Ekonomide durum değerlemesi yapılırken iç ve dış birçok etken göz önüne alınır. Son zamanda cereyan eden ve “butlan” adıyla siyasi tarihimize giren “CHP’nin içinden çökertilmesi” Türk ekonomisinde bugün durum tespiti yapılırken hesaba katılması gereken bir etkendir. Değerlemelerin amacı sadece durumu tespit değildir. Aynı zamanda geleceği kestirmektir. Yapılan ekonomik tahminler 1) Ne kadar uzun vadeli ve 2) Ne kadar ayrıntıysa hatalı olma ihtimali o kadar yüksektir. Bu kuralın mefhumu muhalifine göre; 1) Kısa vadeli ve 2) Takribi tahminlerde hata ihtimali düşüktür.
İŞLETME Mİ, YOKSA İSTİFLEME KÂRI MI?
Bugünü değerlendirip gelecekle ilgili öngörülerimi açıklamadan önce, özellikle iş idare edenleri uyarmak isterim. Son yıllara gelinceye kadar, hem tek başıma hem de başta Asaf Savaş Hoca olmak üzere değerli meslektaşlarla birlikte çok sayıda iktisadi sunum yaptım. Konferanslara katılanların çoğu iş hayatı içinden geliyordu. En çok hatta tek merak ettikleri şey “faizin ve dövizin” ne olacağı idi. Çünkü herkesin kafasının gerisinde doğru pozisyon alıp “spekülatif/istifçi kârı” elde etme fikri vardı. Ben de onlara bu konuda bana güvenmeyin derdim. Şimdi de aynısını söylüyorum. Benim veya diğer yorumcuların verdiği bilgiler, fırsat yakalamaya değil, olsa olsa belirsizlik ortamında riskleri yönetmeye yarar.
MÜDAHALELİ SERBEST EKONOMİ
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de iktisadi model tartışmaları “kapitalizm/özel girişimcilik” ile “sosyalizm/devletçilik” arasında geçmiştir. Bugün, Kuzey Kore ve Küba hariç hemen hemen tüm ülkeler, karışım oranları farklı olsa da “piyasa bazlı karma ekonomi” sisteminde karar kılmıştır. Pek tabii uygulamalar iktidardaki siyasi partiye göre farklılık gösterir. Bizde de durum böyledir. CHP “kendine yeterli-içe dönük- eşitlikçi gelir bölüşümü öncelikli-devlet ağırlıklı” bir karma ekonomi politikası izler. AKP ise “dışa açık-yatırım öncelikli- özel sektörcü-dış borca dayalı” bir karma ekonomiden yanadır. AKP karma ekonomiyi “Başkan, özel-kamusal ayırımı yapmaz her konuda son kararı kendisi verir” diye anlar. CHP ise “Karma ekonomide işçilerin taleplerini karşılamayan firmalar devletleştirilir” der. Butlandan önce CHP, iktidara yürüyordu. Hile-i Şeriye ile bu yürüyüş durduruldu. Bu ortamda Başkan’ın her şeyi belirlediği serbest (?) teşebbüs sistemi sürecektir.
DÖVİZ SORUNU ÇÖZÜLÜR GEÇİM SORUNU ÇÖZÜLMEZ
Enflasyonu kur çıpasıyla düşürmek için uygulanan “yüksek faiz-düşük kur” politikası yüzünden TL aşırı değerli hale geldi. İhracatta rekabetçiliğimiz azaldı. Buna rağmen “cari açık” hâlâ finanse edilebilir boyutta. Ufukta bir döviz bitti sorunu görmüyorum. Herhalde Türkiye ekonomisinde “şartların zorlamasıyla” derinden bir değişim gerçekleşiyor. Çözüm bekleyen diğer büyük sorun “başta emekliler olmak üzere dar sabit gelirlilerin geçim sıkıntısının azaltılmasıdır.” CHP “butlanlaştığına” göre AKP bu sorunu devlet “varsıldan alsın yoksula versin” yöntemiyle çözmeye kalkmayacaktır. İş dayıya düşmektedir. Yani dar gelirliler, kendi sorunlarını kendileri çözecektir. İşsizler veya genç emekliler maaşı az demeden bulduğu bir işte çalışacak, aileler semt hatta kent değiştirecek, bir haneye mutlaka birden fazla yerden/elden para girecek, gençler büyüklerle birlikte oturarak kişi başına düşen sabit yaşam giderlerini düşürecektir. Görünen insan manzaralarına göre bu değişim çoktan başlamış olabilir.
SON SÖZ: Evrilmeyen, devrilir.