Bağırsakta bir dert varsa ikincisi ciltte başlar
Bağırsak-beyin gibi bağırsak-cilt aksı da var. Yani bağırsağında derdi olanın ikinci derdi cildinde olur. Yani bu kadar yakın ilişkileri var.
Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) sırlarını vermeye devam ediyor. Çoruhlu, SÖZCÜ TV’de Simge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlıyor…
Dr. Çoruhlu, bu kez longevity eşliğinde cilt sağlığı ve genç bir görünüm için ipuçları verdi…
Kolajenin çeşitleri
Cilt üstüne derin çalışma yapıldı. Yani bütün katmanları, kendini nasıl onarıyor falan onlar biliniyor. Ancak bütün çalışmalar daha çok hani daha çok kremler, soymalar, işte ultraviyolenin kremle korumaları üstüne ama içten hikayesi bir tek kolajende kaldı. Yani kolajenden başka içten güzelleştiren bir şey yokmuş gibi o orada kaldı.
Bu arada kolajenlerin de türleri var… 1, 2’yi biliyoruz ya biz genelde; onun 4’ü, 7’si var ki böyle hani gidip de alamayacağın şekilde onlar, satın alınamaz yani ancak vücut yapıyor onları. Konu bitmiyor; keratin var üst katmanında, keratin hücrelerinin yağları var, zarları var, melanini var güneşle beraber senin cildini korumak için...
D vitamini önemli
Vitamin D cilt için de önemlidir, yani oradaki hücreleri es geçmez o. Hani birtakım işte alerjik reaksiyonlarda falan çok yüz güldürücü olabilir yeterince seviyesini yükseltirsek.
Cildin de mikrobiyomu var
Birtakım süt bakterisi diyebileceğim laktik asit bakterilerinin bazı patentli suşları var, üzerine çalışıldığı için patentli diyorum, belki daha çok yapanı vardır ama onları bilim ispatlamadığı için seçilenden konuşmak zorundayım. Onlar oradaki o laktik asit efektini yaparak bu cildin pH’ını düşürerek bu koruyucu pH tabakasını yerine koyuyor. Ağızdan girmiştik ya, hani her şeyi ağızdan alalım da cilde sürmeden ne yapabiliriz? Bu patentli suşu da alabiliyorsun, ben onu bağırsağıma gönderdim orada laktik asit bakterileri... Fakat onların efekti olarak cildin üstündeki -hani sırf burası değil ki, bütün ciltteki- pH istenen değere kadar düşebiliyor.
Özel bir bakteri suşu
Bakterilerin marifetleri, cildi korumaları falan filan da özel suşlarla ilgili. Kerabiome formüllerinin içerisindeki de özellikle cildin pH’ına yarayacak o Kleopatra efektini verecek olan; artı keratin olduğu için işte saçın dibinin ve cildin dibinin sıkılığı, o pürüzsüzlüğün gitmesi... 4 ile 7 kolajenden yapamıyoruz demiştim ya? 4 ve 7 kolajeni bu işte özel suş yapabiliyor. O özel bakteri suşu yapabiliyor. Yani onun varlığı bize ürettiriyor, biz onu yemekle alamıyoruz. En üst tabakayla en alt tabaka arasında işte kökleri sıkılaştırıyor. Zaten alınabilir olsaydı onun da bir tane kolajeni çıkardı. Onu ancak böyle dolaylı yoldan yapabiliyorsun.
Saçlar için de pH önemli
Saç dökülmesi için eskiden kalp ilacı olan spreyler kullanılır, onların amacı zaten damar açarak oksijeni artırmaktır yani. Dolayısıyla kanlanma o saç dökülmesiyle ilgili konu. Kerabiome da saç dibindeki sıkışıklığı yapar. O yüzden bence cilt için özellikle de yazın güneşlenmede lekesiz yanmak için o ürün güzel bir ürün, keratinli olan.
50’den sonra seramid şart
40’larda falan yine idare edebilirsin makyajla falan ama 50’den sonra işte boyunlar, elinin üstü, o dirsekler, diz kapağı falan... Hani böyle tek tek ameliyatla da çözülecek yerler değil. Onun için seramid lazım.
50’lerde bir matlık var yani hani böyle göğüs aralarında falan da olabilir, boyunda çok oluyor ister istemez; hani yüzle çok uğraşılıyor ya ameliyatıydı, dolgusuydu falan... İşte seramid tam bunlar için. O yağı koyman gerekiyor; o yani nemi içeride tutmanın yoludur üstünün brandası.
Hastalıklar bazen dışa vurur
Cilt dışa vurur. Mide, bağırsak, cilt; ciltle beraber tırnak, saç ve eklemler... Bunlar en çok gol yiyen organlardır. Yani bir hastalık ilerlediğinde mesela bağırsağındaki bir konu eklemlerinde de olabilir, o yüzden onun artritine dönebilir. Tiroid hemen bir gol alır eğer hayatta bir şeyler kötü gidiyorsa otoimmünite olarak ve cilt de onun izdüşümüdür. Zaten cümleler kurulur; “İşte ben zona geçirdim çünkü çok stresliydim.” Oradaki virüsler orada duruyorlar, onlara hemen yaşamak için fırsat bulurlar.
Uçuk aynı şekilde. Herkes 5 yaşına kadar Herpes-1’i alır gövdesine. Bizle beraber yaşar o. Benim immünitem düşerse veya dudağıma darbe aldım diyelim; “Merhaba, bana ortam açıldı ben şurada bir kendimi göstereyim” diye kendini gösterebilir. Bu arada uçuk sırf ağızda olmaz vücudun başka yerlerinde de olabilir.
Yediklerimiz cilde nasıl yansır?
Biraz su içersin cildin daha iyi ve parlak görünür. İşte anneler, anneanneler salata yaparken salatalığı yüzlerine sürerler. Yine koyu renkli sebzeler meyveler her zaman ciltteki kan dolaşımını artırır diye konuşulur. İşte zerdeçal, zencefil, inflamasyonun varsa hapını alıyorsun eklem için, cildinde de varsa sivilce inflamasyon yine oraya yarar.
İlk zırhımız: Keratinler
Keratinositler. Bu hücrelerden başka yerde yok cildin dışında var. Bizim boyn uzsu tabakamız. Yani zırhımız yok, kalın bir derimiz yok ama keratinositlerimiz var. Bunların hepsi keratinosit, keratin, keratin tabakası. İşte tırnak, saç hep bildiğimiz bu
ölüp de atılacak ama en üstteki bariyeri yapacak olan şeyler. Bizim ilk zırhımız keratinlerdir.
Etraflarında çok yağlı güzel bir zar var, o zarda Omega-3 var, kolesterol var ama zarın yarısı da seramid
diye bir yağdan oluşur.
Şimdi hemen “Ben biliyorum keratinli şampuan, keratinli suplementler var” denebilir. Ama öyle değil… Şimdi bir şeyin adının konuyla çağrışım yapıyor olması onun çalışacağı anlamına gelmez. İşte alırsın D’yi yükselmez ya da ne bileyim ilaçlarda da öyledir. Aynı molekül gibidir; şunu alırsın tiroidini düşürür, bunu alırsın çalışmaz.
Kaynağı çok önemli
O yüzden içine, patentine nasıl çalıştığına bakman lazım. Keratine buradan niye girdim? “Canım ben de keratinli bir şey alıyorum” derseniz bilgileri tazelemeniz lazım. Keratinde şu laf çalışmıyor: hidrolize keratin. Küçük parçalara ayrılmış, daha çok...
Bilim olarak büyük moleküllü keratin çalışıyor. Bu bir. Peki bu yüksek moleküllü keratinin ciltteki keratinosit hücrelerindeki keratini artırdığına dair bir patenti var mı? Ona bakman lazım. Kaynağı ne mesela; vegan mı nereden alınmış? Avustralya koyunlarının yünlerindeki madde. Niye o? Çünkü % 91 protein yapısı insan keratiniyle aynı…
İyi bakterilerin gücü
Bağırsak-beyin gibi bağırsak-cilt aksı da var. Zaten bağırsak-cilt aksı bağırsak-beyinden önce oluyor. Yani bağırsakta bir dert varsa ikincisi ciltte başlar. Niye?
İşte oradaki iyi bakteriler işte basilluslar vesaireler iyi olacak ki onlar bütirat üretecek. O bütirat bütün ciltte de laktik asit bakterilerin etkisiyle cildin pH’ı azalacak, daha koruyucu bir pH’ta olacak. Hasarlanmaya karşı daha dirençli olacak vesaire...
Uyku ve sigara uyarısı
Kötü uyuduğumuzdaki ciltle iyi uyuduğumuzdaki cilt farklıdır. Ya da en çok şeyden anlaşılır: Mesela biri sigara içicisidir, sen uzun zamandır görmemişsindir o arkadaşını. Kendi kendine bırakmıştır ve 3 ay sonra görürsün “Bir dakika ya sen misin?” falan o bir pembelik, bir beyazlık... Yani o kişinin gri yüzü ve cildi yine sarkık değildi, bu pırıltıya nasıl döndü hani kime yaptırdıysa yaptırayım dersin yani. O yüzden hani en kötüye gitmekten en iyiye gitmek farkını en çok sigara bırakmanın 90. gününde görürsün.
Şekeriniz yüksekse dikkat!
Bizim 3 aylık kan şekerimiz HbA1c. Normalde onun laboratuvarlar en üst sınırına 5.6 falan diyorlar. Bakıyorsun “Canım benimki de 5.5 ya da 5.6 sınırı geçmemiş” filan diye. O üç aylık şeker değeri aslında senin cildini damarını da anlatır her şeyi anlatır ama cildi konuşacaksak cildinin şekerlenmesini anlatır.
O yüzden sen bu 3 ayda 5.5 olan 3 aylık şekerini biraz diyabet gibi beslenip azıcık yemeyi azalttığında bir 3 ay sonraki ölçümde 5.5’ten 5’e indirdiysen cildinin yaşlanması da 3 kat azalmış olur.