Bunamanın görünmeyen yüzü
Her demans (bunama) unutkanlıkla başlamaz. Bazıları insanın hafızasından önce davranışını değiştirir. Tıpkı frontotemporal demans gibi...
Frontotemporal demans, beynin frontal yani ön bölgesini etkileyen bir nörodejeneratif bir hastalıktır. Bu bölgelerdeki sinir hücrelerinde (nöronlarda) hasar meydana geldiğinde ortaya çıkar.
Genetik olabileceği gibi geçirilen kafa travmalarından, mükemmelliyetçi kişilik özelliklerinden ya da beyni aşırı yormaktan da kaynaklanabilir.
Sinsi bir bunama türü olan bu hastalığın ilerleyici bir beyin hastalığı olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz ‘’Bu da beynin bazı bölümlerinin işlevini yitirmesiyle zamanla kötüleştiği anlamına gelir’’ dedi ve hastalığın genellikle göz ardı edilen belirtilerine dikkat çekip, ailelere yol gösterecek önerilerde bulundu…
Prof. Dr. Derya Uludüz
Dışarıda normal evde bambaşka
Demans denince akla hemen bunama gelir. Oysa her demans unutkanlıkla başlamaz.
Frontotemporal demansta ilk değişen şey çoğu zaman hafıza değil, kişilik, davranış, dürtü kontrolü ve sosyal muhakemedir.
Bu tabloda kişi dışarıdan bakıldığında uzun süre iyi görünebilir. Konuşur, sohbet eder, kibar davranır, hatta çevresindekilere gayet akıllı ve mantıklı gelir. Bu yüzden yakınlarının “onda bir değişiklik var” demesi çoğu zaman inandırıcı bulunmaz. Bu da tanıyı geciktirir. Oysa gerçek tablo çoğu zaman evin içinde yaşanır… Aile için süreç çok yıpratıcıdır. Çünkü kişinin eski halinin yavaş yavaş kaybolduğunu görür.
İçgörü kaybı: Ben hasta değilim
Frontotemporal demansın en zor taraflarından biri içgörü kaybıdır. Yani hasta değiştiğini fark etmez. Davranışlarının kırıcı olduğunu kabul etmez. Kendisinde bir problem olduğunu düşünmez. Hatta çoğu zaman sorunlu olanın eşi, çocuğu veya çevresi olduğuna inanır. Bu nedenle doktora gitmeyi reddedebilir. Tedaviye direnebilir. Ailesini suçlayabilir. Bu tablo aile içinde büyük yalnızlık yaratır.
Davranış değişikliklerine dikkat edilmedi
Frontotemporal demans yaşayan kişide şu değişiklikler gözlenir:
- Kişi eski halinden uzaklaşır.
- Daha huzursuz olduğunu düşünür.
- Kırıcı konuşur.
- Kolay öfkelenir.
- Empati duygusu azalabilir.
Frontotemporal demansın en yanıltıcı taraflarından biri şudur:
Hasta dışarıda son derece naif, kibar ve kontrollü davranabilir. Hatta çevresi onu çok iyi, çok mantıklı, gayet normal diye tanımlayabilir. Ama evde tablo farklıdır. Özellikle en yakınındaki kişilere karşı:
- Şüphecilik artabilir.
- Suçlayıcı konuşmalar başlayabilir.
- Ani öfke patlamaları görülebilir.
- Küfür, hakaret, küçük düşürücü sözler ortaya çıkabilir.
- Bazen saldırganlık gelişebilir.
- En acı tarafı şudur: Hasta çoğu zaman bu davranışlarının ağırlığını fark etmez.
En yakınından şüphe eder
Bu hastalıkta bazen kişi tek bir kişiden yoğun şekilde şüphelenir.
Bu kişi çoğu zaman eşi, çocuğu ya da bakımını üstlenen yakınıdır.
- Sürekli onu suçlayabilir.
- Onun niyetinden şüphe edebilir.
- Kendisini aldattığını, kandırdığını, kontrol ettiğini ya da zarar vermek istediğini düşünebilir.
Bunlar sıradan alınganlık ya da kıskançlık değildir. Beynin davranış ve muhakeme merkezleri etkilendiğinde kişi olayları sağlıklı değerlendirmekte zorlanır. Yakınları ne kadar açıklama yaparsa yapsın, hasta çoğu zaman kendi düşüncesine sıkı sıkıya bağlı kalır.
DEMANS
Hastalığın evreleri
- Erken dönemde hafıza belirgin bozulmayabilir. Asıl değişim davranıştadır. Kişi daha huzursuz, daha ilgisiz, daha düşüncesiz, daha takıntılı ya da daha öfkeli hale gelebilir.
- Orta dönemde davranış sorunları belirginleşir. Aile içi çatışmalar artar. sosyal yaşam, mali kararlar ve ilişkiler etkilenir. Hasta yanlış kararlar verebilir ama bunu kabul etmeyebilir.
- İleri dönemde dil, hareket, yutma, günlük yaşam becerileri ve genel bakım ihtiyacı artabilir. Kişi giderek bağımlı hale gelebilir.
Ailelere tavsiyeler
Eğer bir kişi yakın zamanda belirgin şekilde değiştiyse; daha öfkeli, daha duyarsız, daha kontrolsüz, daha şüpheci, daha kırıcı hale geldiyse ve bunu fark etmiyorsa mutlaka bir nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Bu tablo huysuzluk, kötü niyet ya da karakter bozukluğu diye geçiştirilmemeli. Çünkü bazen değişen kişi değil, değişen beyindir. Erken fark edilen her belirti, hastanın ve ailenin daha az yıpranması için büyük bir fırsattır.
Kişi ani kararlar alabilir
Frontotemporal demansta dürtü kontrolü bozulabilir. Bu nedenle kişi hayatı boyunca yapmayacağı kararlar alabilir. Ani boşanma isteği, uygunsuz ilişkiler, aile bağlarından kopma, yıllardır önem verdiği değerleri bir anda hiçe sayma gibi davranışlar ortaya çıkabilir.
Dışarıdan bakıldığında bu sadece tercih gibi görünür. Ama bazen altta beynin karar verme, frenleme ve sosyal değerlendirme sistemindeki bozulma vardır. Dolayısıyla aileler ‘Bu insan eskiden böyle değildi’ dediğinde, bu cümle çok ciddiye alınmalıdır.