Almanya-Rusya hattında kırmızı alarm

Almanya ile Rusya arasında gerilim tırmanırken...

4 Ağustos 2026’da, Leipzig/Halle Havalimanı’nda yaşanan drone saldırısı girişiminden, Almanya Rusya’yı sorumlu tuttu.

Moskova suçlamayı reddetti.

Almanya ise, Rus diplomatlara yönelik sınır dışı işlemleri ve diplomatik kısıtlamaları artırdı; AB de yeni yaptırımlar için girişim başlattı.

Berlin-Moskova hattında, tehlikeli bir gerilim döneminin işareti.

★★★

NATO da, Almanya’nın yanında konumlandı.

Bu kriz, sadece iki ülkeyi ilgilendiren bir krizin ötesinde...

Çünkü asıl tehlikeli gelişme, Avrupa’nın yeniden hızla silahlanma yarışına girmesidir.

★★★

Almanya’nın ilk şansölyesi Otto von Bismarck, 19’uncu yüzyılın sonlarında Almanya’nın aynı anda Fransa ve Rusya ile karşı karşıya kalmasını büyük bir tehlike olarak görüyordu.

Bu nedenle Bismarck, Rusya’yı Almanya’ya yakın tutmaya ve Fransa ile ittifak kurmasını engellemeye çalıştı.

Bismarck’ın görevden ayrılmasından sonra bu denge bozuldu.

Almanya ile Rusya arasındaki mesafe açılırken, Rusya Fransa’ya yaklaştı.

Bu gelişmeler, Avrupa’daki güç dengelerini değiştirdi ve sonunda Birinci Dünya Savaşı’na giden yolu açtı.

Almanya; Fransa, Rusya ve İngiltere’yle savaşmak zorunda kaldı.

Ve Bismarck’ın en büyük korkusu gerçekleşti: Almanya, iki cephede birden savaşmak zorunda kaldı.

★★★

Birinci Dünya Savaşı sonrası, Almanya ile Sovyet Rusya yeniden yakınlaştı.

Ancak, bu yakınlık uzun sürmedi.

1941’de Almanya, Sovyetler Birliği’ne saldırdı.

Ve İkinci Dünya Savaşı sonrası, Almanya ikiye bölündü.

Batı Almanya NATO’nun, Doğu Almanya Varşova Paktı’nın parçası oldu.

★★★

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle 1990’ların başından itibaren, Almanya-Rusya ilişkileri yeniden gelişti.

Özellikle Rus doğal gazı ile Alman sanayisi arasında güçlü bir bağ oluştu.

Fakat 24 Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı, bu düzeni parçaladı.

Bugün Almanya, Rusya’yı tehdit olarak görüyor.

Ve Almanya, 1945 sonrası benzeri görülmemiş bir hızla yeniden silahlanıyor.

★★★

Almanya’nın askeri harcaması 2022’de 56, 2023’te 67, 2024’te 89, 2025’te ise 114 milyar dolar.

2022’ye göre iki katından fazla arttı.

Almanya, askeri harcama yönünden ABD’den sonra NATO’nun ikinci ülkesi oldu.

Önümüzdeki yıllarda, savunma harcamalarını daha da artırmayı planlıyor.

Rusya’nın rakamları ise daha çarpıcı...

Rusya’nın askeri harcaması 2022’de 86, 2023’te 109, 2024’te 149, 2025’te 190 milyar dolar.

Ukrayna ile savaşta olan Rusya, askeri harcamasını 2022’ye göre yüzde 120 artırdı.

★★★

İngiltere de yarışın içinde...

İngiltere’nin askeri harcaması, 2022’de 69’dan 2025’te 89 milyar dolara yükseldi.

İngiltere, Ukrayna’ya askeri ve ekonomik desteğini sürdürürken, Rusya’ya karşı en sert politika izleyen ülke...

★★★

Tablo net...

Avrupa’nın üç önemli askerî gücünde, aynı anda yükselen bir eğilim var.

Rusya savaş nedeniyle; Almanya ve İngiltere ise Rusya tehdidine karşı silahlanıyor.

Peki, bundan kim kazançlı?

Kuşkusuz, ABD...

Sayılar konuşsun...

2021-2025 döneminde, Avrupa ülkelerinin silah ithalatı, önceki beş yıllık döneme göre yüzde 210 arttı.

ABD’nin Avrupa’ya yaptığı silah ihracatı, aynı dönemde yüzde 217 arttı.

★★★

Yani...

Rusya tehdidi, aslında Avrupa’nın rekor düzeyde silah alması demek...

ABD mutlu...

Amerikan silah şirketleri çok mutlu...

Müşteriler de yarış halinde...

★★★

Ukrayna Savaşı, sadece jeopolitik güç mücadelesi değil...

Almanya’nın Rusya’yı tehdit olarak görmesi ise, sadece Avrupa’nın güvenliği değil...

Avrupa’nın rekor düzeyde silahlanma yarışı demektir.

Ve ABD’nin mutlu olduğu bir çarkın dönmesi demektir.

Para için savaş, savaş için para...

Trump’ın NATO ülkelerinin savunma harcamalarını yüzde 5’e çıkarma ısrarının en büyük nedeni, işte bu...

★★★

“Rusya Avrupa’ya saldıracak” söylemi...

Ve Avrupa’nın kendisini korumak için daha fazla silahlanması...

Oysa, Rusya’nın Ukrayna savaşı sürerken yeni bir cephe açması, son derece riskli.

Ve strateji kurallarına da aykırı...

★★★

Silahlanmanın sadece caydırıcılığı yok, savaşa sürükleyen bir enerjisi de vardır.

Tarih bir aynadır...

Silahlanma, ittifaklar ve karşılıklı tehdit algıları, Avrupa’yı Birinci Dünya Savaşı’na sürükledi.

Evet, silahlanma güvenlik sağlayabilir; ama karşı tarafın da silahlanmasının önünü açar.

Ve gerilim, umulmadık bir anda ateşe dönüşebilir.

★★★

Avrupa, yeniden silahlanma yarışında...

Rusya, savaş ekonomisini büyütme çabasında...

Ve Almanya İkinci Dünya Savaşı sonrası ilk kez, askeri gücünü rekor harcamalarla yeniden yapılandırmakta...

İngiltere, Rusya’ya karşı sert...

★★★

Soru şu:

Bu silahlanma, Avrupa’yı gerçekten daha güvenli mi yapar?”

Yoksa, Avrupa’yı yeniden savaşın kıyısına mı sürükler?

Mussolini’ye atfedilen o söz, bu tehlikeli tırmanışı tüm çıplaklığıyla anlatır:

“Barış masasına oturabilmem için, birkaç bin ölüye ihtiyacım var.”

Yazarın Diğer Yazıları