Ara seçim mücadelesi veren tek CHP’li

Dün, CHP ile ilgili “son dakika” haberleri hiç eksik olmadı. CHP Ankara İl Başkanı Dr. Ümit Erkol, İzmir’de yürütülen kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alındı ve İzmir’e götürüldü. İfade için Cumhuriyet Savcılığı’na davet edilen Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, ifadesi için beklerken, hakkında gözaltı kararı verildi. İzmir’de İZBETON soruşturması kapsamında 10 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gün bitmedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kullanımında olan “Meslek Fabrikası”na Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ancak dördüncü günde girebildi.

Tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Özbey’in yerine Başkanvekili seçimi öncesinde arbede yaşandı. Milletvekilleri üzerlerine gaz sıkıldığını açıkladı. Bozbey, avukatları aracılığıyla “Arkadaşlarımız mevzileri korusunlar” diye haber gönderdi. Bozbey’in tutukluluğuna itiraz edildi. Başvurusu hakkında haftaya karar verilecek. Ancak, kimse Bozbey’in şu aşamada serbest kalabileceğini beklemiyor. Bursa, AKP’li başkanvekili Şahin Biba tarafından yönetilecek.

CHP BASKI ALTINDA

CHP, tam anlamıyla baskı altında. CHP’li başkanların daha dirayetli, her işinde daha dikkatli olması, yasadışı işlere fırsat vermemesi gerekiyor. Bu sadece CHP meselesi değil, demokrasi, Anayasal hukuk düzeni meselesidir. O nedenle tüm muhalefetin, sivil toplumun, demokratik bir ülkenin ana dinamikleri olan her alanındaki yapıların da mücadele anlayışını ortaklaştırması gerekiyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in canla başla çalıştığı konusunda partilileri hemfikir. Ancak tek başına bu yetmiyor. Parti yönetiminin aynı gayreti gösterdiği söylenmiyor. Özel, mitinglere gidiyor, büyük kalabalıklar topluyor ama ihmal edilen o illere önceden milletvekillerinin gönderilip çalışma yapmaması. Mitinge CHP’li geliyor ama önemli olan diğer partililere ulaşmak. Bunu yapacak olan da milletvekilleridir, il, ilçe örgütleridir.

SAVCILIKTA GÖZALTI

Kamuoyunun çok yakındığı konu, “Gözaltına alınacak kişilerin sabahın erken saatinde evlerinden alınması” oluyor. Bu konuda en çok söylenen de “Bunları çağırsalar Savcılığa gitmeyecek mi?” oluyor. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki de savcılığa davet edildi. Gerisini, gelişmeyi yakından izleyen CHP Denizli Milletvekili ve önceki dönem TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca’dan dinliyorum:

“Bornova Belediye Başkanı’nın gözaltı işlemine hiç gerek yoktu. İfadesini verir, soruşturma devam eder, oluşan bir kamu zararı varsa bunu öder. Belediye Başkanı Ömer Eşki, önce savcılığa çağırılıyor. Savcılığın kapısında ifade için beklerken ‘gözaltı işlemi’ gerçekleştiriliyor. İfade için gelseniz de artık ‘Sizi gözaltına alacağız’ diyerek aslında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nu çiğniyorsunuz. Bir vatandaş, hakkında soruşturma varsa, gönül rızasıyla ifade için savcılıkta beklerken pat diye gözaltı kararı verecek. Hukuk böyle bir şey değildir. Ceza yargılama usulünde de böyle bir şey yoktur. Kişinin alacağı cezaya baktığımız zaman gözaltına alınmasını gerektirecek bir suç da değil.”

Konu şu: Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, kadın arkadaşını Bornova Belediyesine işe yerleştirmiş. İddia, işe gelmeden maaş aldığı. Bu durum ortaya çıkınca, Başkan Eşki, belediyenin uğradığı zararı cebinden karşılayacağını söylemesiyle soruşturma tabi ki kapatılmaz.

KONUŞULAN ARA SEÇİM

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in gündeminde boşalan 8 milletvekilliği için ara seçim yapılması var. Bunun için siyasi parti genel başkanlarıyla görüşüyor. Ancak, seçim yapılması gerektiğini söyleyenlerden Özel hariç yakın çevresi bile seçim yapılacağına inanmıyor. CHP’nin hukukçu Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, yeni kitabına “Faili Malum Rejim” adını vermiş. Ara seçimleri sorduğumda şunları anlattı:

“AKP ve diğer muhalefet partileri ara seçim konusundaki kararını net bir şekilde ortaya koydu. Ara seçim formülüyle sonuç elde edecek bir çalışma olduğunu düşünmüyorum. Şu anda TBMM’de 8 değil, 7 milletvekilliği boş. Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliği düşmedi. Can Atalay milletvekilidir. Mahkeme kararı uyarınca yemin edip görevine başlatılmalı. Yani, seçim 8 milletvekilliği için değil, yapılacaksa 7 milletvekili için yapılacaktır.

ATALAY, MİLLETVEKİLİ

Hem Meclis içtüzüğü hem de Anayasa başka koşulları da ortaya koymuş. Ancak baktığımız zaman da bu ara seçim formülü Mecliste kabul görecek durumda değil. Özellikle Can Atalay meselesi. Can Atalay’ın da vekilliği düşmüş kabul edildiğinde Anayasal süreçler sıfırlanmış olur.”

Anayasa Mahkemesi, Can Atalay’la ilgili üç kararda da ihlal verdi. Milletvekili düşürülmesini hak ihlali kabul etti. Bu durumda Anayasa’nın milletvekillerinin dokunulmazlığına ilişkin düzenlemeleri uyarınca kesinleşmemiş bir yargı hükmü var. Bu yargı hükmü uyarınca yargılamanın durdurulması gerekiyordu. Milletvekili seçilip kütüğe kaydedilmiş bir milletvekilinden bahsediyoruz. Dokunulmazlık hakkı kazanmıştır. Hakkındaki yargılamaların durdurulması, eğer hüküm kesinleşmiş ve hüküm infazına başlanmışsa infazın durdurulması gerekiyordu. Anayasa Mahkemesi buna hükmetti. Bu durumda aslında Can Atalay’ın Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca milletvekili olarak görevi devam ediyor.

Eğer Can Atalay’ın da milletvekilinin hükümsüzlüğünü CHP kabul ederse, Anayasa Mahkemesinin kararlarının iktidar tarafından uygulanmasını ve Anayasanın ihlalini de kabul etmiş olur. Bu durumda Tayfun Kahraman’ın, Osman Kavala’nın hakkı, hukuku da savunulamaz.

Yazarın Diğer Yazıları