Sevgili okurlarım, adına fon krizi denilen bu nesne iktidarımızı acaba yıpratmış olabilir mi diye birkaç günden beri kara kara düşünüyorum... Çünkü bilen bilmeyen herkes bu konuyu gündemde tutuyor ve önüne gelen, başta sayın Recep Tayyip olmak üzere hepsine saldırıyor.
Saldırmayan, eleştirmeyen sadece iki büyük lider kaldı!
KK kod adlı Kemal Kılıçdaroğlu ve ‘Türk milliyetçisi’ Devlet Bahçeli!
Yani ortada Türk Milleti adına çok ‘üzücü’ bir durum var.
Dün gece evde yalnız otururken bunları düşündüm ve kendi kendime karar verdim. Hayır, ben bu hataya daha fazla düşmemeliyim.
Bu gibi konularda ılımlı ve tarafsız davranmalıyım.
★★★
Az önce televizyonlarda izlemiştim... AKP’nin o çiçekli böcekli reklam filmindeki sahneler beni çok etkilemişti...
Çünkü ortada bir gerçek vardı. Reklamda İzmir Marşı çalınıyordu. Oysa bu iktidarın nefret ettiği iki marş vardır ve ikisi de yasaklanmıştır. Bunları ekranlarda asla izleyemeyiz.
İzmir Marşı ve Onuncu Yıl Marşı!
Demek ki iş parasal fon vurgununa gelince bizim Recep Tayyip’ten emir alan sayın iktidarımız şimdi artık İzmir Marşı’nı bile milletimize dinletmekten çekinmiyordu.
‘İzmir’in dağlarında çiçekler açar/ altın güneş orda sırmalar saçar... Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa/ adın yazılacak mücevher taşa...’
★★★
Bu marşı dinlemek benim için bir teselli kaynağı oldu ama bu yetmezdi. Bu konuda başka şeyler de gerekirdi.
Dün sabah Hürriyet gazetesine bakarken karşıma, kamuoyunda adı saray yazarı olarak geçen Abdülkadir Selvi kardeşimizin yazısını okumaya başladım...
Ve gördüm ki bana teselli verecek cümleler işte yine onun köşe yazısındaydı!
Bakınız neler diyordu:
“Bu fon krizini çözecek tek kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan. O nedenle çok önemli. Halkımız da ‘yaparsa Erdoğan yapar ‘ diyor. Çare olarak cumhurbaşkanını görüyor. Çünkü yaptıkları yapacaklarının teminatı.”
Doğru söylemiş!
“Erdoğan medya rüzgarıyla hareket eden bir lider değil. Güçlü lider olmanın en büyük özelliğidir. Başkasının rüzgarıyla hareket etmez. Ama kendi belirlediği bir zamanda gereğini yapar. Halının altına süpürmez. Kimse merak etmesin.”
Zaten kimse merak etmiyor ki... Merak edenler sadece sayın cumhurbaşkanımıza karşı olan bir takım ilgisiz tipler.
“AK Parti’de şöyle bir kanaat var. Reis tehlikenin farkındaysa o kriz çözülür. Dünkü konuşması gösterdi ki Reis tehlikenin farkında. O zaman çözüm var demektir. Erdoğan’ın sözü senettir. Bunu nasıl yapacağını ise zamanla göreceğiz.”
Arkadaş halkı. Bence en kısa zamanda her şey çözülecek, Allah bu fon sarmalına takılıp milleti soyanlardan hesap soracak ve böylece enflasyon belası da yok olup gidecektir.
“Erdoğan iktidarını 24 yıldır sürdürüyor. Bunun Türk siyasetinde başka bir örneği yok. Dünyada ise sadece Japonya’daki Liberal Parti bu şekilde kesintisiz iktidar olmuş. Bunlar kolay elde edilecek başarılar değil. Erdoğan bunu nasıl başardı? Şimdiye kadar sorunlarla karşılaştı ve yüzleşti. Sonra krizi fırsata dönüştürmeyi başardı.
AK Parti ve Erdoğan fon kriziyle birlikte yeni bir sınama ile karşı karşıya. Zor bir dönemden geçiliyor. Erdoğan fon krizinden de güçlenerek çıkar mı? Onun adı Recep Tayyip Erdoğan’sa çıkar.”
Yağ çekmenin bu kadarı da olmaz demeyin. Şahane... Muhteşem... Harika...
★★★
Değerli Saray gazetecisi daha ne desin yani!
İçimden fışkıran duyguları sanki ona ben anlatmışım gibi yazmış. Ama Saray’dan ne geldiyse o kadarını yazmış. Bu yazısıyla sadece bana değil bütün milletimize moral vermiş oldu.
Hani eskilerden kalan bir şarkımız vardır ya...
“Bir teselli ver, bir teselli ver... Dünyanın kahrına gülüp geçerim... Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum...”
Bu fon rezaletini de inşallah şarkılarla, türkülerle, marşlarla atlatacağız!
Yüz binlerce insanımızın bir kuruşu bile iktidar yandaşlarının cebinde kalmayacak!
Gülmeyin lütfen!