Alzheimer'da umut ışığı: Hayat değiştirecek tedavi yolda

İngiltere’deki bilim insanları, Alzheimer hastalığına yönelik çığır açıcı tedavilerin 5 ila 10 yıl içinde hayata geçebileceğini belirtiyor. Uzmanlara göre, bir zamanlar yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası olarak görülen demans, artık tedavi edilebilir, önlenebilir ve uzun vadede tamamen iyileştirilebilir bir hastalık olarak değerlendiriliyor.

Mevcut tedaviler genellikle yalnızca semptomları hafifletmeye odaklanırken, hastalığın ilerlemesini durdurmak ya da tersine çevirmek bugüne kadar mümkün olmamıştı.

Ancak Edinburgh Üniversitesi’nden bilim insanları, gelecekte Alzheimer’ın ilerlemesinin durdurulabileceği, hatta hiç başlamasının önlenebileceği görüşünde. Uzun vadede ise hastalığın belirtilerini gösteren kişilerde tamamen iyileşme sağlanabileceği ifade ediliyor.

Bu umut dolu tabloyu çizen araştırmacılardan Dr. Clare Durrant, Alzheimer’ın bir hastalık olduğuna dair güçlü kanıtlar olduğunu ve bu nedenle tedavi edilebilir olduğuna inandığını söyledi. Daily Mail'in haberine göre; "Şu anda elimizdeki kanıtlar, Alzheimer’ın insan doğasının ayrılmaz bir parçası olduğuna dair değil, tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna işaret ediyor" diyen Durrant, çalışmalardaki ilerlemelerden dolayı alanda daha önce hiç olmadığı kadar umutlu olduklarını dile getirdi.

BBC’nin Today programına konuk olan ekip, çalışmalarını hastalıklı proteinlerin sağlıklı beyin dokuları üzerindeki etkisini inceleyerek sürdürüyor. Edinburgh Royal Infirmary’de gerçekleştirilen beyin ameliyatlarında alınan sağlıklı beyin dokuları, büyük bir hızla Dr. Durrant’ın laboratuvarına ulaştırılıyor. Bu dokular özel sıvılar ve ekipmanlarla canlı tutuluyor ve Alzheimer ile ilişkilendirilen toksik proteinlere maruz bırakılarak hastalığın sinapslar üzerindeki etkileri gözlemleniyor.

Durrant, bu çalışmayı “bir tabakta mükemmel insan beyin modeli” olarak tanımlıyor. İnceleme sonucunda sinapsların nasıl zarar gördüğü ve bu zararın nasıl önlenebileceği üzerine önemli veriler elde ediliyor. “Bu çözülmesi mümkün bir problem” diyen Durrant, kendi yaşam süresi içinde anlamlı gelişmeler görmeyi beklediğini vurguladı.

Edinburgh Üniversitesi Beyin Bilimleri Keşif Merkezi Direktörü Prof. Tara Spires-Jones da bu iyimserliği paylaşıyor. Hastalığın ilerlemesini yavaşlatan ya da durduran yeni tedavilerin yakın zamanda yaygınlaşmasını bekleyen Spires-Jones, gelecekte hastalığın başlamasının tamamen engellenebileceğini ve mevcut semptomlara sahip bireyler için de tedavi edici çözümler geliştirilebileceğini söyledi.

Özellikle lecanemab ve donanemab adlı hastalığın seyrini değiştiren yeni ilaçların piyasaya sürülmesiyle birlikte Alzheimer araştırmalarında adeta bir hızlanma yaşandığına dikkat çeken Prof. Spires-Jones, artık daha fazla fon sağlandığını, daha fazla bilim insanının bu alana yöneldiğini ve büyük klinik deneyler için gerekli olan ilaç firmalarının sürece dahil olduğunu aktardı.

Alzheimer’s Society'nin Politika ve Araştırma Direktörü Prof. Fiona Carragher ise, yıllardır süren araştırma ve inovasyonların sonunda meyvesini vermeye başladığını, yalnızca semptomları değil, hastalığın ilerleyişini de durdurabilecek tedavilerin artık geliştirildiğini söyledi. Carragher, “Artık bu hastalığı yeneceğimize dair gerçek bir güvenimiz var” diyerek bilimdeki ilerlemeye dikkat çekti.