düzeyde etkide bulunuyor. Aşağıda, TRT bandrol ücreti nedeniyle daha fazla ödemek zorunda kaldığımız tutarlara ilişkin bazı örnekleri sıraladım.
TRT bandrol ücreti için örnekler;
- Vergisiz fiyatı 1.000.000 lira olan kabinli bir traktör için %0.8=8.000 TL
- Vergisiz fiyatı 2.000.000 lira olan bir otomobil için %0.8=16.000 TL
- Vergisiz fiyatı 20.000 lira olan bir tablet bilgisayar için %4=800 TL
- Vergisiz fiyatı 50.000 lira olan bir cep telefonu için %12=6.000 TL
- Vergisiz fiyatı 50.000 lira olan radyolu bir koşu bandı için %14=7.000 TL
- Vergisiz fiyatı 50.000 lira olan bir televizyon için %16=8.000 TL
Ancak, şunu da hatırda tutun: bu tutar üzerinden ayrıca KDV de hesaplanmakta olup ürünün fiyatına etkisi yukardaki tutarların %20 fazlasıdır. Ürün ÖTV’ye tabi ise bandrol ücreti üzerinden ÖTV ve KDV de hesaplanmakta ve şelale etkisiyle TRT vergisi vatandaşın sırtında kambur oluşturmaktadır.
TRT vergisi herkesten, yayınlar belli kesim için olamaz
TRT’nin gelir yapısını incelediğimizde, kurumun ticari bir kuruluş olmanın çok ötesinde, vatandaşın doğrudan, vergi benzeri, zorunlu ödemeleri ile (bandrol ücreti) finanse edilen bir yapı olduğunu görüyoruz. Bugün bir vatandaş akıllı telefon, bilgisayar ya da televizyon satın aldığında, ödediği bedelin önemli bir kısmı “bandrol ücreti” adı altında TRT’ye aktarılıyor.
TRT’nin toplam gelirlerinin ortalama %90’ı vatandaşın ödediği bu bandrol ücretlerinden, bir tür dolaylı TRT vergisinden oluşuyor. Bu durum, kurumu reklam verenlerin tercihine değil, doğrudan halkın cebine bağlamaktadır.
Bu finansal modelin bir gereği vardır: Finansmanı halkın tamamından geliyorsa, yayını da halkın tamamına yönelik olmalıdır. Vergisini veren her birey, izlediği ekranda kendi görüşünün, kendi sorunlarının ve kendi temsilcilerinin de makul ölçülerde yer bulmasını bekleme hakkına sahiptir. Ancak eldeki veriler, bu finansal ortaklığın içerik yönetiminde aynı oranda karşılık bulmadığını gösteriyor.
504 milyar lira ödedik
TRT’ye, literatürde vergi benzeri yükümlülük olarak ifade edilen türde bandrol ücreti ödüyoruz. 2022 yılına kadar aynı zamanda elektrik faturalarında TRT payı ödedik. Zorunlu olarak yaptığımız bu ödemeler esasında TRT vergisidir.
Son yirmi bir yılda, yani 2004-2024 döneminde TRT’ye ödediğimiz bandrol ücreti ve TRT payının tutarı 82 milyar 797 milyon liradır. Tabii son dönemde yaşadığımız enflasyon nedeniyle geçmiş yılların TL cinsinden rakamları anlamını yitiriyor. Bu nedenle, her yılın ortalama dolar kuruyla ödediğimiz TRT vergilerini hesaplamak zorunda kaldık. Bu hesaplamaya göre 21 yıllık dönemde karşımıza 11.6 milyar dolarlık TRT vergisi ödemesi çıkıyor. Bugünkü dolar kuruyla 504 milyar liradan bahsediyoruz.
Öğrencinin tabletinden telefonundan alınan bandrol ücreti faizde değerlendiriliyor
TRT vergileriyle her yıl artan TRT’nin bütçe fazlaları, bankalarda, mevduat faizlerinde, devlet tahvillerinde veya diğer menkul kıymet alım satımında kullanılıyor. Böylece TRT, öğrencinin tabletinden aldığı bandrol ücretinin bir bölümünü faizde değerlendirmiş oluyor. Sadece 2024 yılında bu yolla TRT yaklaşık 6 milyar lira gelir elde etmiştir.
TRT’nin reklam, yayın ve ürün satış gelirleri toplam gelirleri içinde %10’lar seviyesinde küçük bir yer tutmaktadır.
Sonuç: Temsilsiz vergileme hizmetsiz bandrol olmasın
Sonuç olarak, son 21 yıllık süreçte vatandaşın cebinden çıkan 11.6 milyar dolarlık (bugünkü kurla yaklaşık 504 milyar TL) devasa kaynak, TRT’yi toplumun her kesimine karşı hem mali hem de etik bir sorumluluk altına sokmaktadır. Öğrencinin eğitim için aldığı tabletten, bir çiftçinin traktörüne kadar uzanan bu ‘zorunlu mali ortaklığın’ tek meşru karşılığı; tarafsız, çok sesli ve her görüşe eşit mesafede duran evrensel bir kamu yayıncılığı hizmetidir.