Türkiye’nin kaderinin değiştiği yıl 2017’dir.
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı verilen “Tek Adam Sistemi” o yıl yapılan referandumla kabul edilmiş, 2018 yılında uygulanmaya başlanmıştı...
Sistemin savunucularından biri olan merhum Anayasa Profesörü Burhan Kuzu “Bu sistemle hızlı ve seri kararlar alınacak” diyor, ülkede her şeyin güllük gülistanlık olacağını müjdeliyordu.
Fakat tam tersi oldu...
O yıldan sonra ülkede işler hep ters gitmeye başladı...
Döviz kurları patladı, enflasyon arttı, pahalılık dayanılmaz hale geldi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştirenlere hâlâ “Amerika Birleşik Devletleri’nde de ‘Başkanlık Sistemi var ve gül gibi işliyor” diyorlar.
Bunu söyleyenlerin ya dünyadan haberleri yok, ya da mugalata (yanıltmaca ve safsata) yapıyorlar.
★★★
ABD’deki Başkanlık Sistemi “Kuvvetler ayrılığı” prensibine, yani gerçek demokrasinin temeline dayanır.
ABD’de Başkan Trump’ın kararları “Senato denetimine” tabidir. Öyle her aklına eseni yapamaz, her canının istediğini önemli görevlere tayin edemez. Hepsi, Senato’nun onayından geçer. Başkan Trump, Senato’nun onaylamadığı bir kişiyi Bakan, Büyükelçi yapamaz, hiçbir önemli bir göreve atayamaz.
Bizde ise Cumhurbaşkanı’nın kararları ve çıkardığı kararnameler hiçbir denetime tabi değildir.
Cumhurbaşkanı istediği kişiyi bakan yapar, rektör yapar, büyükelçi yapar, Merkez Bankası Başkanı yapar, her şey yapar. Karar kesindir, kimse karışamaz!
ABD Cumhurbaşkanı Trump’ın yetkileri sınırlıdır. Mesela Amerika Merkez Bankası Başkanı’nı görevden alamaz.
Bizdeki sistemde ise durum bunun tersidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle Merkez Bankası’nın bağımsızlığına son verdi. O günden bu yana birçok Merkez Bankası Başkanı tayin etti ve birçok Merkez Bankası Başkanı’nı (Murat Çetinkaya, Murat Uysal, Naci Ağbal, Şahap Kavcıoğlu, Hafize Erkan’ı) bir imza ile görevden aldı.
★★★
ABD Başkanlık Sistemi’nde Başkan’ın her davranışı, her kararı, ABD Senatosu’nun denetimi altındayken, bizim sistemde bütün güçler denetimsiz şekilde Cumhurbaşkanı’nın yetkisinde toplanmış bulunuyor.
- ABD’de “Kuvvetler ayrılığı” var. Gerçek demokrasi budur.
- Bizde ise bütün kuvvetler tek elde toplanmıştır.
Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, ile ABD’deki Başkanlık Sistemi, Kuzey Kutbu ile, Güney Kutbu kadar birbirinden uzaktır.
Ekonomide, hukukta, sanayide, teknolojide, eğitimde, her alanda Cumhurbaşkanı talimat vermeden yaprak bile kımıldamayacak âdeta!
Orman yangınlarında bile bakanlar “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatlarıyla yangına müdahale ettik” diye açıklama yapıyor.
Cumhurbaşkanı talimat vermese yangına müdahale yapılmayacak mı yani?
Türkiye’nin selameti için bu sitemin değişmesi gerekiyor.
Zararın neresinden dönülse kârdır.
Üçüncü yılda sonuç SIFIR
Enflasyon bir türlü fren tutmuyor, ekonomi düzelmiyor.
2023 yılının Haziran ayında “Türkiye’nin rasyonel (akılcı) bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır” diyerek şeffaf, öngörülebilir, kurala dayalı, mali disipline önem veren, istikrarlı bir ekonomi modeline geçileceğini vaat ederek göreve başlayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 3’üncü yılın sonunda kendini başarılı buluyor mu?
Şimşek Bey son olarak “Hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz. Dünyadaki jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla enflasyon beklentimiz iyileşti” dedi.
İyi de... 3 yıl önce verdiği sözlere ne oldu? Ulusça rahat bir nefes alabilmek için 3 yıl daha mı bekleyeceğiz?
Ekonomi hâlâ düzlüğe çıkmadı... Enflasyon gemi azıya almış çılgın bir at gibi koşmaya devam ediyor... Halk perişan... Fiyatları tutabilene aşk olsun!
Mehmet Şimşek, bir süre önce, Türkiye’nin aslında zengin bir ülke olduğunu belirtmek için “Vatandaşların yastık altında 640 milyar dolarlık altını var” demişti.
Şimşek Bey, ekonomiyi rayına sokmak için o altınlara mı gözünü dikti acaba?
GÜNÜN SÖZÜ
İnsanlar tutkularının kötü sonuçlarını kadere yüklerler!