CHP Genel Başkanı Özgür Özel, meydanda derya kalabalık önünde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sahibi olduğu 12 tapuyu sayıp dökerken, aklıma Ümran Nazif Yiğitler geldi. Ben onun gazetelerde yazdığı röportajları, anıları, gözlemleri ve denemelerinin toplandığı kitapları çok beğenerek, heyecanlanarak, özenerek okurdum.
Hayata gözlerini yumalı (1964) çok oldu.
Yine okuyorum.
★★★
Ümran Nazif Yiğitler, Cumhuriyetin ilk kuşak memurlarının hayatını yazardı. O sıralar çok yoksul Anadolu kentlerinde görev yapsın diye tayin edilen öğretmen, doktor, mühendis, vali, karakol komiseri, savcı ve hakimlerin ne çetin koşullarda görev yaptıklarını anlatırdı.
Şu anlatı onundur:
“Maaş azdı.
İmkan yoktu.
Yol yoktu.
Çoğu zaman ekmek yoktu.
Ama vazgeçmek de yoktu.
Görev duygusu her şeyin üzerindeydi. Cumhuriyet memuru, idealist, fedakar, yokluk içinde ama yüksek bir görev duygusuyla yaşayan insandı. At sırtında, kimi zaman yaya; ama hep aynı inançla yaşardı. Çünkü bir Memleket yeniden kurulacaktı”
★★★
Özgür Özel’in konuşmasını dinlerken Ümran Nazif’in yazdığı bu gözlemleri hatırlayınca; “Ülkemiz ne imkansızlıklar içinde kurulmuş fakat şimdi birileri için ne kadar zengin olmuş” diye sevindim(!) Özgür Özel’in meydanlarda anlattığına göre, Akın Gürlek, Adalet Bakan yardımcısı diye tayin edilince ona devlet şirketi Eti Maden’in Lüksemburg’da kurulu yan şirketinde yönetim kurulu üyeliği de verilerek ikinci maaş sahibi yapılmış. Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı yardımcılığından alınıp İstanbul Başsavcısı yapılınca da devlet ona zenginlerin mekanı Boğaziçi’nde bir yalı lojman tahsis etmiş. Bu lojmanın sadece dekorasyonu için de 62 milyon TL harcanmış.
★★★
Daha neler?
Özgür Özel, 12 tapunun kimlik numaralarını (ID) kartona yazmış, bütün Türkiye dikkat kesilsin diye meydanlara toplanmış yüz binlerce insana gösteriyor. Ve “Bu tapuların bugünkü değeri 452 milyon TL. Bir Hakim ya da Başsavcı, 190 yıl çalışsa ve hiç harcamazsa ancak sahip olabileceği bu kadar mülke Akın Gürlek
19 yılda nasıl sahip oldu, nereden buldu?” diye soruyor.
★★★
Akın Gürlek ise “Bu belgeler kesinlikle sahte ve düzmece. Benim üzerime kayıtlı sadece 4 taşınmazım var” diye açıklama yapıyor. Özgür Özel bu kez, yine meydanda toplanmış halka elinde belgeler göstererek; “Mesa İstanbul Evleri’nden 2 daire almışsın. İnkar ettiğin dairler için her ay 2 milyon TL taksit ödeme çizelgesini işte MESA’nın resmi evrakı olarak paylaşıyorum” diye bağırıyor.
★★★
Bunlar doğru mu?
Doğruysa ne yapmalı?
Doğruyu kim bulacak?
Bu kadar büyük ve derin iddiaya biz siyasi çekişme diye bakamayız. Ülkemizde doğruyu bulacak bir kurum var. 2004 yılında çıkartılan 5176 sayılı kanunla Kamu Görevlileri Etik Kurulu kuruldu. Başbakana bağlıydı, şimdi Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi içinde çalışıyor.
★★★
Biri Başkan 11 üyeli bu kurul, devlet yönetiminde görev verilenlerin; dürüstlük, tarafsızlık, saydamlık, hesap verebilirlik, etik (ahlaki) durumlarını inceler, mal bildirimlerini denetler, alınan hediyeleri sorgular” ve bir ahlaksızlık tespit ederse toplumu bilgilendirir. Bu kurul ne yapıyor? Niçin harekete geçmedi? Bu kurulun bağlı olduğu Cumhurbaşkanı; “İki siyasi taraf: Özgür Özel ve Akın Gürlek’in karşılıklı iddialarını inceleyin, doğru olan neyse topluma yıldırım hızıyla açıklayın, ahlaksızlık, hortumlama varsa resmi gazetede yayımlayın” niçin demiyor?
★★★
Şimdi diyecekler ki; Evet Kamu Görevlileri Etik Kurulu var. Ama biz ona Bakanlar, Milletvekilleri, Hakimler, Başsavcılar ve TSK mensuplarını inceleme yetkisi vermedik. Yani Akın Gürlek’in etik analizini yapamaz.
Verin o zaman!
Yapabilsin.
Sonucu Resmi Gazete de yayımlasın. Akın Gürlek’in 12 tapusu var mı? Mal beyanında neler yazıyor? Ortaya çıksın. Özgür Özel doğru mu söylüyor meydanlarda yüzbinler görsün, işitsin.
★★★
Aynı Etik Kurul ABD’de (U.S. Office of Goverment Ethics) adıyla İngiltere’de (Committee on Standards in Public Life) adıyla, Fransa’da ve pek çok ülkede kendi dillerinin adıyla var. Yetkileri de bizdeki gibi budanmış, kısırlaştırılmış değil. Milletvekillerinin, Bakanların, Başkanların, Başbakanların, Hakimlerin, Savcıların, Generallerin de mal varlıklarında aşırı şişme varsa inceliyor. Ahlaksızlık, yolsuzluk, devlet gücünü kullanarak hortumlama yapıldığını görürse doğrudan savcıya harekete geçsin; “mahkeme kurulsun” diye götürüyor.
Bizde neden yok?
103 yıl önce Cumhuriyeti kuranların idealizmi, özverisi, şeffaflığı, ahlaki tutarlılığı sizde neden yok?
★★★
Dün iktidar yanlısı 2 gazetede (Yeni Şafak ve Türkiye) 2 haber vardı. Birinde; “Özgür Özel, Beşiktaş Belediyesi üzerinden emlak vurgunu yaptı. Bir koyup 33 kazandı” diyordu. Diğerinde; “Özgür Özel’in Akın Gürlek’in mal varlığını açıklaması FETÖ benzeri bir kumpas” diye yazıyordu.
Bunlar da araştırılsın.
Etik Kurul niye oturuyor?
Akın Gürlek sorgulansın.