Çocukken yalnız kalanları yaşlanınca bu hastalık vuruyor

Demansın kökenine dair yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, bilişsel gerilemenin temellerinin çocukluk döneminde atılabileceğini ortaya koydu. Çin, Avustralya ve ABD’den araştırmacıların yürüttüğü çalışma, çocuklukta yaşanan yalnızlığın 50 yaş ve üzerindeki bireylerde hızlanmış bilişsel gerileme ve demans riskinde ciddi bir artışla ilişkili olduğunu gösterdi.

Araştırmada kritik unsurun, sosyal çevreden bağımsız olarak çocuğun kendini yalnız hissetmesi, yani yalnızlığın öznel duygusal boyutu olduğu vurgulandı. Çarpıcı biçimde, çocukluğunda yalnız hisseden kişiler yetişkinlikte artık yalnız olmasalar bile bu risk yüksek seviyede kalmaya devam etti. Bu durum, erken dönemde yaşanan izolasyonun beynin uzun vadeli sağlığı üzerinde kalıcı bir iz bırakabileceğini gösteriyor.

Yaklaşık 1.400 yetişkinin bulunduğu örneklemde neredeyse yarısı çocukken yalnız ve yakın bir arkadaştan yoksun olduğunu belirtti. Bu kişilerin orta yaşa daha düşük hafıza ve düşünme becerileriyle başladığı ve yıllar içinde bu yetilerinin daha hızlı gerilediği tespit edildi.

Bilim insanları, 13.592 Çinli yetişkinin verilerini içeren uzun soluklu bir çalışmayı analiz etti. 2011–2018 yılları arasında yürütülen takip sürecinde, çocukluk yalnızlığı “sık sık yalnız hissetme ve yakın bir arkadaşın olmaması” şeklinde tanımlandı. Bu kategoriye giren yüzde 4,2’lik kesimin bilişsel gerileme riski en yüksek grubu oluşturduğu belirlendi.

Yedi yıl boyunca tekrar edilen bilişsel testler ve demans gelişimi takibi, çocukluk yalnızlığı ile demans arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu ortaya koydu. Hem yalnız hissedip hem de yakın bir arkadaşı olmadığını söyleyen yetişkinlerin demans geliştirme riski yüzde 41 daha yüksekti. “Kendimi sık sık yalnız hissederdim” diyenlerin riski ise yüzde 51 artarken, yalnızca “yakın bir arkadaşım yoktu” diyenlerde belirgin bir risk farkı gözlenmedi.

Araştırma, yalnızlığın çocuklukta hızla gelişen beyin için kronik bir stres kaynağı olduğunu ve stres hormonlarının hafıza merkezlerine zarar verebildiğini belirtiyor. Ayrıca, sosyal oyun ve etkileşim eksikliğinin çocukların güçlü hafıza ve düşünme ağları geliştirmesini engellediği ifade ediliyor.

Öte yandan ABD’de çocuk ve ergenlerde yalnızlık giderek artıyor. Kız çocuklarında yalnızlık oranı 5–7 yaşta yüzde 64 iken, 11–13 yaş aralığında yüzde 73’e çıkıyor. Erkek çocuklarında da 11–17 yaş grubunun yüzde 26’sı kendini yalnız hissettiğini bildiriyor. Çocukların dörtte biri tüm öğünlerini tek başına tüketiyor; açık havada oyun oynama ve takım sporlarına katılım da belirgin şekilde azalıyor.

Araştırmacılar, çocukluk dönemindeki stres, yoksulluk, ihmal, istismar veya ebeveyn bağımlılığı gibi travmaların beynin yapısını kalıcı biçimde değiştirdiğine ve kişiyi demansa daha yatkın hale getirdiğine dikkat çekiyor. 2024 yılında yapılan bir başka geniş çalışmada, çocuklukta yaşanan her ek travmatik deneyimin, yetişkinlikte günlük hafıza sorunlarında yüzde 8 artışa yol açtığı bulunmuştu.

Yeni bulgular, çocukluk yalnızlığının demans için önde gelen risk faktörlerinden biri olduğunu doğrulayan ilk çalışma olarak JAMA Network Open’da yayımlandı.