Balıkçılığı canlandırmak için göle salınan balık 200 türü yok etti

Afrika'daki Victoria Gölü'nde ticari verimi artırmak amacıyla 1950'li yıllarda göle bırakılan Nil levreği, bölge ekolojisinde geri dönülemez bir yıkıma yol açtı. İstilacı avcının göldeki 200'den fazla endemik balık türünü tüketerek yok etmesi ve yakalanan balıkların işlenmesi için kıyıdaki ormanların kesilip yakılması, hem su altı hem de kara ekosistemini çöküşe sürükledi.

Afrika kıtasının en büyük tatlı su havzası olan Victoria Gölü'nde balıkçılık gelirlerini yükseltmek hedefiyle göle aşılanan dev Nil levreği, biyolojik çeşitlilik tarihinin en ağır kayıplarından birine neden oldu. Yırtıcı türün göl faunasına dahil edilmesi, göldeki yerel balık popülasyonunu sıfırlarken kıyı şeridinde de büyük çaplı bir ormansızlaşma dalgası başlattı.

TİCARİ KAZANÇ HEDEFİYLE GÖLE BIRAKILDI

1950'li yıllarda sömürge yönetimi ve balıkçılık planlamacıları, yerli türlerin küçük boyutlu olması nedeniyle av verimini yetersiz bularak devasa boyutlara ulaşabilen Nil levreğini Victoria Gölü'ne taşıdı. 2 metreye kadar uzayabilen ve 200 kilogram ağırlığa ulaşabilen bu yırtıcı balığın popülasyonu, doğal avcısı bulunmayan göl ortamında kısa sürede patlama yaptı. Ancak hesaplanan ekonomik büyüme, havzanın biyolojik dengesi pahasına gerçekleşti.

200'DEN FAZLA ENDEMİK TÜRÜN NESLİ TÜKENDİ

Nil levreğinin doymak bilmeyen avlanma kapasitesi, gölde milyonlarca yıldır evrimleşen yerel çiklit türlerini doğrudan hedef aldı. Besin zincirinin en üst basamağına yerleşen yırtıcı balık, yalnızca Victoria Gölü'ne özgü 200'den fazla endemik balık türünü avlayarak bu türlerin tamamen yeryüzünden silinmesine yol açtı. Su tabanındaki yosun ve organik atıkları temizleyen türlerin yok olmasıyla göl suyu oksijensizleşti ve bulanıklaşarak su altı dengesini tamamen kaybetti.

Yıkım yalnızca suyun altıyla sınırlı kalmadı. Nil levreğinin yoğun yağ içeren et yapısı, geleneksel güneşte kurutma yöntemlerine izin vermediği için avlanan balıkların fırınlanarak veya tütsülenerek işlenmesi zorunlu hale geldi. Balıkları işlemek isteyen kıyı halkı, gerekli yakacak odunu temin edebilmek amacıyla göl çevresini saran doğal ormanları hızla kesip yaktı. Kıyı şeridindeki ağaç örtüsünün yok olmasıyla birlikte yaşanan toprak erozyonu, tonlarca çamurun göle dolmasına ve havzanın karadan da tahrip olmasına yol açtı.

İlginizi çekebilir