Altın neden düşüyor? Yıl sonu beklentisini bir banka daha değiştirdi
ABD'de enflasyon son üç yılın zirvesine çıkarken, altın üst üste dördüncü ayı da düşüşle kapatmaya hazırlanıyor. İşte altın fiyatlarının düşmesinin nedenleri...
Normal şartlarda altının, fiyatların hızla yükseldiği ve enflasyonun tırmandığı dönemlerde yatırımcıların sığındığı ilk liman olması beklenir. Ancak ABD'de enflasyon son üç yılın en yüksek seviyesinde seyrederken, altın fiyatları üst üste dördüncü aylık düşüşüne doğru ilerliyor ve Ocak 2026'da kırdığı tarihi zirvenin yaklaşık yüzde 25 altında işlem görüyor. Yatırımcıyı enflasyona karşı koruması gereken değerli metal şu sıralar tam tersini yapıyor.
Peki ama neden? Bu durum, altın hakkında bilinen büyük bir yanlışı ve bu değerli metalin neden her zaman sanıldığı gibi bir "enflasyon kalkanı" olmadığını gösteriyor.
YÜKSEK FAİZLER VE BÜYÜYEN ŞİRKET KARLARI ALTINI VURUYOR
Göz önünde bulundurulması gereken ilk nokta altının ne olmadığıdır. Altın, bir tahvil gibi kupon ödemesi yapmaz ya da bir hisse senedi gibi temettü dağıtmaz. Bu durum altını diğer yatırım araçlarının sunduğu getirilere karşı son derece hassas hale getirir.
Devlet tahvillerinin getirisi sıfıra yakınken, elinizde bir külçe altın tutmanın fırsat maliyeti oldukça düşüktür. Ancak tahviller reel bir getiri sunmaya başladığında, altına sahip olmanın maliyeti artar ve alıcılar çekimser kalır. Aynı mantık hisse senetleri için de geçerlidir. Ekonomi kar üretirken şirketler büyür, temettülerini artırır ve nakiti altında tutmanın maliyeti bir kez daha yükselir.
Piyasalar tam olarak bu senaryoyu fiyatlıyor. 2026'nın ilk çeyreğinde S&P 500 şirketlerinin hisse başına karları geçen yılın aynı dönemine göre %25 arttı ve analistler yıllık kar büyümesinin 2027'nin son çeyreğine kadar çift hanelerde kalmasını bekliyor. Aynı zamanda enflasyon, İran ile yaşanan çatışmaya bağlı enerji şoku ve gümrük vergilerinin kalıcı etkileriyle yukarı tırmanıyor. Merkez bankaları ise buna sıkı para politikalarıyla karşılık veriyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) haziran ayında faiz artırımına gitti ve gözler şimdi yeni başkanı Kevin Warsh yönetimindeki ABD Merkez Bankası'na (Fed) çevrildi.
PİYASA İNDİRİM DEĞİL ARTIŞ BEKLİYOR
Fed Başkanı Warsh, katıldığı ilk toplantıyı net bir şahin duruş sergilemek için kullandı. Yükselen fiyatları bir kaza değil politika hatası olarak nitelendiren Warsh, piyasalara "Enflasyon bir tercihtir ve bu komite fiyat istikrarını sağlayacaktır" mesajını verdi. Birçok kişinin beklediği güvercin tonlu açıklamalar ise hiç gelmedi. Şu anda Fed politika yapıcılarının dokuzu, bu yıl daha yüksek faiz oranları öngörüyor.
Yatırımcılar da beklentilerini hızla güncelledi. Fed fon vadeli işlemleri, piyasaların sadece birkaç ay önce öngördüğü faiz indirimlerinin aksine eylül ayına kadar yaklaşık bir 2026 sonuna kadar ise ikiye yakın faiz artışına işaret ediyor.
Bazı analistler bu beklentinin bile fazla temkinli olduğunu düşünüyor. Bank of America ekonomistleri tahminlerini değiştirerek Fed'in bu yıl eylül, ekim ve aralık aylarında toplamda 75 baz puanlık faiz artırımına gitmesini ve politika faizini %4,25 ile %4,5 aralığına yükseltmesini bekliyor. Gerekçe ise oldukça açık: Veriler faiz artışını destekliyor, Fed'in favori enflasyon göstergesi olan çekirdek PCE enflasyonu %3,5 seviyelerinde seyrediyor ve kötüleşiyor. Ayrıca Warsh'un tepki mekanizması tahmin edilenden çok daha şahin görünüyor.
ALTIN BOĞALARI TEK TEK GERİ ÇEKİLİYOR
Bir yıl önce, gümrük vergisi belirsizlikleri ve faiz indirimi beklentileri arasında altının bir mıknatıs gibi çekim gücü yaratmasıyla hemen hemen herkes yükseliş beklentisindeydi. Şimdi ise boğalar geri adım atıyor.
Goldman Sachs, Warsh'tan gelen bu şahin sürprizi ve faiz indirimlerinin gecikmesini gerekçe göstererek Aralık 2026 tahminini ons başına 5.400 dolardan 4.900 dolara indirdi. Banka, faiz artışlarının fiilen gerçekleştiği daha şahin bir senaryoda altının 4.440 dolara kadar gerileyebileceğini öngörüyor.
Bank of America'nın emtia analistleri ise yakın zamanda 6.000 dolarlık bir seviyenin pek olası görünmediğini düşünüyor. Bank of America analisti Michael Widmer yayınladığı raporda durumu şöyle özetliyor:
"Aralık 2026'ya kadar faiz artırımı olasılığının artması, altın fiyatlarındaki düşüşle yakından ilişkili. Başka bir deyişle, 'enflasyonist faiz indirimlerinden' daha sıkı para politikasına geçiş, diğer tüm unsurlar sabit kaldığında altının yükseliş potansiyelini yaklaşık %50 oranında azaltıyor."
Hollandalı bankacılık devi ING de yıl sonu altın tahminini değiştiren bankacılık devlerinden biri oldu. Dev banka daha önce 2026'nın üçüncü çeyreğine ilişkin ons altın beklentisini 4 bin 850 dolar, son çeyreğe ilişkin beklentisini ise 5 bin dolar olarak açıklamıştı.
Ancak banka üçüncü çeyrek beklentisini 550 dolar aşağıya çekerek 4 bin 300 dolara, son çeyrek beklentisini ise 400 dolar indirerek 4 bin 600 dolara çekti.
ALTIN ALMAK ASLINDA NE ZAMAN KAZANDIRIR?
Tüm bunlar altının devrinin kapandığı anlamına gelmiyor sadece altının gerçekten lehine olan koşulların bugün yön değiştirdiğini gösteriyor.
Altın, enflasyonun düştüğü ve merkez bankasının faiz indirdiği dönemlerde parlama eğiliminde çünkü bu dönemlerde reel getiriler düşer ve altın tutmanın fırsat maliyeti ortadan kalkar. Ayrıca ekonomik büyümenin durakladığı ve hisse senedi piyasalarının dalgalandığı dönemlerde de iyi performans göstererek parayı güvenli limanlara çeker. Tarih, bu değerli metalin sadece enflasyon yüksek olduğunda değil, enflasyonun yüksek kalıp politika yapıcıların gevşek para politikasına devam ettiği (faizleri düşük tuttuğu) dönemlerde en iyi performansı sergilediğini gösteriyor.
1970'LERDEN KALMA BİR MİT
Altının enflasyona karşı otomatik bir kalkan olduğu düşüncesi, büyük ölçüde fiyatların kontrolden çıktığı ve politika yapıcıların tepki vermekte geciktiği 1970'lerden kalma bir alışkanlık. Enflasyonun amansız olduğu ve politikaların bunu dizginleyemediği o dönemde reel faizler derin bir şekilde negatife dönmüş, yatırımcılar altın gibi güvenli limanlara sığınmıştı. Kendilerini koruyacak başka hiçbir şey olmadığı için altın fiyatları fırlamıştı.
Bugün ise tablo oldukça farklı. Altın yükselen faiz oranları, artan tahvil getirileri ve güçlü dolar gibi ters rüzgarlarla karşı karşıya. Bu esnada ekonomi, özellikle de ABD tarafı, işsizliğin tarihi düşük seviyelere yakın seyretmesi ve teknoloji şirketlerinin yüksek karlar açıklamasıyla gücünü koruyor.
Çıkarılması gereken ders rahatsız edici ama net: Sırf enflasyon yükseliyor diye altın almak büyük bir hata olabilir.
**NOT: BU HABERDE YER ALAN BİLGİLER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR