CHP dün itibariyle ikiye ayrıldı. Uzun süredir CHP ile Özgür Özel’in temsil ettiği henüz ismi açıklanmayan parti arasında var olan mücadele, bundan sonra daha da artacak. Nitekim, Özel dün yaptığı konuşmada CHP yönetimini açık açık eleştirmeye başladı. Kuşkusuz, CHP’den de bu açıklamaların cevabı olacaktır. İktidara yürüyen, her geçen gün büyüyen bir CHP varken parti, CHP yöneticilerinin eliyle bölündü. Evet bir taraf az, bir taraf çok ama sonuçta bölünen siyasi parti var. Bu saatten itibaren iki siyasi parti iktidar partisiyle mücadele etmek yerine daha çok birbiriyle mücadele edecek. Yapılan ilk konuşmada bunlar ortaya konulmaya başlandı. YENİ BİR YOL Özgür Özel ve arkadaşları, CHP’den kopmamak için her şeyi yaptı. Daha önce kendisiyle yaptığım görüşmelerde, “CHP’den gitmemek için elimizden geleni yapıyoruz. Ama, partide bizim gitmemiz için de büyük çabalar var” demişti. İşte o mücadeleyi sonuna kadar sürdürdü. Gitmemek için her yol denendi. Ancak, bir sonuç alınamadı. CHP Genel Başkanlığı’na mahkemenin 38. Kurultayı “Geçersiz” sayıp eski yönetimi tedbiren iş başına getirmesiyle farklı bir yola girildi. Özgür Özel ve arkadaşlarının isteği, bir an önce kurultaya gidilmesiydi. Kılıçdaroğlu ise yeni bir delege yapısıyla seçime gidilmemesi halinde, mahkemenin yapılacak kurultayı da iptal edeceği görüşünü savundu. Kılıçdaroğlu, yeni baştan mahallelerden başlamak üzere delege seçimine gidileceğini, bunun için hazırlık yapılacağını söylüyordu. Ancak, bu konuda önemli bir adım da atılmadı. Yapılan konuşmalar Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasındaki görüş ayrılıklarını gidermekten çok, gerilimi iyice artırdı. Artık sıkça kullanılan, “Ya yeni bir yol bulacağız, ya yeni bir yol yapacağız” noktasında kilitlendi. Yeni bir yol yapılmasına, yani siyasi parti kurulmasına karar verildi. Dün, Özgür Özel bunu açıkça duyurdu. İKTİDAR... İKTİDAR Özgür Özel’in CHP Grubunda yaptığı son konuşma aslında kendisiyle birlikte hareket edenleri de duygulandırmıştı. Zaman zaman duygulu konuşmaları, partisinden kopmak zorunda kalacak olanları da fazlasıyla duygulandırdı. Kimisi gençlik kollarından bu yana gönül verdikleri, mücadele ettikleri partiden ayrılacağı için üzülüyordu. Kimisi göz yaşlarına hâkim olamıyordu. Yeni partinin genel başkanı Özgür Özel’in iktidar vurgulu konuşmaları grup salonunda dinleyenler kadar, televizyonda izleyenleri de duygulandırdı, coşturdu. Ayakta hep bir ağızdan “İktidar iktidar” diye bağırıyorlardı. Açıkçası, iktidara kendilerini çok yakın görüyorlar. CHP iktidarı özleyen bir siyasi parti. Her ne kadar 107 yıllık bir siyasi parti olsa da, çok partili sisteme geçildiği 1946 yılından bu yana koalisyonlarla birlikte hükümette bulunduğu süre 11,5 yıl bile değil. AKP’nin 2002’den bu yana tek başına iktidar olduğu bir ülkede, CHP de tek başına iktidarı elde etmek için rahmetli Turgut Özal’ın kurduğu ve ilk seçimde iktidara geldiği Anavatan Partisi’ndeki yapılanmayı örnek alıyor. Kurulacak yeni partinin içinde Atatürk, Cumhuriyet ilkelerine bağlı farklı görüş ve inançtaki insanlar da bulunacak. ÖZGÜR ÖZEL’İN LİDERLİĞİ CHP’nin yıllarca TBMM Grup Başkanlığı görevinde bulunan Özgür Özel, miting meydanlarında halkın gözünü doldurdu. Verdiği güven, etkili konuşması, tavırları, çalışkanlığı, soğuk, sıcak, yağmur, kar demeden mitingden mitinge koşması halk üzerinde olumlu etkiler yarattı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Demirer, liderlik konusunda şu örnekleri verdi: 1950’lerde Demokrat Parti’nin kurucularından Adnan Menderes çıktı. 1960’larda Süleyman Demirel, 1982’de Turgut Özal, 2002’de Recep Tayyip Erdoğan, şimdi de kitlelerin ilgisinin giderek arttığı Özgür Özel geliyor. Bugün ana muhalefet partisi konumunda olan CHP, gelecek seçimde en az 300 milletvekiliyle iktidar partisi olacaktır” diyor. Günümüzde şunu görüyoruz: Halk, siyasetçinin önüne geçti. Artık, “Yeter” diyor. Demokrasilerde seçme, seçilme bir de seçmenin, seçmeyi bilme yeteneği var. CHP seçmeni o noktaya doğru gidiyor. Siyasetin bu kadar zalimane bu tavra girmesi de bırakın görülmesini akla bile gelmezdi. GEÇMİŞİN YARALARI CHP’nin kapatıldığı yıllar oldu. 12 Eylül 1980’de asker yönetime el koydu. Aralarında CHP’nin de bulunduğu 17 siyasi parti, 9 Ekim 1981’de Milli Güvenlik Konseyi (MGK) kararıyla kapatıldı. CHP’nin 11 yıl sonra açılması da öyle kolay olmadı. CHP’nin yerine geldiği kabul edilen SHP, 1989 yerel seçimlerinde büyük başarı elde etti. Bu, SHP’de büyük coşku yarattı. 1991’de yapılacak genel seçimlerde yine benzer bir başarı bekleniyordu. İşte o günlerde, kapatılan CHP’nin yeniden açılması için bir kaynaşma başladı. CHP’nin mutlaka açılması gerektiği üzerinde duruluyor, solda siyaset kazanı CHP için kaynıyordu. YİNE BİRLEŞME OLACAK CHP’nin son Genel Başkanı Bülent Ecevit, Demokratik Sol Parti’yi (DSP) kurmuş, son Genel Sekreter Mustafa Üstündağ trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Partinin en kıdemli genel sekreter yardımcısının başkanlığında toplanılması benimsendi. En kıdemli olan ise eski bakanlardan Erol Tuncer’di. Partinin kapatıldığı dönemde hangi il, ilçe başkanı, belediye başkanı varsa Erol Tuncer tek tek aradı. “CHP’yi açmak istiyoruz” dediğinde, hep “Yeter ki partimizi açın; emrinizdeyiz” cevabını aldı. Bu güçlü bir istekti. Genişletilmiş ilk toplantı 21 Mart 1992’de yapıldı. Konu “CHP açılsın mı açılmasın mı?” tartışması tam iki gün sürdü. Sonuçta, ya bir yol yapılacak, ya bir yol bulunacaktı. Yol bulunmuştu. CHP’den bu ayrılış da uzun sürmez. Yine birleşme, yine kaynaşma olacaktır. Herkesin isteği bunun bir an önce gerçekleşmesi.