Beşiktaş’ın yeni kimliği: Hız, Pres ve Italiano

Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor'un ilk haftada puan kaybetmesinin ardından gözler Beşiktaş'a çevrilmişti. Siyah-beyazlıların sahaya nasıl bir reaksiyon koyacağı merak edilirken, Vincenzo Italiano rotasyonlu bir kadroyla başlamayı tercih etti. Savunmada Emmanuel Agbadou ve Taylan Bulut görev yaparken, sol kanatta yeni transfer Trossard, en uçta ise Semih Kılıçsoy sahadaydı.

Beşiktaş'tan beklenti, son dört Avrupa maçında ortaya koyduğu hızlı, yüksek presli ve iştahlı futbolu lige de taşımasıydı. Nitekim öyle oldu.

Sahada artık net biçimde bir Vincenzo Italiano takımı görüntüsü var. Özellikle beklerin hücumda ceza sahasına kadar girmesi, stoperlerin oyuna daha fazla dahil olması ve top kaybının ardından rakibe nefes aldırmayan baskı dikkat çekti. Beşiktaş, topu kaybettiğinde geri kazanmak için çok kısa süre içerisinde reaksiyon gösteriyor. Kazandığında ise oyunu mümkün olduğunca hızlı şekilde rakip kaleye taşıyor.

Bu anlayışın karşılığını da 25. dakikada aldı. Junior Olaitan'ın savunma arkasına gönderdiği harika pası Vaclav Cerny tek vuruşla tamamladı ve siyah-beyazlıları öne geçirdi.

Golün ardından Beşiktaş'ın oyundaki üstünlüğü devam etti. Ancak tabeladaki farkı açacak kalite bir türlü gelmedi. Özellikle ceza sahası içerisindeki son dokunuşlarda ve final paslarında yaşanan kalite eksikliği, Beşiktaş'ın etkili futbolunun skora daha fazla yansımasını engelledi.

Gecenin öne çıkan isimlerinden biri hiç şüphesiz Junior Olaitan'dı. Yükselen performansı, dinamizmi ve bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle oyunun her bölümünde kendisini hissettirdi. Diğer isim ise son dönemde performansı nedeniyle eleştirilen Vaclav Cerny oldu.

Cerny, 1 golün yanı sıra direkten dönen topu ve kalecinin kurtardığı pozisyonuyla hücumda önemli işler yaptı. Görünen o ki Hradec Kralove maçında attığı gol, Çek oyuncunun özgüvenini yeniden kazanması açısından önemli bir moral olmuş.

Beşiktaş'ın belki de şu an için en dikkat çekici özelliği, topu kaybettiği anda verdiği reaksiyon. Siyah-beyazlılar topu çok kısa sürede geri kazanıyor ve rakibin yerleşmesine izin vermeden hücuma çıkıyor. Bu da Italiano'nun oyun anlayışının sahaya giderek daha net yansıdığını gösteriyor.

Beşiktaş her maç üzerine biraz daha koyarak ilerliyor. Henüz kusursuz bir takım görüntüsü yok. Özellikle son vuruş kalitesi konusunda geliştirilmesi gereken noktalar var.

Ancak bu yapının önüne, bitiriciliği üst düzey bir santrfor olan Dusan Vlahovic gibi bir oyuncu eklendiğinde ortaya çıkacak tablo çok daha farklı olabilir.

Çünkü Beşiktaş artık pozisyona girmekte zorlanan bir takım görüntüsünden çıkıyor. Şimdi ihtiyaç duyulan şey, üretilen pozisyonları daha yüksek yüzdeyle gole çevirecek bir bitirici.

Eğer bu parça da tamamlanırsa, yalnızca daha etkili değil, aynı zamanda izleyene çok daha fazla keyif veren bir Beşiktaş izleyebiliriz.

Yazarın Diğer Yazıları