Sevgili okurlarım Ankara’da yapılacak olan NATO zirve toplantısı için ilginç olaylar oluyor. Başkentte yeni otoyollar, köprüler yapılıyor ama en ilginç olanı, alınan güvenlik önlemleri.
Toplantıya Trump’la birlikte 30’dan fazla NATO üyesi ülkesinin devlet ve hükümet başkanları katılacak.
Çok büyük bir organizasyon.
Gelecek olanları düşünün, hem onlar ve hem de yanlarında heyetlerle birlikte gelecek askerler, komutanlar, diplomatlar, bürokratlar, korumalar ve gazeteciler...
Ankara tıklım tıklım dolacak.
* * *
Bizim hükümet bu önemli toplantı nedeniyle önlem almaya ve hazırlık yapmaya aylar öncesinden başladı. Her NATO ülkesinden Ankara’ya gelecek kadroların isimleri ve sayıları istendi. Sonra Ankara’da koruma önlemleri alındı ama esas tablo henüz karşımıza çıkmadı.
Örneğin toplantıya uzak veya yakın mesafede olan konutlardan ve iş yerlerinden, o adreste ikamet eden herkesin kimliği istendi.
Örneğin bizim gazetede çalışanlar olarak hepimizin kimlikleri kayda geçirildi.
Sanırım bu güvenlik önlemleri birkaç gün içerisinde daha da sıklaşacak.
Bu arada bir de değişik bir önlem alındı. İş yerlerinden bazı tabelaların indirilmesi istendi. Bunun nedeni bilinmiyor.
İş yerleri ve evleri toplantı bölgesine yakın olan devlet memurlarına da bu toplantı boyunca bir hafta idari izin verildi.
* * *
Bu yeni havalimanı için devletin ve milletin parasından yüz milyarca lira harcama yaptık! Askeriyeye ait Etimesgut havalimanı baştan sona yıkıldı, pisti uzatıldı, içine yeni tesisler yapıldı...
Sırf Trump’ın dev yapılı uçağı inebilsin diye!
Evet, bu toplantı nedeniyle yüz milyarlarca liramız gitti, daha da gidecek.
Ayrıca havalimanı ve çevresinde toplantı salonları, konukevleri, yollar, köprüler de işin cabası!
* * *
Söz Etimesgut hava limanına gelmişken bu konuda bir anımdan söz edeyim. Ben askerliğimi (Polatlı Topçu Okulundan sonra) askeri bir tesis olan Etimesgut Havalimanında yapmıştım. O yıllarda askerlik herkes için net iki yıldı.
Ortalıkta öyle indirimli, ücretli, bedelli askerlik gibi ciddiyetsiz ve gereksiz uygulamalar yoktu.
Komutanımız Hava Pilot Tuğgeneral Orhan Coşkun herkesin çekindiği sert bir askerdi ama beni pek severdi.
Birliğimizin adı o zaman 12. Hava Üssü idi.
Arada bir kendisinden izin kağıdı rica eder ve Türkiye’nin dört bir yanına bizim uçaklarla gidip gelme fırsatı bulurdum... Çünkü bizim üsten her gün Türkiye’nin dört bir yanına kurye uçakları kalkardı.
Kurmay başkanımız hava Pilot Albay Nuri Gök...
Aynı üste kısa süre birlikte olduk.
Sonra ben terhis oldum, albayım yıllar içinde terfi etti ve tümgeneral rütbesiyle emekliye ayrıldı.
Birbirimizi yıllarca görmemiştik... Günün birinde beni gazeteden aradı...
-Çölaşan, nasılsın iyi misin, yazılarını hep okuyorum. Seni özledim. Biliyor musun ben 96 yaşındayım şimdi... Bir gün ziyaretine geleyim de özlem giderelim...
Paşam gelmeden önce odamda bir miktar hazırlık ve temizlik yaptım.
İlk olarak masamdaki kül tablasını boşalttım.
Paşam geldi, muhabbete başladık.
Paşama dokunur diye sigara falan içmiyorum. Bir ara Paşam sordu:
-Çölaşan ben bir şurada bir sigara içsem sana ayıp olur mu, seni rahatsız eder mi?
-Neee, paşam siz sigara içiyor musunuz?
-Ne var bunda, elbette içiyorum.
Sigaralarımızı hemen karşılıklı yaktık!..
Nuri Gök paşam artık gidecek. Vedalaştık, kendisini aşağıya kadar uğurladım.
-Çölaşan şuradan taksi çağıralım. Burada trafik yoğun olur diye ben arabayı almadım.
-Paşam maşallah araba da mı kullanıyorsunuz?
Aradan geçen süre içerisinde komutanlarım Orhan Coşkun, Nuri Gök vefat ettiler.
Aynı üsteki yakın arkadaşım Pilot Yüzbaşı Mehmet Büyükdora ve başka bazı pilotlar şehit oldular. Onları hep saygıyla anarım.
* * *
Şimdi yetersiz bulup baştan sona yıktıkları Etimesgut askeri havalimanında sadece C-47 pervaneli nakliye uçaklarıyla daha büyük ve gelişmiş olan C-130’lar ve bir de helikopterler vardı.
Bizim meydana jetler inmezdi. Nakliye üssü idi.
Orası şimdi yıkıldı, yeniden yapıldı ve bundan sonra özellikle Recep Tayyip’e çalışacak!.. Çünkü Saray’a çok yakın. Hemen burnunun dibinde!
Memlekete hayırlı olsun!