B12 değeriniz iyi olduğu halde unutkan mısınız?

Klasik unutkanlık dendiğinde akla hemen B12 gelir. Ancak kan testinizde B12’niz normal çıksa da niye unuttuğunuzu merak ediyorsanız bunun cevabı MCV değerinizde gizli.

Sadece daha uzun yaşamak değil benim amacım; daha kaliteli, daha keyifli ve daha uzun yaşamak diyorsanız Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu’ya kulak verin. Çoruhlu, SÖZCÜ TV’de Simge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlamaya, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) sırlarını vermeye devam ediyor…

Sadece daha uzun değil, daha keyifli, daha kaliteli yaşamanın ve yaşlanmayı frenlemenin mümkün olduğunu anlatan Çoruhlu, bu kez longevity eşliğinde B12’nin beyin sağlığı için önemini anlattı. İşte açıklamaları:

Demir eksikliği de ciddiye alınmalı

Demir eksikliğinde de kafan yorgun olur ama B12 ve folik asit eksikliğinde de yine hatırlama meselen olur yakın zamanla ilgili. Yani “dilimin ucundaydı” olursun aslında. Öyle hatırlarsın. Onların eksikliği, şekerin fazlalığı, yani reaktif hipoglisemi; yani şekere gereğinden fazla insülinle düşük şeker cevabı vermek de yüksek şeker de kafayı bozan şeyler. O böyle yatay seviyor; benim şekerim her gün aynı seviye olsun en sevdiği o.

Kafein kandırmacası

Ben neyle şarj oluyorum? Enerjiyle, ATP kaynağım, ATP’m iyi mi, şey değerleri iyi mi onu kontrol etmesi lazım.
ATP yani her yerdeki enerji birimi ama beyin buna aşırı hassas. ATP ne demek? Adenozin Trifosfat. Tri üç demek. Bu bizim enerji kaynağımız. Bu ikiye indiğinde difosfat oluyor, bire indiğinde monofosfat oluyor; fakat bütün fosfatlar gidip de ATP’nin pili sıfırı gösterdiğinde onun adı adenozin oluyor. Beynin bütün hücrelerinde adenozin reseptörleri var. Adenozin, gün boyu beyinde birikerek uyku ihtiyacını artıran ve uyanıklığı baskılayan bir nörotransmitterdir. Reseptörleri, derin uyku ve uyku-uyanıklık döngüsünün düzenlenmesinde temel rol oynar. Kafein, bu reseptörleri bloke ederek adenozinin bağlanmasını engeller ve uykuyu geciktirir. Yani kahve bir kandırmayla zihni açıyor.

Yumurta beyninizi korur

Beyin ve yağ birbiriyle çok alakalı. Beynin içi Omega-3 yağları ile dolu. Bir de fosfolipidler var; yine bak lipid lafı ama bunların fosfo eki var. Fosfatidilkolin, fosfatidiletanolamin, fosfatidilserin. Kolin lafı nereden geliyor? Yumurtadan. Yumurta yersen beynin korunur, yumurta yersen günde bir yumurtayla Alzheimer riskin yarıya düşer. Bunu gösteren çalışmalar var.

Dost bakterilerin gücü

Bağırsaktaki faydalı bakterilerin beyin-bağırsak bağlantısıyla beyne iyi gelebilirler mi cümlesi var. Orada da LBC-37 diye özel bir suşu sen oral olarak aldığında bağırsakta yaptığı iyiliğin vücudundaki kortizolü azaltmasına dair çalışma mevcut. İyi uyku, iyi bir bağırsak sağlığı, LBC-37 bağırsaktan beynin stresini azaltan bakteri, beyin yağları, fosfolipidler; fosfatidilkolin, etanolamin, sitikolin önemli. B12 ve folik asit MCV yüksekse özellikle dikkat özellikle dikkat.

Uyku da çok önemli

Biz uyuduk, beyinde bir sekreter var; gece çalışan bu sekreter biz uykudayken önemli bilgileri depolayıp, önemsiz şeyleri temizliyor.

Kısa dönem ile uzun dönem hafızaya depolama hikayeleri uykunun düzenli REM, non-REM döngüsünün olmasıyla oluyor. Uyuyamadığımda yakın zamandaki şeyler unutuluyor. Dün ne yapmıştım, bugün ne yapacaktım gibi şeyler.

Eskiyi hatırlayamamak büyük bir nörolojik konu, kişi nörolağa gidecek ama yakın xamanı hatırlayamıyor olmak mesela işte bu dikkat dağınıklığı da aynı konuya girer, sisli beyin de aynı konuya girer; demek ki bir şeyleri yanlış yaptın. 

Neler yapmak gerekir

Bir anneye niye folik asit verilir? Çünkü çocuğunda DNA hasarı, spina bifida, genetik bozukluk olmasın diye… Folik asit, B12 aynı grubun elemanları. Demek ki B12 ve folik asidin DNA tamiri ile ilgisi var. Benim  MCV’m yüksekse, kan değerimde B12’m yüksek olduğu halde, vegan olmadığım halde, belki sindirim sorunum var ama neyse hesabı, oradaki MCV’ye bakıp aslında demek ki benim bir DNA tamiri sorunum var deyip onu masaya koyup onu normale getirmek için şunları yapmak lâzım. 

Kan testinizdeki bu sonucu dikkate alın

Kan testimde B12’m güzeldi ama niye unutuyorum konusunun küçük ama büyük cevabını vermek istiyorum. Herkes kan sayımı var ya, tam kan sayımı, onu açacak. Orada bir sürü rakamlar, bir sürü rakamlar falan var. Bunu demirde de konuşmuştuk; demir eksikliği anemisinde de, şimdi B12’de konuşuyoruz.

Orada MCV yazıyor. Mean Corpuscular Volume. Yani oksijen taşıyan eritrositçiklerin hacimlerini anlatıyor. 
Demir eksikliğinde onlar küçülür, normalin altına yaklaşır. Fakat B12 ve folik asitte şişerler. Sen bir bakarsın üst sınır 98 filan yazıyordu, artık 102-103’tür seninki ve üste yakındır. B12 ve folik asit değerimize bakmıyoruz, açtık kan sayımını, MCV’de ne yazıyor? Çok mu yukarı? Geçen ay, geçen yılki check-up yukarı yukarı mı? Hiçbir doktor buna bir yorum yapmadı mı?

Sonra bu ilerleyince belki, belki menopoz sonrası veya erkeksiniz bir kanama kaynağı da yok ama sizin kan sayımınızda da böyle aşağıya aşağıya, ne anemisi bu saatte falan; et de yiyorum falan diyorsunuz. Şimdi o MCV’den anlayabiliriz. Yani B12 çalışmıyor deriz. Bu, mideye de bağlarız buradan; yediğin B12 kaynağı olan hayvansal gıdaları emebilecek bir mide-bağırsak yapın olmadığını da gösterir.

Nedeni midedeki emilim problemidir

İki kişinin MCV’sini kıyaslayıp, MCV’si yüksek olana daha problem dersin; onun daha ideal olması lazım. Zaten çok düşük olduğunda da demir eksikliği anemisini gösterir demiştik, onu yerine koymak daha kolay. Peki ne yapacağız? Şimdi yemekten gidiyorsak hayvansal gıdalarla alınıyor ya B12, aslında demir de hani oradan geliyor; hepsinin kaynağı aslında hayvansal gıdalar. Burada demek ki benim midemde bir emilim sorunu var. B12 bağırsaktan “intrinsik faktör” diye özel bir taşıyıcıyla emilir.

Demek ki midende işte ülserin, hazımsızlığın, gazın varsa orada bir sürü şeyleri emmekle ilgili de bir problem yaşıyor olmam normal. O zaman “yedim olmadı” kısmı oluyor. Dolayısıyla orayı düzeltmen lazım ki yediğinden alabilesin. Unutkanlığın bir konusu hani B12’ye ve MCV’ye bağlayacaksak böyle.

Sorun B12 kaynağında değil, alıcıda olabilir

Sen tablet olarak da alıyorsun, yemek de yiyorsun, vegan değilsin ama mide-bağırsaktan emilimle ilgili bir sorunun var veya kullandığın o tablet versiyonu hedefe gidecek gibi değil.

Yani kanda yükselmiş, doktor bana kes dedi, bin olmuş B12’m ama yine MCV’m yüksek. Yani bence bu kritik ayrım. Söze Longevity ile ilgili girdim. Yani böyle bir çalışmalar var söylemek zorundayım yani. MCV’nin yükselmesi ömrün kısalmasıyla alakalı.

B12 ile unutkanlık ilişkisi

Çocuklar ve gençler açısından mevzu odaklanma, konsantrasyon; yetişkinler için unutkanlık ve odaklanma. Daha ileride de artık demans diye konu gidiyor zaten. Şimdi mesela klasik unutkanlık deyince “Canım benim B12’m düşmüş olabilir. Ölçtürdüm iyiymiş filan” cümlelerini duyarız. Niye B12 ile unutkanlık yapışıyor birbirine? 
Çünkü aslında bu sinir hücrelerinin içini bakır kablo gibi düşünelim, etrafını plastik miyelin kılıfı gibi düşünelim; B12’nin o miyelin kılıfını tamir etmesi gerekir. Vücut elektrik olduğuna göre, beyindeki bütün hikayeler, hatırlama da bir elektriksel sinyalle olan bir şey.

Dolayısıyla o kablonun içinden elektriğin hızlı akması lazım, o kablonun sağlam olması lazım. Miyelin kılıfı hasarı konusu zaten birtakım otoimmün nörolojik hastalıkların ileri konusu ama küçük küçük bize de oluyor. Oradan elektriğin akması lazım.

Aklımıza ilk önce o geliyor 

Bir şeyi hatırlamak demek, onu beyinde bir yere koydun ya (bir kısa dönem hafıza var bir uzun dönem ki bu uykuyla alakalı, unutkanlığı oraya bağlayacağım) ‘recall’ deniyor, bölgeden çağırıyorsun. Sanki bilgisayardaki dosya gibi…

Geçen gün arkadaşıma ne demiştim? Onun olduğu yere gidiyorsun, onu oradan çağırıyorsun falan. İşte bu işteki kesiklik, yavaşlık ilk etapta B12 ile akla geldiği için halk olarak da herkes bunu biliyor.