Deniz seviyesinden 2 bin 200 metre yükseklikte, zirvesi Alpin Çayırı, altı zümrüt yeşil orman içinde “teşvikle korunan-siyasetçi torpiliyle kollanan kayak otelinde” gecenin saat 03.00’ünde yangın çıktı. 36’sı çocuk
78 can altın uykularındayken yandı.
1.5 yıl geçti.
Yananların yakınları, 190 kilometre Bolu- Ankara yolu üzerinde 4 büyük ilçe (Yeniçağa, Gerede, Kızılcahamam, Kazan) ile 20 köy ve 20 mahalleyi geçerek 6 gün yürüdüler. Ankara’da Cumhurbaşkanı’na, Adalet Bakanı’na, Turizm Bakanı’na, Çalışma Bakanı’na “canlarımızı yaktınız adaleti de yakmayın” demek için yürüdüler. Onlara 190 kilometrelik yol boyunca katılan hiçbir kimse çıkmadı. 4 büyük ilçenin, 20 mahallenin, 20 köyün vatandaşları içinden hiç değilse 100 kişi sadece 1000 adımlık sembolik destek vermeyi akıl edemedi.
★★★
Sadece 1000 adım.
Birlikte yürünecekti.
“Yalnız değilsiniz adalet hepimize lazım” denilecek ve 1000 adımlık katılım Ankara’da “Adaleti de yakanlara” tokat olacaktı. Yanan otelde can verenlerin yakınları ile avukatları; “ihmaller zinciri olduğunu, sorumluluğu olan bakanlıkların yargılanmaktan kaçırıldığını” açıkladılar. Danıştay, “onlar da yargılansınlar” dediği halde 1.5 yıl geçmesine rağmen birinci derecede sorumluluğu olan Turizm Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığı görevlileri hakkında bir dava açılmadı. Niçin? Hangi güç koruyor?
★★★
Turizm Bakanı da!
Çalışma Bakanı da!
Bürokratlar da!
Yargılanmalıydı.
Çalışma Bakanı ile Turizm Bakanını göreve atayan Cumhurbaşkanı da, “78 canın kavrulduğu yangını başlamadan söndürecek önemleri alabilecek, devletin denetleyici yapısını sürdürebilecek çapta bakanlar bulamadığım için ben de sorumluyum” diyerek 1.5 yıl önce istifa etmeliydi.
Evet!
Bu yangınla “Türkiye otelde insan yakan dünya birincisi ülke” oldu. Türkiye’nin dışında büyük otel yangınlarının olduğu ülkelerin hepsinde üst düzey yetkililer, “sorumluluk alarak” istifa ettiler.
★★★
Otelin tarihi:
Sahibine Orman İdaresi, Bolu Kartalkaya’nın tamamını çok düşük bedelle kiraya verdi. Otel yapıldı. Diğer oteller onu izledi ve bölge bir kayak merkezine dönüşünce Orman İdaresi verdiği arazinin yarısını geri istedi. Otel sahibi “bir karşını bile geri vermem” diye orman idaresini kapıdan kovdu. Otelci bu araziye bir otel daha yaptırdı. Aynı otelci 2005 yılında, yani şimdiki Cumhurbaşkanı o zaman Başbakan iken, Gölcük yakınında orman arazisi sınırında 16 dönüm (16.000 metrekare) arsayı Karacasu Belediyesi’nden alıp üçüncü otelini dikti. Ve otelin kıyısındaki 14 dönüm (14.000 metrekare) ormanı işgal edip ek tesisler yaptırdı. Orman idaresi, bu işgal tesisleri yıktırması gerekirken sustu. 2009 yılında Orman Bakanı, otelcinin isteği üzerine, 85 dönüm (85.000 metrekare) meşe ormanını “mesire yeri ilan edip” otelciye çerez parası 30.000 TL’ye (otelin bir odasının bir gecelik parası) kiraladı. Otelci 2017 ve 2021’de mesire alanını daha da genişleterek 200 dönüm (20.000 metrekare) meşe ormanlık alana yayıldı. 200 bin metrekare ormanlık alana karşılık otelciden alınan devlet kira payı ise 400.000 TL yani otelin bir odasının sadece 14 gecelik parasıydı.
★★★
Her şey açık:
Otelci bu gücünü Turizm Bakanından alıyor. Turizm Bakanı da gücünü Cumhurbaşkanı’ndan alıyor. Kendisi de otel sahibi olan Turizm Bakanı, 36’sı çocuk 78 canı yakan otelin sahibini, 2019 yılında çıkarılan ve son cümlesinde “bu kanunun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür” yazan 7183 sayılı kanuna dayanarak kurulan “Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Merkezi Karadeniz Bölge Temsilcisi” yaptı. Böylece otelciye devlet koltuğu da verildi. Otelin kapısında “Bu otel Turizm Bakanlığı denetimdedir” diye yazıyordu!
PORTAKAL SANDIĞI ÜSTÜNDEN
Yoktu!
Yanan otelde; alev almaz, duman geçirmez kapılar olması gerekirdi. Yoktu. Odalarda duman ve alev ikaz alarmı çalışıyor durumda olmalıydı. Yoktu. Alev söndüren yangın muslukları, elektrik tesisatında alev almaz kablolar kullanılmalıydı. Yoktu. Koridor zeminlerinde acil durum aydınlatmaları olmalıydı. Yoktu. Koridor halıları, pencere perdeleri alev almaz özellikte değildi. Yangın kaçış merdivenleri göstermelikti. Otelin çevresinde yangın muslukları konulmuş olması gerekirdi. Yoktu. Otelin afet (yangın-deprem-sel) biriminin olması gerekirdi. Yoktu. Oteller bölgesinde tam teçhizatlı 24 saat görev başında itfaiye birimi olması gerekirdi. Yoktu. Bakanlık, yapı ruhsatı ve işletme izni verirken uluslararası yangın güvenliği denetimi yapması gerekirdi. Yoktu. Otelin dış yüzey ahşap kaplaması ile çatı kaplamasının yanıcı malzemeden olmaması gerekiyordu. Yoktu.